Kaç kıyameti vardır insanın?

14 Ağustos 2010 Cumartesi
Kaç kıyameti vardır insanın?

Kaç kıyameti vardır insanın?

Bir Âdem vardı ilk önce. O gün yazıldı insanoğlunun kaderi: yalnızlık. Sonra Havva geldi. Sonra aşk. İşte kaderin bir çizgisi daha işlendi insana: aşk. Havva elma yedi. Tanrı “haram” dedi. İlk günah işlendi. Bir çizgi, daha: yasak. ‘Âdem Havva, Havva Âdem oldu. Onlardan çocuklar doğdu. Çocuklar birbirini boğdu. Bir çizgi daha: acı. Ve o günden sonra hep aynı oyundu oynanan: hayat...

YUSUF ÇOPUR

Romanımız üzerine yaptığı araştırmalarla dikkati çeken edebiyat profesörü Durali Yılmaz, son eseri Donuklar’da Adem’den âhire “insan”ı anlatıyor. Hayatla ölüm arasında kalan zamana sıkışan insanın çelişkileri, duygusal labirentlerdeki gezintileri, beklentileri, hayal kırıklıkları, aşkları, kayboluşları ve arayışları... Evet, Donuklar için bir “arayış” romanıdır diyebiliriz. Modern zamanın nimetleriyle(!) her geçen gün kendinden uzaklaşan insanoğlunun donan kalbi ve bu kalbin iç çekişleri. Özünden uzak kalışın çırpınışları. İnsanın kaybettiğini bulma çilesi. Kıymet bilememenin dayanılmaz işkencesi. Kendinin, özünün kıymetini bilememek. Her geçen an bilinmezliğe sürüklenmek. Yok mudur bunun çaresi? İnsan ne zaman bulacak kendini? Ne bekliyor, kıyameti mi? Adı duyuldu mu hiç, kendini bulanın? Kaç kıyameti vardır insanın?

Uzun ince bir yol: İnsan

“Ben, yalnız asrımızın değil, insanlığın tarihini yazdığıma inanıyorum” diyor yazar ve ekliyor kitabından bir cümleyi: “İşte en karanlık çağ mağarası, diyor Ermiş. İnsan, olgunluktan ilkelliğe yürüdü yüzyıllarca. İlkellikten tekrar olgunluğu yürüyüşü, daha uzun sürdü. Ama sen bu yolculuğu çabuk bitireceksin. Onun için korkmadan ölünü, götür bu mağaraya bırak ve bana gel!..” Evet, ilkellikten olgunluğa ve sonra tekrar gelinen yola. İnsan hep yoldaydı. Yollar hep uzadı. Yol, okuru üzerinde taşıyan önemli bir imge. Yolun adı ömür. Ömür yolu. Yokluklarla, imtihanlarla, gözyaşları, umutlarla, ayrılık ve sevdalarla dolu. Bir “ömrün” öyküsü belki de Donuklar. Her insanın bir ömrü vardır nasıl olsa. Her ömrün bir insanı ya da.

Ne zaman dondu insan? Ne zaman doğduysa o zaman. Doğuşla başladı donmanın öyküsü. Doğdukça dondu. Dondukça kayboldu insan. Oysa Yaradan, insanı merhametle, şefkatle yoğurmuş, kalbine kendinden bir parça koymuştu. Ne zaman Tanrı insanı kendisiyle baş başa bıraktı, o zaman şefkatli gönüller, sevgi dolu, yürekler donuklaştı. Dünyadan ev olmazmış insana. İnsan bunu anla(ya)madı. Dünyayı kendine ev yaptı. Dünyalar kadar ev! Kat kat. Duvar duvar. Ve hazin son: huzursuzluk, mutsuzluk, tatminsizlik, bencillik. Diktiği evlerin (apartmanlar, plazalar mı deseydim) altında kaldı insanın ruhu. Yanlış yeri ev yapmıştı insan kendine. Her insanın kalbiydi evi. O kalbin sahibiydi. Donuklar, o sahibi unutanların öyküsü belki de...

Bir nefes bir umut; insanlık için

“İnsan denizi dalgalanıyor ve yaşayanların ayak sesleri kaplıyor her yanı   Görüyorum, insanlar tekrar kente dönüyorlar. Ben burada yapayalnız mı kalacağım?

O anda perdeler açılıyor: Üçler, yediler, kırklar ve bütün Hak Erenler yanımdalar Dünyayı görüyorum; bütün insanları toplamış bize sunuyor, onlara yeni bir nefes verelim diye “ Yeni bir nefes. Çözer mi donuk kalpleri? Umut. Değmez mi? İnsan(lık) için bir çare. Yeni bir nefes; ezilen ruhların yeniden üflenmesi kendinden geçmiş bedenlere. Ama sevgiyle, merhametle, şefkatle onarılmış ruhların. Özünü unutmuş kayboluşlukları yok eden bir nefes. Daha kaç nesil kurban edecek insan bu arayışa. O nefes insanı kurtaracak, gelecek nesilleri yaşatacak bir yeniden varoluş. Olur mu? Donuklar, o nefesin eksikliğinde havasız kalmış beyinlerin öyküsü belki de.

Düşünmek külfettir bizlere. Bu külfete katlanmaya çağırıyor Durali Yılmaz. Düşün ey insanoğlu. Kalbini dinle. Ruhunu dinle. Kendini dinle. Bırak her şeyi bir tarafa. Sesini dinle. Vicdanını dinle. O sana en doğruyu söyleyecektir. Düşün ey insanoğlu. Donan kalbin bedeli kaç nesildir?

Facebook Twitter



Tarih:14 Ağustos 2010 Cumartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER KİTAP HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER