




Tiyatro oyuncusu Özgür Özgülgün sahnelerden sonra şimdi de kitaplarıyla sevenlerinin karşısına çıkıyor. Efendi Çocuk Can Ersin’in Okul Maceraları adlı kitapla çocukların hayal dünyasına seslenen Özgülgün aynı zamanda okuma etkinlikleriyle de göz dolduruyor
ASLI DAĞARCIKOĞLU
Yılardır tiyatro sahneleri ve televizyon ekranlarından evlerimize konuk olan oyuncu Özgür Özgülgün şimdilerde kaleme aldığı kitaplarla çocukları eğlendiriyor. Mavi Ağaç Yayınevi’nden çıkan ve Efendi Çocuk Can Ersin’in Okul Maceraları adlı kitapla Özgülgün çocukları hem güldürüyor hem de hayal dünyalarını genişletiyor. Kitaplarının yanı sıra 2010 Beyoğlu Çocuk buluşmaları kapsamında Turabibaba Kütüphanesi’nde Kırmızı Sedir Söyleşileri gerçekleştiren Özgülgün iki haftada bir edebiyat, sinema, tiyatro ve spor dünyasından çocukların sevdiği isimleri konuk ediyor, çocuklar sevdikleri ünlülerle kitap okuyor, söyleşi yapıyor. “Özgür Abi ile Kitaplarda Yolculuk” etkinliğini de gerçekleştiren Özgülgün çocuklarla birlikte tarihin tozlu sayfalarını aralıyor ve Piri Reis, Mehmet Akif Ersoy, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Evliya Çelebi, Barbaros Hayrettin Paşa, Yunus Emre ve Hz. Mevlana gibi pek çok isim ışığında keyifli bir yolculuğa çıkıyor. 2010 yılını çocuklara ayırdığını söyleyen Özgülgün ile çocuk kitapları ve okuma etkinlikleri üzerine konuştuk.
• Pek çok kişi sizi tiyatro sahnelerinden ve ekranlardan tanıyor. Çocuk kitapları yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Açıkçası 2010 yılını kendi sanat yaşantımda çocuklara ayırdım ve bu yıl çocuklarla beraberim. Oğlum Can Ersin ile birlikte çocukların dünyasını keşfettim ve çocukların saflığı, temizliği beni çok etkiledi. Onların dünyasına girmemdeki en büyük etken oğlumdur. İlk kitabım Sakıncası Yoksa Hepinizi Çok Seviyorum, ikinci kitabım Efendi Çocuk Can Ersin’in Okul Maceraları ve bu ay Efendi Çocuk Can Ersin Sahnede adlı yeni kitabım çıkacak.
• Çocuklar için kitap yazarken nelerden besleniyorsunuz?
Yazdıklarımı önce sahne üzerine taşıyorum. Çok beğenildiğini görünce kitap haline dönüştürüyorum. Yani sahnede sağlamasını yapıp sonra yazılı esere dönüştürüyorum. Beslendiğim kaynaklar ise kitaplar. Çok kitap okuyorum ve okumak benim en büyük keyfim. Mesela Efendi Çocuk Can Ersin’in Okul Maceraları’nda tamamen Nasreddin Hoca’nın fıkralarından yola çıkarak hazırladım. İyi ki Nasreddin Hocamız varmış ve iyi ki ondan faydalanmışım.
Çocukların dünyasını keşfettim
• Sizce çocuklara kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için neler yapılmalı?
Okuma alışkanlığı önce ailede kazandırılır. Sonra da hayatta devam ettirilir. Okumak ihtiyaçtır, boş zaman eğlencesi değildir. Ben zaman zaman sahnede drama sanatı ile anlatıp süslüyorum ve görkemli hale sokup gösteriyorum. Ama bence asıl olan okumaktır, okumaya alışmaktır. Yetişkinlere sesleniyorum; ne olur çocuklarımızı tost ile besleyip test ile büyütmeyelim. Hayallerine ortak olmaya çalışıp biraz da onların dünyasına girelim.
• Beyoğlu Belediyesi Turabibaba Kütüphanesi’nde çocuklarla birlikte tarihin tozlu sahnelerini aralıyorsunuz. Bu etkinlik sayesinde çocuklardan nasıl bir deneyim kazanıyorsunuz?
Çocuklara serüven tadında masalsı anlatımlar yapıyor, bildiklerimi paylaşıyorum. Etkinliğe Ocak ayında başladık ve ilgi beni çok mutlu ediyor. Yaşayan kahramanlarımızı anlatmam benim tercihim ve doğru yolda olduğumu biliyorum. Çocukların dünyası çok keyifli ve bir kere girerseniz bir daha çıkmak istemiyorsunuz. Bence en büyük zenginlik hayal dünyasının içinde yaşamak ve ben bu dünyayı çoktan keşfetmiş durumdayım.
Çok okuyan bir çocuktum
• Sizin de bir oğlunuz var. Kitaplarınız için nasıl tepkiler veriyor? Neler söylüyor?
En büyük eleştirmenim oğlum Can’dır. O ne derse o olur. Kısacası Can hayattır, gerisi teferruattır benim için.
• Siz nasıl bir çocukluk geçirdiniz, kitaplarla haşır neşir miydiniz?
Memur bir ailenin çok okuyan bir çocuğuydum. Hala da öyleyim açıkçası. Her zaman hayallerim vardı ve beni mutlu edecek her şey bu hayallerimin bana lütfu diye düşündüm.