Bir lokma, bir hırka ve roman

8 Ağustos 2009 Cumartesi
Bir lokma, bir hırka ve roman
İnsanın karnı tok, sırtı pek, birkaç da can yoldaşı olduğunda can sıkıntısına ve merakına çare arar ve insanlığının peşinde koşar. Kitaplarla ilk tanışmamız böyle olmaz mı?

Romanlardan bilimsel gerçekleri, ahlaki doğruları öğrenemeyiz. Bunun için başka “klasikler”e başvurmamız gerekir. Ama fakirliğin insanı ne hale getirdiği, paranın sahip olanı hangi yollara sokup yoldan çıkarttığı, aşkın verdiği acı, sıkıntı ve ama mutluluk, evlat sevgisi, baba düşmanlığı gibi, gerçek hayatta karşınıza çıkması muhtemel olan ama ömrünüz boyunca başınıza gelmeme ihtimali de bulunan pek çok duruma romanlarla hazırlık yaparsınız.

Tarih savaşların, ihtilallerin, afetlerin sebeplerini ve insanlık için yarattığı sonuçları yazar. Ama bunların yüzünden ve bunlar sayesinde insanların başına gelenleri, hayatlarında neler değiştiğini romanlardan öğrenebilirsiniz.

Klasik romanlar, tarihin farklı aşamalarıyla ve dünyanın farklı coğrafyalarıyla bağımızı kurar. Sizin bugün, Tokat’ta bir bağevinde okuduğunuz Babalar ve Oğulları’nı geçen yüzyılda, Sofya’da bir üniversite öğrencisinin de okuduğunu, sizin İstanbul’da kaderine ağladığınız Madam Bovary’nin 1960’larda Buenos Aires’te bir genç kıza da gözyaşı döktürdüğünü, size Diyarbakır’da yol gösteren Hayyam’ın New York’ta bir matematik profesörünü de etkilediğini bilmek bizi mutluluğu ve acıları bir olan insanlığın parçası kılar. O yüzden bırakın, Küçük Prens elinizi bırakırken Moby Dick tutsun, Kumarbaz’la masaya oturun, Klasikler hayatınıza hep eşlik etsin.

EDİTÖRDEN, AYŞE DÜZKAN

Facebook Twitter



Tarih:8 Ağustos 2009 Cumartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER KİTAP HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER