ANASAYFA - STARGAZETE.COM

ABD’nin de AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var - GÜNCEL

ABD’nin de AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var  

9 Temmuz 2008 Çarşamba, 02:51 GÜNCEL

ABD’nin de AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var

Prof. Dr. Mahir Kaynak ve Ömer Lütfi Mete yeni çalışmaları Erdoğan Operasyonu’nda dönemi anlamak için anlamlı olabilecek veriler sunuyor


  • AYŞE DÜZKAN

    Yaşadığımız karmaşık dönemi yorumlayacak kimi verilere ulaşmak için gazetemiz yazarı Prof. Dr. Mahir Kaynak ve Ömer Lütfi Mete’ye kulak vermeli. Erdoğan Operasyonu için bu iki adla Orhan Çelebi ve Emine Dolmacı konuştu. Zaman gazatesi yazarı Dolmacı sorularımıza cevap verdi.

    l Küreselleşmenin Türkiye’ye nasıl bir ekonomik etkisi oldu?

    Küreselleşme kavramını ele aldığımızda öncelikle iletişim ve ulaşımın kolaylaşmasından bahsediyoruz. Bunun, bireysel olarak bizim hayatımıza etkisi olduğu kadar, devletlerin güçlerine, savunma sanayine ve ekonomiye de etkileri oldu. Türkiye ekonomisi, 80’li yıllardan sonra bunun bir sonucu olarak dışa açıldığında, pek çok şeyi ilk kez gördü ve birçok şeyle ilk kez tanıştı. Ancak, bu dışa açılma yabancı sermayenin de girişi anlamındaydı. İşte o yıllardan sonra, kapalı olmayan tüm ekonomiler gibi Türkiye ekonomisi de, özellikle kriz ve çalkantı dönemlerinde hep etkiye açık oldu.

    l Avrupa ve Asya her zamankinden fazla ABD ve Avrupa’nın egemenlik savaşına sahne oluyor. Bunun Türkiye açısından sonuçları nedir?

    Dünya üzerindeki güç çatışması olarak baktığımızda bugün, iktidarı elinde bulundurmaya çalışan iki güç var: AB ve ABD. Diğer güçler ise bunların yanında ya da yakınlarında duruyor. Çatışma da her ikisinin çıkarları ve gelecek tasavvurları üzerinden şekilleniyor. ABD, Ortadoğu petrollerine hakim olabilmek için bölgede bir müttefike ihtiyaç duyuyor. AB de aynı bölgeyi kolluyor. Burada her ikisi de Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor.

    l ABD, Irak’ta komşumuz oldu. Bu süreçte Türkiye’de bir ‘teskere krizi’ yaşandı. Bunun sonuçları nelerdir sizce?

    Bu Türkiye’nin lehine olan bir durumdur ve uzun yıllardır, ‘İşte ben buradayım ve kararım budur’ diye gösteremediği tavrı sergilemesidir. 1 Mart tezkeresinin sonucu içerde, komşuluk, kültürel, tarihsel ve dini bağlarla bağlı olduğumuz bir ülkenin işgalinde payımız olmamasının rahatlığıdır. Dışarıda ise, bu ABD bile olsa, ‘Sizin her planınızın her zaman yanında değiliz’ mesajıdır. Elbette, psikolojik ve diplomatik üstünlük her zaman yeterli olmaz. Bunun negatif etkilerini de mutlaka yaşıyoruz, yaşayacağız.


    Başkası başörtüsünü gündeme almayabilirdi


    l Ak Parti kapatılma davası ve Ergenekon davası bir mücadelenin hukuki planda yürütülmesi gibi görünüyor. Bu süreci nasıl değerlendirirsiniz?

    Ben kesinlikle bunun böyle olduğuna inanıyorum. Türkiye, AK Parti iktidarından sonra özellikle son 4 yıldır ciddi bir süreç yaşıyor. Önce Ayışığı ve Sarıkız operasyonları deşifre oldu. Arkasından Ergenekon yapılanması ortaya çıktı. Bu arada Türkiye, pek çok karanlık eyleme, cinayete de sahne oldu. Bunlar hep aynı amaca dönük eylemlerdi. Şimdi, sonuç olarak AK Parti’ye açılan kapatma davasıyla karşı karşıyayız. Bugün gelinen noktada, son çare olarak AK Parti’yi iktidardan düşürmenin artık hukuk yoluyla yapıldığını herkes biliyor ve seslendiriyor.

    l Tayyip Erdoğan’ın kişiliği ve görüşleri bu dönemde nasıl bir belirleyiciliğe sahip?

    Tayyip Erdoğan’ın AK Parti için ciddi bir belirleyiciliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Erdoğan’ın, İslami bir geçmişe sahip olan, aynı zamanda demokrat ama rest çekmeyi de bilen kişiliği parti politikalarında belirleyici ve etkili oldu. Somut örnek verecek olursak, onun yerinde başka bir isim başbakan olsaydı başörtüsü konusu gündeme alınmayabilirdi. Çalışmamızda ‘küresel sermaye’ ismini verdiğimiz para sahipleri veya diğer taraftan ulus devlet kanadının temsilcisi ABD, kendi politikalarını gerçekleştirme adına nüfuz edemedikleri için Erdoğan’ı gözden çıkarıyorlar.



    Sınırsız Bir Roman: Ah Vre Sevda!


  • CENK GÜNDOĞDU

    EdebİyatImIzda sınırsızlığı türlerarası uzmanlaşma kadar türlerin birbirine girmesi ve sınıflandırmaların ortadan kalkmasıyla yaşıyoruz. Yepyeni bir şey söyleyerek, yerleşik yargılar ve anlayışları yok sayarak, denenmemişi deneyerek, söylenmemişi söyleyerek sınırları yıkmak ya da yok saymak mümkün.

    Osman Necmi Gürmen, bu anlamda sınırları ilk olarak 1978’de Kılıç Uykuda Vurulur!’la kaldırmış ve 1978’de, ‘Kıbrıs Çıkarması’nın hemen sonrasında her iki tarafta da milliyetçiliğin coşturulduğu dönemde barışı ve kardeşliği hatırlatmıştır. Roman, Kıbrıs’ta dosttan öte iki kardeş gibi bir arada yaşayan iki halkın, ‘yaralı kılıç balığı’ simgesiyle Kıbrıs’ın öyküsünü anlatmaktadır.

    Kitabın uzun bir zaman sonra gözden geçirilmiş ve genişletilmiş hali Ah Vre Sevda! adıyla okura sunuldu. Sıradan hayatların ve insanların ilişkileri üzerinden sade bir dille barışı ve kardeşliği işleyerek bir arada yaşamanın mümkünlüğüne bizleri çağırıyor roman. Her anlamda ‘öteki’ olanın görmezden gelindiği bir vakitte, yanı başımızda yaşayan ve bugüne dek düşman gibi tanıtılan kardeşlerimizle her türlü sınır(lar)ı ortadan kaldırarak barış içinde bir arada yaşamanın güzelliğini Türk çobanı Kani ve Yunan balıkçısı Yanni’nin dostluklarında bir kez daha görüyoruz.

    Türk çobanı Kani’nin tilkinin parçaladığı pilicinin yasını tutmasıyla başlayan romanda, Yunanlı balıkçı Yanni, pilicin çamurdan heykelini yaparak, dostunun acısını azaltmaya çalışır. Düşmanlığın iki dosttan değil, dışarıdan geldiğini gündelik yaşamdaki küçük fenalıkları sembolize ederek anlatır, yazar. Tıpkı başlangıçta bir av olarak görülen, sonra Yanni ve Kani’nin, bir koyda yaralı bir biçimde, ölmeye yatmış gördüklerinde içlerinin yanmasına neden olan kılıçbalığıyla simgelenen Kıbrıs gibi...

    Gürman’in kitaplarını yayımlayan Kanat Yayınları daha öncede yazarın, Ráná ve Mühtedi adlı iki romanını yayımladı. İlk romanını 1976’da Fransızca kaleme alan yazar, kitaplarını iki dilde yazan ender isimlerden. Okuyan herkesi adaya davet edecek bu roman, yazın fırsatı gibi sizi bekliyor.


    Bunun için öldürüldü


    HIrant Dink’in tek kitabı İki Yakın Halk İki Uzak Komşu Uluslararası Hırant Dink Vakfı tarafından yayımlandı. Dink bu kitapta, Ermenistan ve Türkiye ilişkileri hakkında sağlığında büyük tartışma yaratan, çarpıtılan görüşlerini anlatıyor. TESEV Dış Politika Programı çerçevesinde, program direktörü Mensur Akgün’ün talebi üzerine yazılan kitap daha sonra projenin gerektirdiği serinkanlılıktan uzaklaştığı için basılmadan önce Dink’ten belirli düzeltmeler yapması istenmiş. Böyle bir sonucu bekleyen Dink, ‘Madem yazıyorum, bari aklımdakini yazayım dedim...’ diye düşünmüş ve bu konuda bir karara varmadan aramızdan ayrılmıştır.

    Yayınlanan kitap, Dink elinden çıkan, onun Türkiye ve Ermenistan konusundaki görüşlerini birebir yansıtan metin. Muarızları da dahil kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir çalışma.


    EN ÇOK SATANLAR


    TÜRKİYE


    (EDEBİYAT)

    1. Kadından Kentler / Murathan Mungan

    2. Olasılıksızlık / Adam Fawer

    3. Bin Muhteşem Güneş / Khaled Hosseini

    4. Empati / Adam Fawer

    5. Hayat Gerçeğe Perde / Cem Mumcu

    6. Haraç/Füruzan

    7. Sahilde / Ian McEwan

    8. Boleyn Kızı / Philippa Gregory

    9. Bitmeyecek Öykü / Michael ende

    10. Uçurtma Avcısı / Khaled Hosseini

    (EBEBİYAT DIŞI)

    1.
    Kalbinle Düşün Aklınla Hisset / Yankı Yazgan

    2. Ağrı'nın Derinliği / Ece Temelkuran

    3. Diriliş - Çanakkale 1915 / Turgut Özakman

    4. Oyun Değil Gerçek / Ceren Karaçayır

    5. Hepimizin Kökeni Afrika / Steve Olson

    6. Kod Adı 68 / Hulki Cevizoğlu

    7. Yüz Yogası / Annelise Hagen

    8. Bugünü Yaşama Arzusu / Irwin D. Yalom

    9. Türbülans Çağı / Alan Greenspan

    10. Yaşasın Yemek Çağı / Osman Müftüoğlu

    Pandora Kitabevi, antoloji.com, imge.com.tr ve ideefixe.com’dan derlenmiştir.


    ABD


    1. Big Russ and Me: Father and Son / Tim Russert

    2. Wisdom of Our Fathers / Tim Russert

    3. Breaking Dawn / Stephenie Meyer

    4. When You Are Engulfed in Flames / David Sedaris

    5.
    Fearless Fourteen / Janet Evanovich

    5. A New Earth: Awakening to Your Life's Purpose / Eckhart Tolle

    7. The Shack / William P. Young

    8. The Last Lecture / Randy Pausch

    9. Twilight / Stephenie Meyer

    10. What Happened / Scott McClellan

    amazon.com’dan derlenmiştir.


    İNGİLTERE


    1. A History of Modern Britain / Andrew Marr

    2. The Book Thief / Markus Zusak

    3. Devil May Care (James Bond) / Sebastian Faulks

    4. Westlife - Our Story / Westlife

    5. The Outcast / Sadie Jones

    6. The Forgotten Garden / Kate Morton

    7. A Quiet Belief in Angels / R.J. Ellory

    8. Gordon Ramsay's Healthy Appetite / Gordon Ramsay

    8. No Time For Goodbye / Linwood Barclay

    10. The Kite Runner / Khaled Hosseini

    amazon.co.uk’den derlenmiştir.



    YENİ ÇIKANLAR


    İşsizlik başa bela

    Ekonomİk kriz, işsizlik derken Türkiye’nin gündemini meşgul eden istatistikler çoğumuzun hayatına bunalım olarak yansıyor. Türkiye’de iş piyasasına her yıl ortalama 400 bin yeni üniversite mezunu giriyor ve bunların yüzde 60’ı mezun olduğu yıl işe başlayamıyor. Bu ortamda iİnsan kaynakları alanındaki 20 yıllık iş deneyimi olan Yücel Atış’ın önerileri, hem iş arayan hem işveren hem de beyin avcısı yönleriyle sıkıntıları ve üstesinden gelme yöntemlerini paylaşıyor. Atış, üniversite son sınıf öğrencileri ve yeni mezunlara hitap eden bu kitabında iş bulmalarına yön verecek bilgileri örnekler ve piyasadan edindiği bilgiler ile aktarıyor.


    Genç bir öykücü

    TÜrk edebiyatının genç öykücülerinden İdil Önemli, Gel Kollarımda Unut adlı yeni kitabıyla hak ettiği ilgiyi görmeyi sürdürüyor. İncelikle kurduğu öykülerinde, kurgu kadar dile de hákimiyetiyle dikkat çeken yazar, öykü severlerin bir solukta okudukları ama uzun süre unutmadıkları yazarlar arasında kendine yer açıyor. Genç yaşına rağmen birçok öykü kitabı bulunan Önemli, Türk öykücülüğüyle ilgili birçok antolojide öyküleriyle yer almayı da başarmış bir isim. Öykü sevenlerin kesin-likle kayıtsız kalmaması gereken bir kitap.


    Bir Japon masalı

    YETENEKLİ bir kadın, aşkıyla tutuşmakta olan adamla evlenmek uğruna kariyerini feda eder. Bu adam, 2 bin 600 yıllık köklü bir imparatorluğun veliaht prensidir. Prenses Masako, her şeyden önce bazı şeylerin yanlış gittiği gerçek bir aşkın öyküsü. Sonunda her iki tarafın da zarar göreceğini bile bile, bu sondan kaçamadığı Doğulu bir Charles ve Diana hikayesi. Bu peri masalı, Masako Ovada tarihi Japon imparatorluk sarayındaki yaşama uyum sağlayamayınca bir trajedi halini alır. Masako’nun üzerindeki, Veliaht Prens Naruhito’ya bir oğlan çocuk verememenin baskısı giderek depresyona dönüşür... Doğunun bu gizemli öyküsü büyüleyecek.


    Orta Anadolu’yu gezmek

    TARİHSEL kalıntılara meraklı, bunların bulunduğu yöreleri gezmeyi seven okurlar için özetlenmiş, yol gösterici bilgiler içeren ve görsellikle zenginleştirilmiş bir dizinin ilk kitabı Karia’ydı. Dizinin son kitabı ise yine aynı yazarın, Prof. Dr. Bilge Umar’ın kaleminden çıkan Phrygia... Eserde Phrygia bölgesi şöyle tarif ediliyor: Ankara’nın güneybatı bölümü; Eskişehir, Kütahya, Afyon’un tümü; Denizli’nin kuzey yarısı ve Acıpayam dolaylarıyla Burdur ili Gölhisar ilçesi yöresi; Konya ilinin kuzey parçası... Tarih ve coğrafya meraklılarının kayıtsız kalamayacakları bir çalışma.
  • Tarih: 9 Temmuz 2008 Çarşamba, 02:51

    İŞLEMLER  

    Yorumla

    • Adınız ve Soyadınız
    • Eposta Adresiniz
    • Yorumunuz

    Gönder

    Şikayet Formu

    • Bu yorumun hakaret, iftira veya herhangi bir başka suç içerdiğini düşünüyorsanız site yöneticisini uyarmak için şikayetinizi yazın.
    • Adınız ve Soyadınız
    • Eposta Adresiniz
    • Şikayetiniz

    Gönder

    Arkadaşına Gönder

    • Adınız ve Soyadınız
    • Eposta Adresiniz
    • Gönderilecek Eposta
    • Yorumunuz

    Gönder

    Yorumlar

    ÖNE ÇIKANLAR

    MENÜ

    REKLAM

    seriilan

    SON DAKİKA

    SİTEDE ARA