Başlıktaki soru bu aralar uluslararası piyasalarda sık sık soruluyor. Çünkü bir çözüm üretmeye başlamadan önce bu sorunun yanıtlanması gerek.
Bu soru karşısında kimi ‘Bankacılık krizi diyor’, diğerleri ise ‘bu, bir-iki bankanın likidite krizi’ diyor.
Adını koyamadığınız bir sorun ile karşı karşıya olmanın verdiği duygu iyi şey değil...
* * *
Kuşkusuz son bir yıldır yaşananlara bir bankacılık krizi de diyebilirsiniz... likidite krize de diyebilirsiniz.
Bankacılık krizinden kasıt, bankaların yeteri kadar sermayeleri olmadan başlarından büyük riskli işlere kalkışmış olmaları ve şimdi de işin içinden çıkamamaları. Yani... Sermaye arayışı içine girmeleri.
Bu konuyla ilgili çok haber gördük...
Likidite krizinden kasıt, bankaların ellerindeki kağıtları nakite çevirmede karşılaştıkları zorluklar ve yükümlülüklerini yerine getirememeleri tehlikesi.
Dikkat ederseniz bu konu ile ilgili haberler nispeten arka planda kaldı. Likidite krizlerini daha önceki örneklerinden gayet iyi bilen Merkez Bankaları bu krizin başında hemen tavır koydular ve bankaların ellerinde tuttukları ve kimsenin doğru dürüst bir fiyata almak istemediği kağıtları satın alacaklarını ve bunun karşılığı olan likiditeyi bankalara vereceklerini bankacılık sistemine duyurdular.
Demek ki bu bir
likidite krizi olabilecekken aslında Merkez Bankalarının zamanında yaptıkları açıklamalarla önü büyük çapta alındı. Zaten bu nedenle de son bir ayda tanık olduğumuz hareketler birçok uzmanı şaşırttı. Çünkü alınmış olan tedbirler yeterli idi ve büyük bir felaketle sonuçlanmayacakmış gibi bir izlenim bırakıyordu...
Nitekim biz bile...
‘Belki de büyük bir etkisi olmadan kriz atlatılır’
...diye düşünmeye başlamıştık.
* * *
Ama son bir haftadır tanık olduğumuz hareketler bizim de, başka uzmanların da tahmin ettiğinden çok daha sert oldu.
Çok büyük yatırım bankaları havlu attı. Hatta denebilir ki
yatırım bankacılığı adını verdiğimiz sektör bundan sonra piyasada kendisine ekmek olmadığı kanatine vardı. Yapısal olarak değişme kararı aldı.
Diğer bir deyimle bu kriz, bir kendisini sorgulama, bir güven krizi olarak ortaya çıktı
Bankaların birbirleri ile iş yapmalarını engelleyen bir güven krizi.
l A bankasının elinde nakit var....Ama sipariş yok.
B bankasının elinde sipariş var ama nakit yok.
O zaman hem... A bankası, hem de B bankası iş yapamıyor.
Piyasa sürekli kilitleniyor. Grafikteki eğri de bunu çok iyi gösteriyor. Karşı taraftan istenen güvensizlik primi. İşin esası orada. Son kargaşayı gayet güzel açıklıyor.