Bizim bu köşenin okurlarına sözünü dahi etmiş değilim. Çünkü olaya daha çok akademisyenler ve piyasa profesyonelleri açısından bakıyordum.
Ama benim finans teorisine teorik yaklaşım tarzım son 6-7 ay içinde iyice değişti. Eskiden piyasalardaki hareketlere Black-Scholes teorisi araçları ile yaklaşırdım. Ancak son zamanlarda bu kendiliğinden değişmeye başladı.
Ve son haftalarda da eski yaklaşımdan çok değişik bir hale geldi.
Şimdi dikkat edin...
Finans teorisinin sonuçları değişti demek istemiyorum.
Değişen benim buna bakışım. Daha da doğrusu benim bunları başkalarına anlatma yöntemim.
İki gün önceye kadar burada büyük bir değişiklik olduğunu kendim dahi fark etmiş değildim.
Bugün bu deşikliğin nedenini sonunda fark ettim.
* * *
Eski teori....
Eski teori dediğime bakmayın aslında dünyanın her yerinde ‘modern finans’ diye okunuyor.
Klasik Black-Scholes yaklaşımı.
Ana varsayımların hepsi teknik.... Ama açıklaması fazla zor da değil.
Fiyatlar bir anda sıçramaz....
Volatilite dediğiniz nesne sabittir.
Fiyatlar spekülatörlerin davranışları sonucunda oluşur. Ve bu fiyatların modelleri (yani formülleri) de vardır.
* * *
Bu genelde doğru yaklaşım konusunda son zamanlarda biraz rahatsızlık duymaya başlamıştım.
Ve son zamanlarda da dersleri yukarıdaki varsayımları kullanarak değil, çok daha yeni ve çok daha teknik bir kavram olan Tanaka formülünü kullanarak vermeye başlamıştım. Eskiden bu gibi durumlarda İto formülü kullanılırdı. Ve ben de sürekli bunu izlerdim.
Birden rahatsız olduğumu hatırlıyorum....
Ve dersler de kendiliğinden zamanla Tanaka formülüne kaydı
* * *
İnanmayacaksınız ama bu içgüdüsel kayışın nedenini daha iki gün önce kavradım.
Bir öğrenci geldi ve gayet saf sordu....
‘Neden bu yeni yaklaşımı kullanıyorsun. Oysa sen kendi kitabında dahi eski yaklaşımın doğruluğunu ispatlamıştın.
Bu değişikliğin nedeni ne?’
* * *
Genç öğrencinin sorusu beni gafil avladı.
Bu soruyu hiçbir zaman kendi kendime sormamıştım. Sadece yeni yaklaşım daha çekici gelmişti. Ama nedenini bilmiyordum
Bizim meslek böyledir.
Birden birisi bir soru sorar ve aklınıza dahi gelmeyen soru sizi düşündürmeye başlar.
Ve yeteri kadar düşünürseniz.... Sonunda yanıtı da ulusunuz.
* * *
Yanıtı belki bizim bazı okurlar da fark etmiştir.
Volatilite denen nesneye eskiden sabit diye bakardık. Artabilir veya azalabilirdi. Ama volatiliteyi sabit diye düşünmenin bir zararı da yoktu.
Oysa....
Günümüz dünyasının özelliği bu dünyada sadece volatilite olması değil.
Özellik volatilitenin değişken olmasında.
Şu petrole bakın.... Volatilite yüksek diyoruz. Hemen düşüyor. Düşük diyoruz hemen yükseliyor.
Aynı şey faizler için.....
Kurlar için de geçerli.
İşte böyle bir ortamda da piyasadaki belirsizliğe bir şey daha katılmış oluyor.
Belirsizliğin kendisi konusundaki belirsizlik.
Ve eski yaklaşım birden geçersiz oluyor.
* * *
Fiyatların geleceğini tahmin etmek gerekirse.. Artık hem bunu yapmak... Ama aynı zamanda da belirsizliğin nasıl değişeceğini tahmin etmek gerekiyor.
Yepyeni bir boyut....
Finansta ‘her şey’ değişecek galiba...
Tarih: 25 Haziran 2008 Çarşamba, 00:00