ANASAYFA - STARGAZETE.COM

Kürtçe tehlikesi! - GAZETE YAZARLARI

Kürtçe tehlikesi!  


  
DTP'nin grup toplantısında Ahmet Türk'ün birkaç kelime Kürtçe konuşması, malum, Meclis TV'nin bu esnada yayınını kesmesine yol açtı. Ardından hem iktidar partisinin hem de muhalefet partilerinin eleştirileri geldi, Türk'ün yaptığının bir "şov" olduğu söylendi. Meclis Başkanlığı da yaptığı açıklamada bu konuşmanın TBMM TV'de yayınlanması "yasadışı" olacağı için yayının kesildiğini, ancak yine de bunun cezayı gerektirmediğini belirtti.

Bu olup-bitenlerdeki tuhaflığa gelmeden önce bir noktaya dikkat çekmek isterim. Bu tepkilere rağmen, Türkiye yıllar önce yaşanana benzer bir resmi dehşet ortamına sürüklenmedi. Polisin adeta Meclis'i bastığı ve HEP'lileri yaka-paça dışarı attığı o cinnet anını iyi hatırlıyorum. Şimdiki tepkinin nispeten yumuşak olmasında, o zamandan buyana toplumca içine girmiş olduğumuz reform havasının yanında, yakınlarda devlet televizyonunun Kürtçe bir kanalı da yayına sokmuş olmasının etkili olduğu açıktır.

Tuhaflık işte burada: Devlet televizyonunda Kürtçe yayın başlatılmasının merasimle kutlandığı bir ortamda, esas olarak Kürt taleplerini temsil etmek iddiasındaki bir siyasi partinin kendi grup toplantısında birkaç kelime Kürtçe konuşulmasına karşı çıkılıyor! Dahası, aynı Türkiye Cumhuriyeti'nin bir televizyonunun (TRT) Kürtçe yayın yapmasında hukuki bir sorun görülmezken, onun başka bir televizyonunda (TBMM TV) Kürtçe'nin "başını göstermesi" yasadışı sayılıyor!

Meseleyi "devlet" düzeyinden "siyaset"e çektiğimizde başka bir tuhaflık daha görüyoruz: İktidar partisi çoğunluğu bir yandan Kürtçe TV kanalını açmakla övünürken, öbür yandan DTP parti grubunda Kürtçe konuşulmasını eleştiriyor ve bu nedenle TBMM TV'yi susturuyor.

Gelelim meselenin hukuki yanına. İşin aslı şu ki, Ahmet Türk'ün çıkışının iddia edildiği gibi "yasadışı" olduğunun açık dayanaklarını ne Anayasa'da ne TBMM İçtüzüğü'nde ne de Siyasi Partiler Kanunu'nda bulabiliyoruz. Nitekim:

1. Anayasal olarak Devletin "resmi dil"inin Türkçe olması (m. 3) siyasi partilerin gerektiğinde kendilerini bu dilden başka bir dille ifade etmelerine engel oluşturmaz. Çünkü, Türkçe'den başka bir dille "ifade" yasağının genel olarak kalkmış olması bir yana, siyasi partiler devlet organı değildirler. Başka bir anlatımla, siyasi partiler devleti değil toplumu, toplumun farklı kesimlerini, temsil ederler.

2. Ne TBMM İçtüzüğü'nde ne de Siyasi Partiler Kanunu'nda parti gruplarındaki "konuşma dili"ne ilişkin bir düzenleme vardır. Dolayısıyla, bu konuda partiler için serbestlik esastır. Kaldı ki, grup konuşmaları partililere hitap ettiğinden, kendi aralarındaki iletişimin kolaylığı açısından, partililer kendi anadillerinde konuşmaya ihtiyaç duyabilirler.

3. Grup toplantısında birkaç kelime Kürtçe konuşmanın, SPK'nın parti yasaklarıyla ilgili 78/a maddesindeki "Anayasa'nın... (devletin) diline... dair hükümlerini... değiştirmek" amacı güttüğü veya "bu amaca yönelik faaliyette bulunma" niteliğinde olduğu savunulamaz. Öte yandan, aynı Kanun'un 81. maddesinin c bendinde geçen "kapalı salon toplantıları" ibaresi de Meclis dışında yapılan propaganda toplantılarıyla ilgili olup, grup toplantılarını kapsamaz.

Yürürlükteki mevzuattan "özgürlük karinesi"ni esas alan bir hukuki muhakeme ile ulaşılabilecek bu sonuçlara rağmen, mevcut Siyasi Partiler Kanunu'nun neredeyse silahlı kuvvetlerin İç Hizmet Kanunu'nu andıran disiplinci-otoriter özelliğinin benzer bir zihniyete sahip olanların elinde siyasi partilere karşı son derece baskıcı bir araç olarak kullanılmaya elverişli olduğunun elbette farkındayım. Şimdiye kadar zaten böyle oldu.

Ahmet Türk'ün bu çıkışının yerel seçimler öncesinde iktidar partisinin "Kürtçe TV" hamlesi konusunda Kürt seçmenin kafasını karıştırmak ve bunun Kürtler arasındaki olumlu etkisini kırmak amacı gütmüş olması ihtimalini elbette gözden kaçırmıyorum. Ama öyle de olsa, bu önümüzde duran meselenin önemini değiştirmez.


Paylaş



Tarih: 26 Şubat 2009 Perşembe, 00:25

Yazarın Son 10 Yazısı  

Yazarın Son 10 Yazısı

• Hükümet mi devlet mi? 28 Ağustos 2010 Cumartesi
• Kürt sorununda çözüm umudu 21 Ağustos 2010 Cumartesi
• Darbecileri nasıl yargılamalı? 14 Ağustos 2010 Cumartesi
• Siz ne krizinden bahsediyorsunuz? 7 Ağustos 2010 Cumartesi
• Alarm 31 Temmuz 2010 Cumartesi
• Bu çıkmazdan nasıl kurtulunur? 26 Haziran 2010 Cumartesi


İŞLEMLER  

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

ÖNE ÇIKANLAR

HABERLER  

LİSTELER

ÇOK OKUNANLAR

yazı dizisi: Anayasa Paketi

MENÜ

REKLAM

['http://91.93.103.35/reklam/Ulke_468x60.swf','468','60']
['http://91.93.103.35/reklam/ajanda.swf','220','90']

SİTEDE ARA