“Yetti gari” deriz biz!
Kabak dolması, kabak böreği, kabak kızartma, kabak “au gratin”, kabak tatlısı...
“Yahu yine mi kabak, arkadaş başka yemek yok mu” dediğinizde “Ama bu organik kabak” cevabını alıyorsunuz.
Yeni tatlar gerek!
Heyhat gündem pek değişeceğe benzemiyor.
İyisi mi biraz değişik sos kullanalım, hayata farklı pencerelerden bakan gazete yöneticilerinin gömleklerinin aynı olduğundan dem vuralım dedim. Konu “sur mesure” giyim olunca da -tarih cilve yaptı- araya girdi...
Altan Öymen’in “Öfkeli Yıllar” kitabında, kırkıncı sayfada anlattıklarından yola çıkıyoruz:
“Menderes’in bir terzisi vardı: Kemal Milaslı... İşyeri Ulus’taydı. Ünlüydü. İthal malı kumaşları ve dikişi pahalıydı. Ünü ve fiyatları Menderes’in başbakan oluşundan sonra daha da artmıştı (...)
O zamanlar giyimde konfeksiyon diye bir şey gelişmemişti. Herkesin kendi bütçesine göre “terzi”si ve “gömlekçi”si vardı. Menderes’in -Milaslı’nın katkısıyla- oluşan giyim biçimi, kendine özgüydü ama, bazı iktidar politikacılarını etkilemişti. Onlar da terzilerinden Menderes’inkine benzer elbiseler isteyince, “Menderes modası” denilebilecek bir dikiş biçimi ortaya çıkmıştı.
(...) Bu giyimin örneklerine, sadece iktidar politikacılarında değil, iktidara yakın gazetelerdeki bazı kıdemli gazetecilerde de rastlanıyordu.
***
Günümüzde de aynı gömlekçiden giyinen gazeteciler var.
Ama şimdiki gömlekçi başbakanın
gömlekçisi değil.
Müşterisi gazeteciler ise en kıdemlisinden...
Hürriyet Gazetesi ve Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürleri’nin gömlekçisi aynı!
Ürün iyi olunca aklın yolu bir oluyor
anlaşılan...
Farklı yollarda gidenlerin aynı marka otomobili kullanmayı tercih etmesi gibi; aslında farklı yollar bazen aynı kapıya da çıkar.
Zaman’da ve Hürriyet’te manşetler farklı
olsa da...
Gömlekçi değişmiyor.
Hürriyet’te Genel Yayın Müdürü değişti...
Gömlekçi değişmedi!
Aynı ustanın elinden çıkma gömleğin kalitesi ve rahatlığı noktasında aynı fikirdeler.
Nedir?
Toplumsal kalitenin yüksekliğini farklılıkların ne kadar rahatça tartışılabildiğine bakarak görebilirsiniz.
Not: Gömlekçi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler internet üzerinden Ertuğrul Özkök’ün 3 Ağustos 2007 tarihli köşe yazısına (Dumanlı’nın Odası) ulaşabilir.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
Ülkücü paradigmanın iflası
YARSAV fişledi biz de aldık
Bedri ile Fazıl
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ben hepinizin annesiyim
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa