Bu aralar iki yazıdan birisi ister istemez Euro 2008 ile ilgili olacak. Cenevreliler’in kısaca ve gayet kıvrak bir şekilde ‘Le foot’ diye adlandırdıkları ve sadece bizim değil... Artık, bundan sonra doğacak yedi nesil Türk’ün bileceği olay.
İşin bu noktalara geleceğini pek kimse tahmin etmiyordu.
Ama bakın nereye geldik. Yine de bizim işimiz iktisat ve finans. Euro 2008’i de iktisat sorunu sormadan kapatmak imkansız.
Bu turnuvadan kim ne kadar para kazandı?
Olayın sonunda toplum zararlı mı çıktı, yoksa yaşam seviyesi alıcı olarak yükseldi mi?
* * *
Önce bazı rakamlar...
Bu gibi turnuvaların toplam getirisini hesaplamak imkansızdır.
UEFA’dan bazı rakamlarla başlayalım. Viyana’da yetenekli iktisatçıların çalıştığı ünlü bir enstitü vardır. Bazıları ile biz de eskiden çalışmıştık. Ürettikleri rakamlara güveniriz.
Bu enstitü sadece Avusturya için Euro 2008’in yarım milyar dolarlık katma değer yaratacağını hesaplamış. 4000 kişilik bir istihdam sağlanacak ve bu da 400 milyon dolarlık ek bir alım gücü yaratacak.
Şimdi dikkat edin...
Bu turnuvanın ‘ilk’ etkisi. Örneğin son 3-4 ay içinde doğrudan yaratılan kayma değer. Bunun bir de çarpanı olması gerek. Yeni istihdam eğer kalıcı ise başka istihdama yol açar. Yeni harcama yeni üretim demektir.
Bunları toplayın ve yan etkilerini de kabaca kestirmeye çalışın. Sadece Avusturya için ortaya ciddi bir gelir artışı çıkıyor.
Bunun bir de İsviçre’si var...
İsviçre ve Avusturya’da piyasaya giren bu ‘paranın’ bir de diğer Avrupa ülkelerinde yarattığı yeni gelir ve yeni istihdam var.
Örneğin Türkiye’yi alın. Restoranlar... Barlar... Oteller... Turizm şirketleri... Tekstil işleri... bu olay sonunda acaba toplam ne kadar ek para kazanmıştır dersiniz? (Dikkat ederseniz bu gibi analizleri destekleyecek araştırmalara ihtiyaç var. Birinin de bunun sponsorluğunu yapması şart.)
Ayrıca bütün bunların sonunda ortaya çok ciddi bir de ‘eğlence’ çıkıyor. Bu heyecanın piyasa değeri ne?
Bunu da hesaplamak imkansız.
Ama oturup bir kalem kağıt alın... Kafanızdan bazı rakamlar yazın. Muazzam bir para.
Şimdi...
* * *
İşte tam bu noktada bizi düşündüren şu...
Avusturya, İsviçre, UEFA birleşiyor. İş adamları destek oluyor ve ortaya sıfırdan bir turnuva çıkıyor.
Alan memnun, satan memnun.
Ayrıca dünyanın ilgisi ülkeniz üzerinde.
Peki sıfırdan başlayıp böyle bir turnuva ortaya çıkarmak zaman zaman bu gibi başarılarla noktalanıyorsa o zaman neden başkaları da aynı şeyi yapmaz?
Örneğin Afrika ülkeleri. Adamlar fakir ve üstelik de horlanıyor. Bu ülkeler neden böyle turnuvaları organize etmez?
Bir başka örnek...
İslam dünyası...
Paraları da var. Ama benzer turnuvalar yok.
Neden?
* * *
Şimdi bu noktadan sonra yazıyı fazla uzatmayalım. Çünkü Türkiye’nin başarısından sonra bir de bakarsınız...
Benzer turnuvalar her yerde ortaya çıkmış.
Tarih: 23 Haziran 2008 Pazartesi, 00:00