Sizlere anlatacağım ikinci konu da bir görüşmeyle ilgili. Bu çarşamba, çeşitli kuruluşlardan gelen beş kişilik bir ekip olarak, ABD Temsilciler Meclisi’nin Florida’dan seçilen Demokrat Partili üyesi, ilk siyahi yargıç Alcee L. Hastings ile bir görüşmede bulunduk. ABD’de insan hakları konusunda çalışan pek çok örgüte emek vermiş ve ayrımcılığı bizzat kendi yaşamında tecrübe etmiş bir insan olan yargıç Hastings’le genel anlamda insan hakları ve ayrımcılık meseleleri üzerinde konuştuk.
Kürt açılımı meselesi doğal olarak görüşmemizin büyük bir bölümünü aldı. Bu mesele üzerinde neler konuşulduğunu aşağı yukarı tahmin edebilirsiniz. Ben de kişisel görüşlerimi söyledim, bu sorunun çözüm süreci ile ilgili karşılıklı algılama sorununa dair düşüncelerimi kısaca sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Bu ülkenin koca bir imparatorluktan küçülerek yeniden kurulduğu 1923 sonrasında, yeni bir ulus ve yeni bir insan yaratmak üzerine aslında bir bakıma “yolda düzülen” stratejisi ve politikaları, çok küçük bir seçkinler grubu dışında kimseyi memnun edememiştir. Batılı anlamda yeni bir insan modeli yaratalım derken küçümsenen ve aşağılanan yerel kültürler, yaşam tarzları, konuşma biçimleri, alışkanlıklar, adetler, gelenek-görenekler, dinsel inançlar ve pratikler, dünya görüşleri vb. birçok şeyle birlikte, inkâr edilen etnik kimlikler ülkede bir memnuniyetsizler ve mağdurlar cumhuriyeti meydana getirmiştir.
Bugün Kürt meselesini konuşurken, birçok insanın itirazının arka planında, bu genel mağduriyet halinin sızısı vardır. Yani bu halin söze tercümesi şudur: “Bir tek siz mi mağdur oldunuz, hepimiz mağdur olduk!” Bu yüzden Kürtlerin, uluslaşma meyili içinde ortaya çıkan milliyetçi söylemleri, başka bir tür ayrımcılık olarak algılanmaktadır. Kürtler siyasi stratejilerinde bu algıyı güçlendirecek söylem ve eylemlere devam ettiği müddetçe de, toplumsal katmanlar arasında arzu edilen anlayış ve uzlaşmaya ulaşılması zor görünmektedir.
Bu yüzden, istisnasız her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını kapsayacak ayrımcılık karşıtı bir zihniyetin tesisine ve bunu pekiştirecek hukuki düzenlemenin hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
YARSAV fişledi biz de aldık
Ülkücü paradigmanın iflası
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Ben hepinizin annesiyim
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Bedri ile Fazıl
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa