Türkiye’nin şiddetin bitebileceğine ilişkin umutları Tokat’tan gelen haberle öfke ve umutsuzluğa dönüşüverdi.
Bir açılım döneminde daha, kurban yine gencecik askerlerdi.
Bu kanlı olayın Batı’da varolan açılım karşıtı havayı daha da yükselteceği kesin.
Amaç da zaten bu.
Açılımın önünü kesmek.
Özal döneminde çözüm arayışlarına 33 erin şehit edilmesi sekte vurmuştu, bu kez de Tokat’tan gelen haberin benzer etki yapması muhtemel.
Zaten bölgede yükselen olayların ardından hükümet frene basma ihtiyacı duydu ve taş atan çocuklarla ilgili yasal düzenlemeyi belirsiz bir tarihe öteledi.
Demokrasi ve açılım karşıtı cephenin eli şu anda güçlenmiş görünüyor çünkü bir pusu, bir molotof kokteyli, bir bayrak yakılması süreci baltalayabiliyor.
Oysa insanları açılıma ikna etmek bu kadar kolay değil.
Patlayan her bomba, atılan her kurşun, ölen her masum otoriter ve baskıcı talepleri güçlendiriyor.
Ergenekon davasının da özü bu değil mi zaten?
Bombayla, lav silahıyla insanları tedirgin etmek, ardından huzur tehlikede diyerek iktidarı devirmek.
Bu kez devrede yine terör var.
Olağan zanlılar devrede.
Bu kez itiraf etmek gerekir ki, bu atmosferin oluşmasında DTP’nin de ağır kusuru var.
Her tavırlarıyla açılım ve demokrasi karşıtlarının eline koz verdi DTP.
Böyle bir gelişmenin sadece açılımın önünü kesmekle kalmayıp değişim ve dönüşümün de önünü keseceğini göremedi.
Bütün sürecin İmralı’ya endekslenmesine izin verdi ve bir tek kişi Abdullah Öcalan’ı eleştiremedi.
Elbette hemen umutsuzluğa kapılıp, her şey bitti demeyeceğiz ama önümüzdeki yolun giderek engebeli hale geldiği gerçeğini göreceğiz..
Varlığı inkar edilen bir halkın, birinci sınıf vatandaş durumuna gelmesi, kaçınılmaz olarak sancılı olacak.
Amerika’da siyahların beyazlarla eşit konuma gelmeleri de bir yasa veya bir demeçle olmadı.
Zorlu ve kanlı bir mücadele sonu gerçekleşti ama sonunda demokratlar, insan hakları savunucuları galip geldi.
Unutmayın orada da masum insanlar ağır bedel ödediler, burada da ödüyorlar.
Bu bazen liseli bir genç kız, bazen üniversiteli bir genç veya 7 gariban asker oluyor.
Orada da bazen siyahlar, bazen insan hakkı savunucusu New Yorklu gençler canından oldu.
Ama tarih hükmünü vermişti ve kazanan insanların derisini rengine bakmadan eşitliğini savunanlar oldu.
Burada da etnik veya inançlarına bakmadan insanların eşitliğine inananlar kazanacak.
Aksi, bildiğimiz haliyle Türkiye’nin yola devam etmesi çok sıkıntılı olur.
Bunun ön şartı, siyasetleri tavırları ne olursa olsun DTP’nin yolunu kesmemek.
Çünkü DTP’nin kapanması umuda vurulan yeni bir darbe olacaktır.
Bu partinin kapatılması, yerine hemen yenisi kurulacağı için hem bir fayda sağlamayacak hem de bölge halkına çok olumsuz bir mesaj verecektir.
Unutmayın, parti kapatmak çözüm olsa bugün AK Parti iktidarda olmazdı.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
YARSAV fişledi biz de aldık
Ülkücü paradigmanın iflası
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Ben hepinizin annesiyim
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Bedri ile Fazıl
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa