ANASAYFA - STARGAZETE.COM

Egeli Homer’den Adanalı Ömer’e - GAZETE YAZARLARI

Egeli Homer’den Adanalı Ömer’e  

Yolsuzluklardan, yüzsüzlüklerden, ipsizliklerden, sapsızlıklardan ve dahî çapsızlıklardan size de gıná gelmedi mi?


Öyleyse geliniz bugün bambaşka iklimlere açılalım!

Ne demişdi o pek çok değerimiz gibi haksız yere nisyána terk etdiğimiz Şáir Ali Mümtaz Arolat:

‘Bir gemi yelken açdı hayál iklimlerine.

Etráfından çığlıkla yorgun martılar kaçdı.

Rüzgár sürüklenirken derinlerden derine,

Hayál iklimlerine bir gemi yelken açdı...’

Geçen ilkbahar Alman ve Avusturya gazeteleri haftalarca şu ve şuna benzer manşetlerle dalgalandı:

‘Homer Niháyet Kendine Bir Vatan Edinebildi: Türkiye’de!’

Raoul Schrott adlı Avusturyalı bir ‘Komparatist’, yáni mukaayeseli tárih ve edebiyat araştırmacısı, şöyle bir tez ortaya atmışdı:

‘Troya/Truva Savaşı o Çanakkale Boğazı yakınlarındaki öyle sandığımız Troya Kenti’nde değil Adana yakınlarındaki Karatepe’de cereyán etmişdir. Cereyán ediş tárihi de M.Ö 8. Yy. (799-600 yılları arası) değil M.Ö. 660 Yılı’dır. Yazarı Homer ise Ege Adaları’ndan birinde doğmuş kör bir ozan değil, o zamanki ismi ‘Adaniya’ olan Adanalı Homer adlı biridir ve bu Homer adı bugünki ‘Ömer’e tekaabül eder. Eski Sámî dillerde şarkıcı/ozan anlamına gelirmiş. Bu zát en az dört beş dil bilen ve Ásur Devleti hizmetinde yeminli yazıcılık ederek hayátını kazanan, muhtemelen hadım edilmiş Yunan asıllı bir Kilikyalıydı.’

Schrott’a göre 19. Yy.’da Schliemann adlı máceráperest tarafından bulunan ve bizim Troya olarak bildiğimiz şehrin ‘İlias’ Destánı ile en ufak bir alákası bulunmadığı gibi Karatepe’deki sarp kaleyi fethe gelenler de Yunanistanlı değil Kıbrıslıydılar.

Tabii bizim böyle ‘fasa-fiso’ (!) işlerle uğraşacak vaktimiz olmadığı için bu hádise Türk Kamuoyu’na tek kelimeyle bile yansımadı. Orhan Pamuk gibi ‘kıdemli’ bir Türk’ü bile Nobel’i aldıkdan üç ay sonra canından bezdirip yurddışına kaçırtan bir toplumun çocukları olarak şimdi bu ‘nev-zuhur’ yurddaşımıza da herhalde ‘Gel bakalım, Ömer! Geleceğin varsa göreceğin de var! Hele önce bir Kelîme-i Şehádet getir de devámına sonra bakarız.’ dememiz ağleb-i ihtimaldir. Yáhut ‘Sen kitabında Kıbrıslılardan bahsetmişsin ama 15 693 dize içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhûriyeti’nden tek kelimeyle bahis yok! Yoksa senin soyunda Ermenilik, Kürdlük filan mı var, Atatürk Düşmanı Hımbıl Herif!’ demekliğimiz de sürpriz sayılmaz.

Raoul Schrott bu hayret verici tezini hangi verilere dayandırdığını bol resimli ve krokili kalın bir kitabda anlatmış. Meraklısı için adını da vereyim:

‘Homers Heimat Der Kampf um Troia und seine realen Hintergründe’ , (Homer’in Vatanı - Truva Savaşı ve Gerçek Arkaplanı), Hanser Verlag, Münih.

Bu tez bütün uzman çevrelerde şiddetli tartışmalara yolaçdığı için Innsbruck Üniversitesi önümüzdeki Ekim Ayı uluslararası bir sempozyum düzenliyor. Bakalım orada hangi sonuca varılacak. Tartışmaların böylesine şiddetli olmasına önemli ölçüde, şartlanmış bázı Grek uzmanlarının, Homer’i Ege Adaları’ndan Anadolu içlerine göndermeyi bir tür haysiyet meselesi háline getirmeleri de sebebiyet veriyor.

Yobazlık sádece Türke has bir hastalık değildir.
Tarih: 26 Eylül 2008 Cuma, 01:12

ÖNE ÇIKANLAR

YAZARLAR ARŞİVİ  

  • Yazar
  • Yıl
  • Ay

HABERLER  

LİSTELER

ÇOK OKUNANLAR


SON DAKİKA

HAVA DURUMU  

İl:

FOTOGALERI BÖLÜMÜNE GİTMEK İÇİN
star CUMARTESİ
star PAZAR
star SPOR
AÇIK GÖRÜŞ
star EGE
pek yakında
Star gazetesi haber ihbar hattı
star mobil