Gazetenin baskısına az kala...
Yazının başına oturduğumda...
Türkiye’yi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği G-20 zirvesinin aldığı kararlar genel
hatlarıyla belli olmuş...
Ama nihai bildiri henüz yayınlanmamıştı... Dünyanın gözü, yeryüzü nüfusunun yüzde 70’ine, küresel ticaretin de yüzde 75’ine sahip olan G-20 Zirvesi’nin alacağı kararlardaydı...
***
Tabii...
G-20 Zirvesi’nin nihai karar bildirisi gibi, sabırsızlıkla beklediğim bir başka haber de, yeni eşbaşkanını seçecek Alman Yeşiller Partisi toplantısıydı... Seçimin tek adayı Cem Özdemir’di ama gene de sonuçtan emin olmak istiyordum...
Özdemir’in eşbaşkanlığı, ‘Almanya’da bir gün bir Türk başbakan olur mu?’ sorusuna da cevap teşkil edecekti...
Alman Yeşiller, Türk asıllı bir vatandaşlarını muhtemelen parti başkanlığına taşırken, biz Kürt vatandaşlarımızın ana dil konusunu hálá çözememiştik...
***
Dün asıl izlediğim haberler bunlardı ama gözüm bir başka konuda, Meclis’te görüşülen ‘Kamu İhale Yasa Tasarısı’nda idi...
Tasarıyı komisyon sürecinden beri izliyorum...
Temmuz’da Infomag Dergisi’nde şunları kayda geçmişim:
‘Avrupa Birliği genel Sekreterliği (ABGS), Kamu İhale Yasası’nın TBMM’de gerçekleştirilen komisyon görüşmelerinde tasarının tartışmalı maddelerini AB mevzuatına aykırı buldu...
Üstelik...
Tasarıyla getirilen ve eleştirilere konu olan ‘iptal edilen ihalelerin Kamu İhale Kurumu (KİK) tarafından inceleme yetkisinin kaldırılmasına’ ABGS’nin yanısıra Kamu İhale Kurumu da karşı çıktı.
Buna rağmen...
Evet ‘buna rağmen’ söz konusu ‘yetki tırpanı’ düzenlemesi komisyonda aynen korunarak kabul edildi.
AB Genel Sekreterliği’nin temel itirazı iptal edilen ihalelerin incelenmesiyle ilgili olan bölümdü.
Genel Sekreterlik, iptal edilen ihalelerin incelenmemesinin Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın aldığı kararlara aykırı olduğunu belirterek düzenlemenin kaldırılmasını istedi.
Kamu İhale Kurumu Başkanı Hasan Gül de, düzenlemenin bir kez daha düşünülmesini istedi. Gül, söz konusu ihalelerle ilgili olarak direkt Kamu İhale Kurumu’na başvurulması ve söz konusu incelemelerde sürenin 10 günle sınırlı tutulması önerisinde de bulundu.
Ancak komisyon, itirazlara karşın düzenlemeyi olduğu gibi geçirme yolunu seçti.
***
AB’nin nelere itiraz ettiğini de gene kısaca hatırlatıyorum...
Öncelikle Kamu İhale Yasası çıkarıldığı 2002 yılından bu yana 15. kez değiştirilmeye çalışılıyor. İkincisi, iptal edilen bir ihalenin KİK tarafından incelenmesi yetkisinin kaldırılması AB mevzuatına aykırı...
Ayrıca mevcut uygulamada, ilgili idare tarafından iptal kararı verilmiş bir ihalede kazanan şirket, KİK’e başvurup iptal kararının geçersiz olduğu kararını çıkartabiliyor. Yani ilgili idarenin iptal ettiği bir ihaleyi KİK yasalara ve kurallara uygun bulabiliyor.
İdarelerin kendi istediği şirket kazanamadığı için, sık sık ihale iptal ettiği kulislerde konuşuluyor. Bu durum ihale yönteminin suiistimal edilmesi olarak değerlendiriliyor.
KİK Başkanı Gül, daha yüksek fiyat olmasa bile ihaleyi istenilen şirkete verme durumunun söz konusu olabileceğini ifade ederek ‘suiistimaller olması mümkün. Bu tür ihalelere bakılması mı uygun, bakılmaması mı? Bu tartışılmalı’ demişti.
Yeni düzenleme ile idare tarafından iptal edilmiş bir ihale için KİK’e gitmenin yolunun kapatılması ise bir başka itiraz konusu.’
***
Baktım...
Meclis’te görüşülmeye başlanan Kamu İhale Kanunu’yla ilgili değişiklik tasarısını değerlendiren TÜSİAD da, öngörülen değişikliklerin Avrupa Birliği müktesebatı ve adil rekabet anlayışına aykırı olduğunu kaydetmiş...
TÜSİAD’dan yapılan açıklamada şöyle denilmekte:
‘Tasarının, ihaleye çıkan kamu kurumlarına verilmesini öngördüğü ‘ihaleyi iptal yetkisi’ ve bu tasarrufa karşı şikáyet yolunu kapatan maddesi, keyfi uygulamalara yol açacak, ihalelerde suiistimallere neden olacaktır.
Yine, tasarıyla Kamu İhale Kurumu’nun itirazen şikáyet başvurularındaki inceleme yetkisinin kısıtlanması, hak arama özgürlüğünü ihlal ettiği gibi, ihalelerde yaşanan usulsüzlüklerin kurum tarafından düzeltilmesi imkánını ortadan kaldıracaktır.
Tasarıda Kamu İhale Kurulu üyeleri için şirket ortaklığı ve yöneticiliği yasağına yer verilmemesi kurulun tarafsızlık ve şeffaflığına gölge düşürecektir. Böylelikle, kurul üyelerinin bir şirkete ortak olmasının önünde herhangi bir engel bulunmayacaktır.’
***
‘Kamu İhale Yasası’nı AB standartlarına uygun hale getirme’ konusu söz konusu olunca karşımıza bir başka AK Parti çıkıyor...
Siyaseti finanse eden müteahhitlik AB’ye ağır basıyor... Hem de kanırta kanırta...
Kamu İhale Kanunu’nda yapılması düşünülen değişikliklerin gözden geçirilerek Avrupa Birliği müktesebatına uyumunun sağlanmasına kimsenin gücü yetmiyor...
Bu sadece şaibelere yol açmayacak, depremde ilk yıkılan binaların kamu binaları olmasına da imkán verecek...
Bu yasa tasarısını, ‘AK Parti’nin AB konusundaki bir samimiyet testi’ olarak da nitelemekteyim...
Kamu İhale Yasa Tasarısı’nın AB standartlarına uygunluğuna bu kadar direnen bir irade nasıl AB’den yana olur, onu da anlamıyorum...
***
Dünyanın gözü G-20 Zirvesinde...
Benim gözüm depremde ilk çöken binaların altında kalacak olan bizlerin kaderindeydi...
Tarih: 16 Kasım 2008 Pazar, 02:44