Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri
Ban Ki-Moon, geçen hafta önemli bir açıklama yaptı: Dünya devletlerinin bu, şemsiye örgütü, bir suikast sonucu aramızdan ayrılan Pakistan Başbakanı
Benazir Butto’nun
‘gerçek katillerini’ araştıracak...
Suikasti kim planlandı... Kim destekledi... Para nereden geldi... Kimler kullanıldı... En önemlisi,
‘gerçek katil’ veya
‘katiller’ kimler?..
Bu tür bir komisyonun kurulması Pakistan hükümetinin talebiydi... Zaten Genel Sekreter
Ban Ki-Moon da açıklamayı, Pakistan’a yaptığı ilk ziyaret nedeniyle, eşinin ölümünden sonra Pakistan Cumhurbaşkanlığı makamına oturan
Asıf Ali Zerdari’nin
yanında yaptı.
Pakistan İçişleri Bakanlığı ve
Scotland Yard ile birlikte asgari altı ay çalışması beklenilen üç kişilik komisyonun iki üyesi şimdiden belli: Şili’nin BM Daimi Temsilcisi
Haroldo Munoz ile Endonezyalı meslektaşı
Marzuki Dar Umsan. Üçüncü üyenin ise İsveç veya Norveç’ten gelmesi bekleniyor.
Bütün bunlar; işin teknik yönü...
İşin bir de perde arkası var ki, oradan,
‘kadınlar dünyasının’ çok özel labirentlerine, hatta
‘ünlü bir kocanın’ uluslararası bir mahkemenin önüne katil zanlısı olarak çıkması olasılığına doğru rotalanıyoruz...
Anlatalım...
Zerdari kendi sonunu mu hazırladı
Bütün her şey eşi
Benazir Butto’nun ölümünden sonra Pakistan cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan
Asıf Ali Zerdari’nin, dünyanın önde gelen iki
‘kadın’ cumhurbaşkanı, Şili Cumhurbaşkanı
Michelle Bachelet ve Arjantinli meslektaşı
Cristina Kirchner nezdinde girişimde bulunmasıyla başladı.
Michelle Bachelet, ‘acılı eşten’ gelen
‘Birleşmiş Milletler’in Butto suikastini incelemekle görevli bir komisyon kurmasına önayak olması’ ricasını kırmadı ve gerekli girişimleri başarıyla tamamladı.
Aslında fikir, ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı
Hillary Clinton ve Fransa’nın bayan sosyalist lideri
Segolene Royal’i de desteklemesiyle tanınan ünlü Amerikalı gazeteci
Defne (Daphne) Barak’tan gelmişti.
Öyle ki,
Defne Barak, iki kadın cumhurbaşkanı ile Fransa Dışişleri Bakanı
Bernard Kouchner’e gönderilen kişisel mektupların editörlüğünü bile yapmıştı...
Özel mektuplar devrede
Birleşmiş Milletler Benazir Butto Komisyonu’nun kurulması,
Defne Barak’ın, gerçek katilin ortaya çıkması yönünde devreye girmesine neden oldu:
Barak’ın Türk yardımcısı
Erbil Günaştı tarafından BM Genel Sekreteri
Ban Ki-Moon’a iletilen özel mektupta, bu talep resmen belirtildi.
New York’taki kaynaklar,
Defne Barak’ın, Komisyon’a,
Benazir Butto ile arasında son
14 yılda geçmiş bütün yazışmaları ve ses kayıtlarını aktarmayı taahhüt ettiğini bildiriyorlar.
Barak, İngiltere’nin şüpheli bir trafik kazası sonucunda yaşamını yitiren
Lady Diana’nın ölümünü araştıran komisyona da elindeki altı özel kaseti aktarmış, komisyon bunlardan üçünü incelemeye layık bulmuş, devamında ise olayın
‘gerçek bir kaza’ olduğuna karar vermişti.
Çok özel itiraflar, bilgiler
Defne Barak’ın BM Komisyonu’na aktaracağı belge ve bilgiler, esas olarak, Asıf Ali Zerdari yolsuzluk suçlamalarıyla hapisteyken ve hapis sonrasi Asıf-Benazir çiftinin New York’da yaşadıkları ve Defne Barak ile iki yıl sıkı bir şekilde görüştükleri günleri içeriyor. Kaynaklar,
Benazir Butto’nun
‘çok özel yaşamıyla ilgili görüş ve bilgilerini içeren’ belgeler sonrasında ise dünyanın büyük bir
‘şok’ yaşayabileceğini belirtiyorlar.
New York’taki kaynaklar, Butto’nun yakın dostu
Barak ile paylaştığı bilgiler iyi analiz edildiğinde,
Asıf Ali Zerdari’nin
‘komplocu eş’ profiliyle ortaya çıkabileceğini ve tüm şüphelerin günümüz Pakistan Cumhurbaşkanı üzerinde yoğunlaşabileceğini vurguluyorlar.
Barak’ın sunacağı belgelerden en çarpıcı olanın,
Benazir Butto’nun karşılaştığı ilk suikast girişiminden sonra, herkesin
Butto’yu Pakistan’dan dışarı çıkarmaya çalıştığı bir dönemde eşinin bu girişimleri durduracak bir tavır takındığını gösterdiği belirtiliyor.
Yine,
Benazir Butto’nun 1995 yılında New York’taki Plaza Otel’de Barak ile gerçekleştirdiği söyleşide söylediği
‘Asıf beni yine dövebilir’ cümlesinin de önemli bir sonuç yaratabileceği vurgulanıyor.
Bu belgelerin,
Zerdari’nin
‘iyi bir eş olmadığını’, dünyanın en güçlü kadınlarından biri olarak kabul edilen
Benazir Butto’nun eşine dönük
‘derin kaygılar’ içerdiği ileri sürülüyor...
Tarih,
‘saray komplolarında’ en yakınlarını bile yok edebilen karakterler ile dolu... Acaba...
Benazir Butto suikastında ne gibi sonuç çıkacak...
DİPNOT: Hazar’ın Kanı
Uzun süredir, kütüphaneme, bir gazeteci tarafından yazılmış ‘soğukkanlı’ bir araştırma kitabı düşmemişti... Sağolsun, Yunus Şen keyfimi yerine getirdi... Yıllarca ‘uzman muhabir’ olarak sokaklarında koşturduğu bir bölgenin, Kafkasya-Orta Asya hattının petrolle bağlantılı ‘perde arkasını’ çok güzel aktarmış: HAZAR’IN KANI-Orta Asya’nın Petrolle Yazılan Tarihi, önemli bilgiler ve tanıklıklar ile dolu... (E) Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in önsözü de kayda değer... Meraklısına tavsiye ederim...