Senegal ve Mali’deki Türk okullarının mezuniyet günlerini yaşamamızdan sadece iki gün sonra Türk adaletinin Fetullah Gülen hakkında aldığı karar...
Bazen, gazeteciler tarihin tanıklığını yaşarken farkına varmayabilirler... Olaylar bizlere bu gerçeği düzenli olarak hatırlatır...
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın çağrısı ile Batı Afrika’ya yaptığımız her dakikası duygu yüklü yolculuğun ardından yaşanılan gelişme biraz öyle oldu...
Bir ülke düşünün... Sadece iyiniyetli ve fedakar insanlarının gayretiyle, yüzlerce yıllık sömürgecilerin harmanlandığı coğrafyalarda ‘model ülke’ olma yolunda... (Bunu ben söylemiyorum. Senegal’in önde gelen işadamlarından Aldülselam Gueye şu sözler ile tarif ediyor: Bugüne kadar bizim önümüze çok model koydular, ama gittik gördük ki, Senegal, hatta tüm Afrika’nın kalkınmasında asıl olan Türk modelidir. Devamında, Mali’nin çok büyük sermayedarlarından Amadou Traore’nin ‘Biliyoruz ki, Türkler çok açık insanlar. Biz Türkler’e ve onların modellerine güveniyoruz’ sözleri...)
Yapılan iş önemlidir... Bunun önemini anlamak için de her türlü önyargıyı bavulunuzdan çıkartıp atıp Türkiye adına büyük başarıların yaşandığı dünyanın fakir alanlarına gitmekte yarar vardır...
Gittik... Senegal, Mali ve kısa süreli kaldığımız fakat yeteri kadar bilgi edindiğimiz Fas’taki ‘Türk Okulları’nın deneyiminden gördüklerimiz şunlar oldu:
1. Türk Okulları, dünyanın bütün ülkelerinde artık ‘kaliteli’ eğitimin bir numaralı kurumları olarak değerlendirilmektedir.
2. Bu nedenle, bu okullarda, o ülkelerin en üst düzey yönetim kadrolarının ve ekonomiye yön veren isimlerin çocukları okumaktadır.
3. Türkler, bu coğrafyalara, sömürgeci Avrupalıların okullaşma anlayışından çok farklı bir anlayışla gitmektedirler. Buradaki amaç, gelişmekte olan ülkeler ile benzer deneyimleri yaşamış ve önemli başarılara imza atmış Türkiye’nin birikimlerini paylaşmaktır.
4. Özellikle Afrika insanı, ‘beyaz-Müslüman’ Türkler’i, bir ‘yaşam ortağı’ olarak görmekte, bu durum, Türkiye’ye olan sevgi bağlarının da yükselmesine neden olmaktadır.
5. Anavatanlarını, ailelerini geride bırakıp, büyük idealler yolunda ‘yoksulluklar coğrafyası’nın insanlarıyla kaderlerini paylaşan Türk öğretmenler her türlü takdirin üstündedirler. Güçlü aile yapıları, iyi ahlakları, dengeli ve her türlü aşırılıktan uzak yaşam biçimleriyle hem bulundukları bölgelerde örnek olmaktalar hem de Türkiye için çok güzel, anlamlı bir tablo oluşturmaktadırlar.
6. Artık şu açık bir gerçektir: Türk okullarının öğretmen ve yönetim kadroları, bulundukları ülkede, Türkiye’nin kültür elçiliğinin dışında, gönüllü birer ticaret müşaviri gibi de çalışmaktadırlar. Çünkü, bu okulların ‘güçlü velileri’ bulunmakta ve bu ‘veliler’ aynı zamanda Türkiye ile ticari ilişkilerin geliştirilmesini arzulamaktadırlar. Senegal ve Mali’de mükemmel Türkçe konuşan pırıl pırıl çocuklar... Tamamı Afrikalı çocuklardan oluşan bir koronun İstiklal Marşımızı okumaları... Bizlerin gözyaşları...
Bütün bu keyifli gelişmelerin perde arkasında disiplinli ve ne yaptığını bilen insanların mücadeleleri yatıyor...
‘Dünyanın kırsalında’ yüzlerce ‘genç Türk’, onlarla aynı serüveni ‘çıtını çıkarmadan’ büyük bir mütevazilikle paylaşan eşleriyle bu başarı öyküsünü birlikte yazıyorlar...
TİKA’nın yeni görevi...
Kabul edelim... Türkiye’nin yaşamakta olduğu bu dışa açılma ve genişletilmiş sınırları içinde yeniden güçlenme süreci, ‘yeni insan tipleri’nin de ortaya çıkmasına neden oluyor... Bu ‘yeni Türk insanı’ modellerinden birini Dakar’da tanıma fırsatı bulduk... Mahmut Urhan... TİKA’nın Senegal Program Koordinatörü... Bir önceki görev yeri, Sudan’ın Darfur bölgesi!.. Daha önce de Filistin’de bulunmuş!.. Yani, dünyanın sorunlu bölgeleri Mahmut Urhan’dan soruluyor... (Bizler buralarda rahat evlerimizde günlük hırslarımızın anaforlarında boğulurken, dünyanın dört bir yanında bu memleket adına koşturan Adnan’lar, Mehmet Ali’ler, Salih’ler Mesut’lar ve daha niceleri var, onu anlatmaya çalışıyorum.) TİKA son dönemde çok doğru bir stratejiye yönelmiş. Balkanlar-Kafkasya-Orta Asya hattından Afrika’ya doğru kaydırıyor çalışmalarını... Etyopya, Sudan, Senegal ilk üç durak... Devamı da gelecek kuşkusuz... TİKA’ nın bu yeni açılımı, Türkiye’yi gerçek anlamda küresel güce dönüştürebilecek önemli bir adımdır... Afrika’dan ‘yüksek moralli’ döndüm...
Tarih: 26 Haziran 2008 Perşembe, 00:00