



Başbakan Yardımcısı, küresel borç krizinden yola çıkarak, Türkiye’nin hem kamu borcunun düşük olduğunu hem de büyüme sağladığını hatırlatıyor. Krizin başlangıcında Türkiye’nin diğer ülkeler gibi teşvik paketi vermediğini, aksine mali tasarufa gittiğini vurguluyor:
“Biz krizin başında, dünyada piyasa/yatırımcı güveninin kilit önem kazanacağına inandık ve kamu borcunun da güveni etkileyeceğini öngördük.” Babacan, güven unsuru altında Türkiye üç yıllık Mali Progam uygulayıp büyürken, krizdeki ülkelerin kamu borcunu yükseltip teşvik verdikleri halde büyüyemediğini hatırlatıyor: “Kamu borcu Türkiye’deki yatırımcı için hiçbir zaman bir faktör olmadı.”
Babacan’ın bir başka vurgusu: ‘’Başından beri mali sorumluluk ve mali disiplini savunduk. Piyasalara öngörülebilirlik sağlamak istedik.”
Başbakan Yardımcısına ‘cari açık’ da sorulmuş: O da açığın enerji fiyatları ve yatırım amaçlı ithalattan kaynaklandığını hatırlatıp, eklemiş: “Bugünün ithal makinesi, yarının ihracatıdır.”
Siz dayanın, biz duruma bakarız
ABD’nin bütçe kısıntısı, askeri harcamaları da kırptı ve bütçe kesintileri sonucu ABD, Avrupa’dan iki tugayı geri çekiyor. Almanya’da üç ve İtaya’da bir tugay vardı. İkisi çekilecek... ABD bu durumun Avrupa’nın savunmasında eksiklik yaratmayacağını söylese de, Avrupalılar durumdan rahatsız. Avrupa’da kendi başlarına kalmak istemiyorlar.
Bu arada ABD’li yetkililer, Avrupalılar’ın ortak savunma konularını koordine etmelerini, birbirleriyle daha yardımlaşmalarını ve askeri bütçeleri kısmamalarını önermekteler... İşte burada kırılma yaşanıyor. Çünkü Avrupa bütçeleri zaten delik ve askeri harcamaların artacak yeri yok. Ortak Avrupa Savunması ise 30 küsur yıldır konuşulan ama bir yere varmayan bir hikaye. Hele bu ekonomik kriz ortamında ortak savunma, daha da zor. ABD’nin malum erken uyarı radarları kısmi koruma sağlıyor, ancak Avrupa’nın tanka, topa karşı ortak savunma yapma şansı giderek eriyor.
Şimdi ne olacak? Ülkeler zor tercihle karşı karşıyalar. ‘Birleşelim, yakınlaşalım, ortak savunma yapalım’ diyen var ‘Herkes kendi başının çaresine baksın, savunma bütçesini artırsın, silahlansın’ diyen de. Bunu konuşan ülkeler de NATO üyesi... Ve çoğunu Euro krizi vurmuş durumda. Normal bütçeyi doğrultamazken, askeri bütçe, hepsini zorlar.
Soğuk Savaş sırasında ‘Avrupa’nın Savunması’ demek, Batı Avrupalılar’ın Sovyet saldırısına birkaç gün dayanması, zaman kazanılması, o arada da ABD’nin imadada yetişmesi- demekti. Şimdi kimin ne kadar dayanacağı ve yardımın gelip gelemeyeceği tartışılıyor. Ve Avrupa’da, Türkiye’siz hiçbir makul savunma denklemi kurulamıyor.
Uzun yaz 2012
Avrupa’da yine kriz bulutları yoğunlaşmışken ve ülkelerin gelir yaratma çabaları artmışken, 2012 turizm sezonu şekillenmeye başladı. Büyüme rakamları düşük, ekonomik daralma başladı, başlayacak, bu durumda turizm kaleminin önemi artıyor. Akdeniz’de güneş deniz ve kum satan ülkeler arasında rekabet sürüyor. İspanya fiyatları daha da kırdı. İspanya’da tatil, 5 yıl öncesine göre yüzde 40 daha ucuz. Şimdi satılanların kâr getirdiği de kuşkulu. 2012 tatilinin bir özelliği de uçak - yakıt - bilet fiyatlarının artması bekleniyor. Uzak Asya’da Vietnam ve Tayland, Güney Amerika’da Meksika ve Arjantin bu yıl daha çok turist bekliyor. Ve de bu yıl tatile çıkanlarda da fazla para olmayacak. twitter.com/selimatalayny
Selim ATALAY