Birkaç satırda neler gizli

Birkaç satırda neler gizli  Selim ATALAY http://www.selimatalay.com
Birkaç satırda neler gizli
17 Ocak 2012 Salı

Başkan Obama, cuma akşam üzeri Başbakan Erdoğan’ı telefonla aradı. Sonrasında Beyaz Saray görüşmeye ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’de de Başbakanlık açıklama yaptı...

Beyaz Saray açıklaması 7-8 satır, gayet kısa. Ama hem görüşmeyi anlatıyor, hem de gündemdeki konular ve siyasi yaklaşımlar konusunda önemli işaretler veriyor. Bu işaretler, Türk-Amerikan ilişkileri konusunda da gayet eğitici ve öğretici. Ayrıca Beyaz Saray açıklaması üçüncü taraflara ve dünyaya mesaj. Bütün bu nedenlerle açıklamadaki unsurları ve vurguları yakından incelemek gerekiyor. Açıklamaya büyüteçle baktık:

Başkan Obama, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da demokrasi, güvenlik ve kalkınma ile ilgili konularda Başbakan Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yapmıştır.

NE DEMEK: -Ortadoğu’yu görüştüler- demiyor. Coğrafya geniş: Ortadoğu ve Kuzey Afrika.. Bu zeminde üç konu var: Demokrasi, Güvenlik ve Kalkınma... Demokrasi için hem ülkelerde hem de bölgede güvenlik gerekli. İkisi için de para-pul yani kalkınma gerekli. Üç başlık birlikte. Ve biri eksik kalınca diğerleri de olmuyor. ABD ve Türkiye acaba ne sıfatla bu geniş bölgede bu meseleleri kendi aralarında görüşmekte ve sonuca varmaktalar, diye de düşünmek gerek. Konuşuluyorsa, icraat da yapılıyor- demektir.

Bu, (iki liderin) yeni yıldaki ilk görüşmesidir.

Yani hep görüşüyorlar, sık sık görüşüyorlar... Bundan sonra da görüşecekler, takvim yılı olarak ilktir... Obama görüşmenin başında muhtemelen Başbakan’ın yeni yılını kutlamış ve aynı iyi dilekleri duymuştur. Metinde olmamakla birlikte Obama’nın, Erdoğan’ın sağlığını da sorup, iyi olduğunu teyid ettiğini varsayabiliriz.

İki lider Irak’taki son gelişmeleri ve Irak halkına istikrar, demokrasi ve refah getirecek kapsayıcı bir ortaklaşa hükümete devamlı desteklerini ele aldılar.

Irak’ta Sünni-Şii gerilimi ve tırmanış ele alındı... Süreci Kuzey Irak da izliyor. Ve burada vurgu, Türklye ile ABD, her etnik grubu kapsayan/kapsayacak hükümeti destekliyorlar. Kimse diğerine üstünlük taslamayacak... Ve de önemli olan Irak’taki istikrar, demokrasi ve refahtır. Taraflar itişmeye devam ederse bunların hiç biri olmaz. Yine Türkiye ile ABD, Irak’ta istikrar, demokrasi, ve refah istedikleri için siyasi uzlaşmayı desteklemektedir. Yani etnik gruplar değil, bu nihai hedefler önemlidir.

İki lider Suriye halkının demokrasi için meşru taleplerini Türkiye ile ABD’nin desteklemeyi sürdürmesinde mutabık kalmışlar ve Esad rejiminin gaddarca eylemlerini kınamışlardır.

Sonra Suriye konuşulmuş. Suriye’de öncelik demokrasidir... Halkın bu yolda talebi vardır, talepler meşrudur. Bunları desteklemeyi sürdürüyoruz. Esad rejiminin de bu talepleri bastırmak için giriştiği eylemleri ve yöntemleri kınıyoruz, karşıyız. Halkın talepleri meşru olunca, rejimin durumu da gayrımeşru oluyor.

İki lider İran’ın nükleer programını ve bu konuda İran’ın uluslararası toplulukla nasıl temasta olacağını ele aldılar.

Nükleer konuda Türkiye’de düzenlenecek görüşmeler var. ABD İran’ın niyetine ve icraatına güvenmiyor. İran’ın elindekini ve cebindekileri göstermesini istiyor. Burada açıklanan kadarıyla, İran konusu yalnızca nükleer kapsamda konuşuldu. ABD açısından ‘İran’ denince Irak, Suriye, Lübnan, Körfez ülkeleri ve Hürmüz Boğazı da var.

İki lider Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da devam eden demokratik süreci Türkiye ve ABD’nin nasıl destekleyecekleri konusunda ABD ve Türk ekiplerinin yakın temasta kalmaya devam etmesinde anlaşmışlardır.

Coğrafya yine Ortadoğu-Kuzey Afrika... Bu arazide olanlar ve olacaklar konusunda zaten birlikteyiz. Temastayız, temasta kalalım, birlikte hareket etmeyi sürdürelim. Buna bakanlar, müsteşarlar, diplomatik ve askeri heyetler, ayrıca yerleşik diplomatlar arasındaki temas ve koordinasyon ve arazide bulunanlar da dahil. Çok kanallı ve çok boyutlu bir yakın ilişki. Muhabbet konusunda hiç kuşkunuz olmasın.

Tabii ki bakan mesaj götürmedi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Tahran ziyareti sırasında -Türk Dışişleri Bakanı, İran’a ABD’den mesaj götürdü- diye bir tevatür uçurulmuştu. Biz de yayınlarımızda bunun olamayacağını anlatmıştık: Türkiye ABD’den İran’a mesaj götürmez, mesaj, tavsiye, telkin vs lazımsa, Türkiye onu bizzat yekten İran’a söyler. ABD’den de böyle bir talep geldiğini sanmıyoruz. Aradan zaman geçti, İran açıkladı: Bize ABD’den mesaj - mektup geldi ve üç kanaldan geldi: 1- Tahran’daki İsviçre misyonu getirdi, 2- Birleşmiş Milletler’de ABD Temsilcisi, İran temsilcisine verdi, 3- Irak Devlet Başkanı Talabani’ye verilmiş, o da iletti. Yani ABD sağlam olsun diye üç ayrı yerden yollamış... Türkiye’nin bölgedeki konumu farklı. Mesaj taşımaz, kendisi mesaj verir. twitter.com/selimatalayny

Facebook Twitter



Birkaç satırda neler gizli  , Star Gazetesi Selim ATALAY

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı



İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER