



Zbignew Brezinski, çalışkan bir Amerikalı stratejist. 84 yaşında, ancak sürekli üretiyor, yazılarla, konuşmalarla uyarıyor. Yeni kitabı yakında çıkacak: Stratejik Vizyon... Yeni dönemde ABD’nin küresel etkisinin azalışını tartışıyor ve 2025’ten sonra yeni bir dünyanın şekilleneceğini düşünüyor. Sürece bir katkı olarak biz de bu yazıda ‘Brzezinski’ olan soyadını okunur hale getirdik. Brezinski bu yeni dünya için iki seçenek öngörüyor. Ya ‘Batı’ ABD öncülüğünde genişleyecek ve ‘Doğu’ da Çin ile Asya üzerinde bir karmaşık işbirliği-ortaklık kuracak... Ya da kaos gelecek.
Batı’nın genişlemesi demek, ABD artı AB’nin Türkiye’yi ve Rusya’yı içine alması ve Batılı demokratik hukuk sisteminin ve askeri - ekonomik istikrarın Avrasya’dan Kore ve Japonya’ya uzanan coğrafyada hakim olması. Brezinski burada Türkiye’nin de AB’ye girmesini öngörüyor ve anladığımız kadarıyla bu iş, Rusya’nın AB ile bütünleşmesinden önce olmak zorunda. Tarih vermemiş, ama Brezinski’nin modeli 2025’te düğümlendiğine göre, Türkiye’nin bu hesapla en geç 10 yıla kadar AB’ye girmesi gerekiyor. Ayrıca Brezinski bu durum için -Rusya ve Türkiye’nin Batı tarafından kucaklanması- diye yazmış. -Kucaklama- terimi oradan.
ABD’nin Batı’yı genişletmekte başarısız kalması halinde Brezinski’nin kehanetleri şöyle:
O zaman dünyada tarihi hesaplaşmalar canlanacak, yeni çıkar çatışmaları doğacak ve dar görüşlü-miyop rekabetçi ortaklıklar doğacak.
Rusya, enerji gücü ve Batı’nın birlik olmaması sonucu tarihi emperyal hırslarını canlandıracak ve Ukrayna’yı yutmaya çalışacak. Sırf bu olay kendi başına dünyayı karıştıracak.
AB’nin kurumsal olarak pasif kalmasıyla Avrupa ülkeleri bireysel ticari çıkarlarını kovalayacak ve Rusya ile kendi başlarına uzlaşmaya çalışacak.
Örneğin Almanya ya da İtalya ekonomik çıkar gereği Rusya ile -Özel İlişki- geliştirecek.
Almanya’yı kuşkuyla izleyen İngiltere ve Fransa yakınlaşacak. Polonya ve Baltık ülkeleri de umutsuzca ABD’den güvenlik garantileri isteyecek.
Sonuçta Batı genişlemeyecek ve aksine daha da bölünen ve giderek karamsarlaşan bir Batı olacak.
Brezinski’nin zekası ve öngörülerine diyecek yok. Ancak 2025’e uzanan yolda, bugünün ekonomik krizini ve çarelerini, gördüğümüz özet açıklamıyor. Brezinski zaten ‘gelecek birkaç on yılda’ ABD’nin zorluğunun hem yeniden canlanmak ve güçlenmek, hem Batı’yı genişletmek, hem de yükselen Çin’i idare etmek olduğunu söylemiş.
Eh bu krizi en az 15 yıldan önce aşmanın yolu yok. Avrupa’nın hataları ile süre daha da uzayabilir. Ve gelecek 15-20 yılı Batı ekonomik krizle ve krizden sonra canlanmaya çalışmakla geçirecekse, Brezinski’nin iyimser senaryosunda fazla umut yok demektir. Zaten zaman ve hayat beklemiyor. Dünyanın durup 2025’i beklemeyeceği açık... ABD, Rusya ve Avrupa siyasetçilerinin durumu malum. Çin de galiba dünyaya kendi gözlükleriyle bakıyor... O yüzden biz Türkiye olarak olumsuz senaryoyu akılda tutup, ona göre hazırlanalım. İyi senaryo gerçekleşirse de memnun oluruz, Batı’nın Asya’ya kadar genişlemesinden, AB’nin Türkiye’yi kucaklamasından... Neden olmasın. Hatta eğer bir faydası olacaksa biz önce davranıp AB’yi sık sık şöyle sıkıca bir kucaklayalım... Muhabbet iyidir. Kucaklamayı biz de severiz.
Kıbrıs’ın doğusunda var da kuzeyinde yok mu?
Karadeniz’de petrol aramalarından şimdilik sonuç çıkmadı, ama Akdeniz için umut var. Antalya körfezinde açık denizde Shell arama yapacak. İskenderun ve Mersin körfezlerinde arama için yeni aşamadayız. TPAO Mersin ve İskenderun için dünyanın büyük petrol şirketlerini davet etti... Amerikan Exxon-Mobil ve Chevron arama için ilgili.
Bu iki bölgede deniz tabanının hemen altında umut vadeden yataklar var. Hatta bazı noktalarda petrol deniz tabanından sızıyor... Tabii ki olan petrolün ticari verimlilik taşıması gerekiyor. Coğrafyada İskenderun ve Mersin’in şöyle aşağısında, Kıbrıs var... Kıbrıs’ın güneyinde ve doğusunda gaz bulundu... İskenderun ve Mersin’den bakınca da Kıbrıs’ın kuzeyi ve kuzeydoğusu görünüyor... Antalya’dan bakınca, kuzeybatısı... Akdeniz ne kadar dar, samimi ve de bereketli bir deniz. Bölgede aramayla ilgilenen şirketler arasında Brezilya’dan Petrobras var... Ve de meraklılar arasında bir ilginç şirket daha var: Fransa’nın Total’i... Kendi başına tabii ki ehil bir şirket... Petrol işini bilen bir şirket... Ama...
www.twitter.com/selimatalayny
Selim ATALAY