



Paul KRUGMAN
pkrugman@stargazete.com
Zenginlerin daha çok vergi ödemeleri gerektiğini ve onları bu kadar zengin kılmayacak politikaların Amerika’yı daha iyi bir ülke yapacağını savunmak mümkün.
George Washington ikiyüzlüydü. Yok, ben böyle düşünmüyorum.
Ancak Massachusetts Senatörü Scott Brown böyle düşünüyor gibi görünüyor.
Yeniden seçilmek için kampanyasını sürdüren Brown, Elizabeth Warren’ın tam bir ikiyüzlü olduğunda epey ısrarlı.
Boston Globe Köşe Yazarı Brian McGrory’e göre Cumhuriyetçi Brown, baş Demokrat rakibi Elizabeth Warren’ın mali durumunun iyi olmasına çok kızmış görünüyor.
“Geçen hafta yayınlanan bilgilere göre geçen iki sene boyunca 700 bin dolar gelir elde etmiş ve bu zaman diliminin bir kısmında devletten aldığı maaşı da katarsanız rakam daha bile yüksek.” McGrogy’nin 18 Ocak tarihli köşe yazısı şöyle devam ediyor: “Rakam kaç olursa olsun, Brown’ın tepesini attırdı. Kampanyasının yöneticisi, Vermont’lu hoş bir genç Jim Barnett’a ‘ikiyüzlü elitist’ yorumunu yaptırdı. Sanki Amerika’da başarıya uzanan başmakları tırmandıktan sonra aşağıdaki hayat nasıldı, bunu hatırlamak imkansızmış gibi.”
Orta sınıfa yardımcı olmak
Gördüğünüz üzere, Warren zor durumdaki orta sınıfa yardımcı olmak için çalışıyor ama kendisi eğer savunduğu politikalar hayata geçerse daha çok vergi ödeyecek olan yüksek gelirli bir Harvard Profesörü. Sizce bunda ikiyüzlülük var mı?
Bence de yok.
Bu konuyu daha önce yazmıştım. Nedense politika dünyamızda eğer ekonomik bakımdan sana yararlı olmayan bir amacı destekliyorsan ikiyüzlüsün şeklinde bir algı oluştu.
Gerçekten çok tuhaf.
Dediğim gibi, bu görüşü George Washington üzerinden ele almayın deneyelim. İngiliz yönetimi altında durumu çok iyiydi. Geniş arazilere sahipti, kolonilerde sayılan bir adamdı.
Hayatı gayet güzeldi ama özgürlük adına bir isyan başlatmak için büyük risklere atıldı.
İkiyüzlünün tekiydi yani!
Ya da belki de, ülkesinin ihtiyaçlarını kendi konforundan önce düşünen erdemli bir yurttaştı.
Sağcıların bu argümanı kabullenmelerinin bir sebebi, ne zaman sağcılarla eşitsizlik ve vergi sistemine dair bir tartışmaya girmeye kalksanız derdinizin kıskançlık olduğunu iddia eden cevaplar alırsınız. Yani, sermaye kazançları vergisinin daha yüksek olduğunu söyleyen kimse, mutlaka zenginlerden nefret ediyordur.
O zaman kendileri nasıl böylesine zenginler?
Garip gelebilir ama, zenginlerden zengin oldukları için nefret etmeden de daha çok vergi ödemeleri gerektiğini, işçilerinin daha çok pazarlık gücü olmasını ve genel bazda onları bu kadar zengin kılmayacak politikaların Amerika’yı daha iyi bir ülke yapacağını savunmak mümkün. Ama tabii, bir liberal ve yüksek gelirli bir profesör/gazeteci olarak bunu söylemem normal, değil mi?
ARKA PLAN: İkiyüzlülük
Zengin bir avukat
Tüketici hakları konusunda uzman avukat ve Massachusetts’in Cumhuriyetçi Senatörü Scott Brown’ın senatodaki sandalyesinin Demokrat rakibi Elizabeth Warren, şu günlerde gelirine dair yeni ortaya çıkan bilgiler sebebiyle ikiyüzlülükle suçlanıyor.
Seçim kampanyasını yürüten komitenin üç aylık mali ifşaat raporuna göre Warren 2010 ve 2011 yıllarında eğitmenlik ve danışmanlık ücreti olarak 700 bin dolardan fazla kazanmış; buna ilaveten federal hükümet işlerinden altı haneli maaşlar almış ve danışmanı olduğu bir ulusal sigorta firması da ona 43 bin 938 dolar ücret ödemiş. Böylelikle Warren, Amerika’nın en yüksek gelirli yurttaşları grubuna dahil. Bu bilginin yayınlanmasından kısa süre sonra Brown’ın kampanya yöneticisi Jim Barnett, Warren’ı ‘ikiyüzlü bir elitist’ olmakla suçladı. Boston Globe gazetesinin 14 Ocak tarihli haberine göre Barnett, Warren’ın ‘sövüp saydığı yüzde 1’in bir parçası’ olduğunu düşünüyor ve ‘büyük sigorta şirketlerini orta sınıftan mağdurlara karşı savunarak on binlerce dolar kazanmaktan gayet memnun olduğunu’ da sözlerine eklemiş.
Aynı gazetede birkaç gün sonra yayınlanan bir Brian McGrory köşesinden öğreniyoruz ki Barnett ona bir e-posta atmış ve demiş ki: “Profesör Warren’ın burnu büyük elitistler arasında yaygın olan kötü bir huyu var, buna başkalarında eleştirdikleri davranışların aynısını uygulama deniyor.” Obama’nın özel danışmanlarından biri olan Warren, tüketicilerin mali haklarının korunması için federal düzeyde çalışan bir ajansın kurulmasına katkıda bulunmuş ve sık sık uluslararası şirketlerin yararına fakat sıradan işçinin zararına olduğunu söylediği kredi uygulamaları ve vergi kanunlarının aleyhine konuşmuştur. Senatoya seçilmek için zengin Amerikalılar’dan daha çok vergi alınması gerektiğini savunmuştur. İşçi sınıfından gelme bir zengin olan Warren’ın durumu kendisi kadar iyi olmayanların hakkını savunmasının ikiyüzlülük olduğu fikrine karşı çıkan yorumcular da oldu: Washington Monthly dergisinden Steve Benen, 20 Ocak’ta internette yayınlanan yazısında: “Zenginler, işçi sınıfından ailelere yardımcı olacak ekonomi politikalarını desteklediklerinde bu takdir edilesi bir davranıştır, ikiyüzlülük değil.”
Gerçek, tüm gerçek ve sadece gerçek
Anlaşılan o ki, politik gerçekler üzerine bir internet sitesi olan Politifact (politigerçek) şu kriterle hareket ediyor: O gerçek eğer Demokratlar’a yarıyorsa, gerçek değildir. 24 Ocak’ta senelik ulusa sesleniş konuşmasını yapan Başkan Obama dedi ki: “Son 22 ay dahilinde şirketler 3 milyondan fazla kişiye istihdam sağladılar. Geçen yıl, 2005’ten bu yana en çok istihdam yaratılan yıl oldu.” Bu doğru. Tartışmasız. Ama Politifact değerlendirmesine göre ‘yarı doğru’ çünkü aslında istihdam artışından kendine pay çıkarıyordu. Aslen kendine pay çıkartmadı ve öyle olsa dahi, gerçek gene gerçektir. Politifact’in ‘gerçek’ kelimesinin anlamını doğru bildiğinden emin değilim. Yorum yapanlardan biri güzel bir soru sormuş: “Bir politikacının açıklamalarının doğruluğunu kontrol etmek için nereye bakmalı?” Maalesef cevap o açıklamanın neye dair olduğuna göre değişiyor. Ekonomiye dair rakamların gerçekliği İş İstatistikleri Bürosu veya Ekonomik Analiz Bürosu gibi resmi kaynaklardan kontrol edilebilir ve bu resmi rakamların bir kısmı da St. Lois Merkez Bankası’nın harika veri tabanı F.R.E.D. dahilinde mevcut. Ancak sorunun daha genel cevabı şu ki: Nereye bakacağınızı bilmeniz lazım.
Politifact ve benzeri sitelerin var olma nedenleri, siz bir politikacının iddiasından şüphelendiğinizde işgücü, ticaret, suç veya herhangi bir alanın istatistik uzmanı olmak zorunda kalmayın diye bu çalışmayı okurlar adına yapmak. Ne yazık ki Politifact amacından sapmış durumda. Bir iddianın doğru olup olmadığını söylemek yerine hakem gibi davranmaya çalışıp, adil olduğunu düşündüğü bir yol izliyor. Bir politikacının söylediği şey tamamen doğru olsa dahi, yarı doğru olarak değerlendiriliyor çünkü Politifact’e göre politikacı bunu dile getirerek haksız avantaj kazanmanın peşinde.
Obama’nın istihdam açıklaması örneğinde, Politifact önce ‘yarı doğru’ derecelendirmesini yaptı ve sonradan ‘çoğunlukla doğru’ diye dereceyi yükseltti. Obama’nın söylediğinde gerçek dışı bir şey olduğundan değil, Politifact başkanın artışın onun sayesinde olduğunu ima ettiğini düşündü diye. Bu iki bakımdan çok yanlış bir tutum. Öncelikle, gerçekleri kontrol etme işinin işlevi gerçekleri kontrol etmek olmalıdır, gerçeklerin nasıl ifade edileceğine dair otorite kesilmek değil. Misyonlarını baltalamak şöyle dursun, böyle yapmak eylemi subjektif hale getiriyor. Dikkat edin, Politifact Obama’nın ne dediğini değil, ne ima etmeye çalışıyor olabileceğine dair kendi fikrini analiz ediyordu. Bırakın onu televizyon yorumcuları yapsın! İkinci olarak, bu tutum eylemi partizanlaştırıyor. Şu basit bir gerçek ki, bugünün Amerikan politika arenasında Cumhuriyetçiler gerçekler konusunda Demokratlar’dan daha çok saçmalıyorlar. Kurura bakmayın, durum böyle. Ancak Politifact partizan gözükmek istemiyor. Eğer sadece gerçekleri işleseler, sadece gerçekleri bildiriyoruz diyebilirler. Ama rollerini gerçek olarak ifade edilenlerin doğruluğunu araştırmanın ötesinde, gerçeklerin ‘uygun şekilde’ ifade edilip edilmediğini kontrol şeklinde belirlediklerinden güya ‘tarafsız’ olmak gereği hissediyorlar. Bu da Cumhuriyetçiler’in yalanlarına bahane bulurken Demokratlar’ın doğru ifadelerini eleştirme yolları aramakla sonuçlanıyor.
Acınası bir durum.
Paul KRUGMAN