




Otomotiv satışları hiçbir teşvik olmadan kendi dinamikleriyle sağlıklı bir trend yakaladı. Eylülde de satışların 60 bin sınırını aşması beklenirken, pazar 5 aydır 60-65 bine oturdu. Sadece rekor yılı 2005’te bu şekilde kesintisiz bir büyüme yaşanmıştı
Otomotiv piyasası eylül ayını da satışlar açısından memnuniyetle kapattı. Satışı artırmaya yönelik hiçbir teşvik uygulamasının olmadığı piyasa, kendi dinamikleriyle belli bir istikrarı yakaladı. Eylül ayı rakamları henüz ‘resmen’ açıklanmadı, ancak otomotiv sektörü bayram tatiline rağmen ağır ticari araçlar hariç 60-65 bin adet arasında bir rakam çıkmasını bekliyor. Bu rakam geçen yıl eylül ayında ulaşılan 81 bin adetlik satışın altında kalacak. Ancak geçen yıl eylül ayı ÖTV’de ikinci indirim döneminin son ayıydı ve birçok kişi ÖTV fırsatını kaçırmak istemediği için otomobile akın etmişti. Zaten bir sonraki ay, yani 2009’un ekim ayında satışlar 21 bine kadar gerilemişti. Geçen eylül ayında ise hiçbir teşvik olmadan 60 binlik sınır aşılmış oldu. Bu yıl mayıs ayındaki 59 bin 377 adetlik satış da 60 bin bandına dahil edildiği takdirde, eylül ayı üst üste 60 bin sınırının aşıldığı beşinci ay olacak. Bu durum da 2005 yılındaki rekorun egale edilmesi anlamına geliyor. 710 bin adetle ‘rekor’ yılı olan 2005’te mayıs ile eylül ayları arasında aylık bazda satışlar, üst üste beş ay boyunca 60 bin adedi geçmişti.
Büyüyen iç pazar cazibe merkezi yaptı
Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, eylül ayında 65 bin civarında satışın çıkmasını beklediklerini belirterek, “Geçen yılın altında, satışlar geriledi gibi yorumlara gerek yok. Geçen yıl ÖTV indirimi vardı. Bu yıl hiçbir şey yok. Çok olumlu” dedi. “Yılbaşında hiçbirimiz bunu beklemiyorduk. Tüketici piyasaya bir güven oluştuğunu bize gösterdi” diyen Aybar, şunları söyledi: “İkincisi Euro düşünce ortaya önemli bir marj oluştu. Bu marjın gereğini tüketiciye yansıtarak çok önemli fırsatlar çıktı. Özellikle finansman açıbından bankalar çok daha esnek davranmaya başladı. Faizler 1’in çok altına indi. Görülmüş faizler değil. Aylık taksitler küçüldü. Piyasada belli bir doymamışlık var zaten. Bütün bunlar şartlar oluşunca insanlar otomobillere yönelmeye başladılar. Önemli olan süreklilik olması. Gelecek için beklentilerimiz olumlu. Ülkenin bu potansiyeli var. Hâlâ bin kişiye 98 otomobil düşüyo. Yeter ki bir güvensizlik ortamı oluşmasın.”
YENİ ÜRETİM PROJELERİ İÇİN FIRSAT
İç pazarın büyümesinin yeni modellerin üretilmesi için fırsat yaratabileceğini kaydeden İbrahim Aybar “Ben Türkiye’nin bu anlamda cazibe merkezi olduğunu düşünüyorum. Türkiyede 20 çeşit kasa üretiliyor. 500 çeşit de geliyor. Ama yerlilerin aldığı pazar payı yüzde 30. Dolayısıyla Türkiye’de ne kadar çok çeşit üretebilirsek yerli otomobiller o kadar çok pazar payına ulaşabilir” dedi. Olumlu gidişin 2011 yılında da devam etmesini beklediklerini ifade eden Aybar “Bu yılki pazarın benzerini yaşayacağımızı düşünüyoruz. 700 binin üzerinde bir rakam çıkması öngörümüz” diye konuştu.
Kurdaki düşüş doğal teşvik oldu
Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Aykut Özüner, bu yıl özel bir teşvik olmadığı halde ekonomideki olumlu gelişmelerin genel etkisiyle kuvvetli giden bir pazarın ortaya çıktığını söyledi. Satışların arka arkaya bu kadar istikrarlı gitmesinin Türk otomotiv tarihinde pek görülmediğini ifade eden Özüner “Pazarda potansiyel var. Kredi faizleri düşük seviyelere geldi. Bankaların kredi verme iştahı arttığı zaman otomobil alma iştahı da artıyor. Kur doğal bir teşvik oldu. Geçen yıl ÖTV teşviği vardı, bu yıl kur ve faizler aynı etkiyi yaptı. Bu da daha sağlıklı bir etki yaptı” diye konuştu.
Sıfırcı hoca Ankara’nın sabrını taşırdı, yerli ...
Not kararında art niyet ararız derecelendirmemi...
Standart Poor'sun özür belgesi devletin raporu...
Sıfırcı hocadan ilk özür: Analistimiz acemi
Yargıtay, Doğan’ın beraat kararını oybirliğiyle...
Balıkesir'de asrın yolsuzluğu
Sıfırcı hocanın bankacılık notunda ‘teminat’ sk...
Memur zammında 3 alternatifli ödeme planı
Kara liste İstanbul’a taşınırken 179 bin kişiye...
Kimse kararı yutmadı