




Rekabet’in sorgu odasına giren otomotivciler, savunmalarını filmlerle yaptı. Önceki gün savunmada ‘12 Kızgın Adam’ı kullanan otomotivciler dün de ‘İspiyoncu’ filmini izletti.
REKABET Kurulu tarafından rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan 23 otomotiv şirketinin sözlü savunmaları tamamlandı. Önceki gün savunmaları alınan 17 şirketin ardından dün de 6 firmanın savunmaları dinlendi. Firmaların savunmalarında yine Amerikan sinemasından bir filmin gösterilmesi dikkat çekti. Önceki gün Renault savunmada ‘12 Kızgın Adam’ filminden alıntı yapmış ve filmin bir dakikalık bölümünü kurul üyelerine izlettirmişti. Dün de Tofaş temsilcileri ileri sürülen belgelerin, kanunun ihlaline yeterli olmadığını belirterek, ABD’li aktör Matt Damon’un başrolünde oynadığı ‘İspiyoncu’ filminden iki ayrı bölüm gösterdi. Filmin birinci bölümünde fiyat ile ilgili iddialara ilişkin Adalet Bakanlığı’nda yapılan savunmada, anlaşmayı çağıran unsurlar bulunmasına rağmen, ‘anlaşma’ kelimesi geçmediği için konunun ceza yönünden değerlendirilemeyeceği sonucuna varılırken, filmden gösterilen ikinci kesitte tamamıyla başka bir konuya ilişkin ‘anlaştık’ dedirtilerek, ilgili kişilerin ceza almaları sağlanıyor. Rekabet Kurulu Üyesi Murat Çetinkaya da filmin ardından, “Bu şekilde ‘anlaştık’ lafını bekliyorsak, Rekabet Kurulu olarak, tamam yandık diyorum o zaman ben de” dedi. Kurul üyesi Mustafa Ateş de “Peki buradaki, birinci film gibi mi oluyor, ikinci film gibi mi oluyor” şeklinde espri yaptı.
Neden buradayım bilmiyorum
Bu arada Tofaş CEO’su Ali Pandır savunmasında, birçok ülkede çalışmasına rağmen ilk defa Rekabet Kurumu’nun karşısına geldiğini belirterek, “Rekabet hukukunun çok daha kurumsallaştığı ülkelerde dahi böyle şey başımıza gelmemişti” dedi. Tofaş’ın bir kısım hisselerinin halka açıldığını, hakim hisselerinin de Koç ve Fiat grubu tarafından tutulduğunu hatırlatan Pandır, şunları söyledi: ‘’Benim de 31 yıldır otomotiv sektöründe geçen kariyerimde, yaklaşık son 20 yıla yakın dünyanın en büyük otomobil şirketi General Motors’da yönetici olarak 3 kıta 8 ülkede çalıştım, Amerika’da, Almanya’da, Singapur’da, Japonya’da, Tayland’da... Neden burada olduğumuzu ve neyle suçlandığımızı defalarca okumama rağmen, yabancı ortaklarımıza anlatmakta güçlük çekiyorum. Hukukun çok da kökleşmiş olduğu ülkelerde çalıştım, açıkçası şu anda suçlandığımız şeyleri suç teşkil edip etmediği benim için çok açık değil.” Pandır, halka açık olarak SPK’nın ilkelerine tabi olduklarını, söz konusu olan stok bilgisi, ileriye dönük satış hedefi gibi bazı konuların kurumsal yönetimde şeffaflık ilkesi dahilinde, kamuoyuna zaman zaman açıkladıkları konular olduğuna işaret etti. Pandır, çok titiz bir şekilde her rekabet kuralına dikkat ettiklerini, dikkat etmeye de devam edeceklerini söyledi. STAR ANKARA
FİRMALARIN GÖRÜŞÜ
Kanunlara titizlikle uyduk
Nissan Otomotiv Genel Müdürü Takahide Aibara da Nissan’ın faaliyet gösterdiği ülkelerde bütün kanunlarına uyduğu gibi Rekabetin Korunması Hakkında Kanun da dahil olmak üzere hiç bir kanun ihlalinde bulunmadığını vurguladı. Karsan adına savunmada bulunan Emre Sait ise Karsan’ın halka açık ve SPK denetimine tabi olduğunu belirtirken, şirketin kendi adına satış ve pazarlama faaliyeti olmadığını söyledi. Mercedes temsilcisi Avukat Gönenç Gürkaynak da Mercedes’in Euro üzerinden fiyatlandırma yaptığını belirtirken, Mercedes’in ÖTV indirimi yapabileceği tek ürün olan C 180 klasmanında her bir Euro’ya tekabül edecek şekilde indirim yaptığını kaydetti.
Final 19 Nisan saat 14.00’te
TÜM savunmaların dinlenmesinin ardından Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı, nihai kararın 19 Nisan 2011 Salı günü saat 14.00’te açıklanacağını bildirdi. Rekabet Kurulu, 9 Eylül 2009 ve 28 Ocak 2010 tarihli kararları uyarınca, motorlu taşıtlar pazarında faaliyet gösteren 23 teşebbüs hakkında, hedef ve stok bilgileri ile satış ve fiyat stratejilerini paylaşmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin belirlenmesi amacıyla soruşturma açmıştı. Soruşturma raporunda 19 teşebbüse ceza verilmesi gerektiği belirtilirken, ceza isteminin gerekçeleri şöyle sıralanıyor:
- ÖTV indiriminden 3 gün sonra 19 Mart 2009’da 13 firmanın katıldığı ve bulunan elektronik posta çerçevesinde ‘tüm markaların kısa vadede zam yapmayı planladıklarını’ açıkladıkları ve tamamına yakınının da fiyat artışına gittikleri toplantı,
- Haziran 2009’da gene ÖTV’de değişim üzerine 3 firmanın iletişimde olmaları,
- 2006 yılında 4 büyük teşebbüsün Euro kurundaki artışı fiyatlara yansıtıp yansıtmamaya yönelik görüşmeleri ve ardından fiyatlarını aynı gün artırmaları,
- 2008’de Euro’daki değişim üzerine 15 firmanın katıldığı iki ayrı toplantıda fiyat artışının olup olmayacağı tartışmaları,
- Çeşitli diğer fiyat, stok, hedef ve satış stratejisine ilişkin görüşmeler.
Sıfırcı hoca Ankara’nın sabrını taşırdı, yerli ...
Not kararında art niyet ararız derecelendirmemi...
Standart Poor'sun özür belgesi devletin raporu...
Sıfırcı hocadan ilk özür: Analistimiz acemi
Yargıtay, Doğan’ın beraat kararını oybirliğiyle...
Balıkesir'de asrın yolsuzluğu
Sıfırcı hocanın bankacılık notunda ‘teminat’ sk...
Memur zammında 3 alternatifli ödeme planı
Kara liste İstanbul’a taşınırken 179 bin kişiye...
Kimse kararı yutmadı