MEB, YÖK ve tasarım sorunu

MEB, YÖK ve tasarım sorunu Eser KARAKAŞ ekarakas@stargazete.com
MEB, YÖK ve tasarım sorunu
21 Mart 2010 Pazar

Son katsayı meselesinin hepimize bir şeyler öğrettiğini düşünüyorum.

Danıştay’ın eğitim-öğretim alanında yaşanan çağdaş gelişmelerin ne kadar dışına düştüğünü öğretti.

Danıştay’ın da içinde bulunduğu ama Danıştay’ı çok aşan bir çevrenin “erken yönlendirme” gibi sınai üretimin başat olduğu bir dönemin ilkelerine saplanıp kaldığını öğretti.

Siyasi kaygılar nedeniyle, yanlış yorumlanan bir laiklik ilkesi uğruna, eğitim-öğretim sürecinin en temel ilkelerinin, en temel hakkaniyet prensiplerinin ırzına geçilebileceğini öğretti.

Ama, bir de ülkemizin eğitim-öğretim sisteminin kapsamlı, bilgi ekonomisi çağının koşullarına uygun, cesaret, bilgi ve biraz da radikalizm gerektiren bir tasarıma ihtiyacı olduğunu gösterdi, öğretti.

YÖK’ün katsayı eşitlenmesi doğrultusunda attığı adımlar doğrudur.

Danıştay’ın diretmeleri sonucu bugün gelinen yer bile (0.15-0.12) yanlıştır, katsayı farkı tümüyle anlamsızdır, çağın gerektirdiği eğitim-öğretim anlayışına hizmet etmemektedir.

Ama, öte yandan, bir de sistemin bütününün, MEB ve YÖK’e bağlı öğretim aşamalarının “katsayısızlık” doğrusuna hazırlanmamışlığı gerçeği vardır.

Katsayı farkının sıfırlanması çabası, kendi başına çok doğru bir çaba, erken yönlendirme ilkesinden vazgeçildiği, daha çok erken yaşlarda çocukların anlamsız branşlaşmalara yönlendirilmediği, klasik lise, meslek lisesi, sayısal, sözel gibi doğrusu bugün ne gibi bir tasarıma tekabül ettiği bilinmeyen bir modelin terkedildiği bir genel ve yeni tasarım içinde daha anlamlı olabilecek bir konudur.

Yükseköğretim sisteminden, üniversiteye giriş sisteminden sorumlu YÖK, mesela katsayı konusunda, mesela yatay geçiş sisteminin çok esnekleştirilmesinde yönelik çok doğru modeller getirmeye çalışmaktadır ama bu yeni tasarım önermeleri acaba aşağıda MEB tasarımı yukarıda üniversite müfredatları ile uyum arzetmektedirler midir?  

Yazımın belki de en sonunda söylemem gereken konuyu şimdiden belirtmeye bir engel yok: MEB ve YÖK tasarımları arasında MUTLAKA ama MUTLAKA bir eşgüdüm mekanizması oluşturulmalı, hatta sistemin bütünü tek bir elden tasarlanmalıdır.

Bu eşgüdümden doğal olarak siyasi otoritenin birinci elden sorumlu olmasının akademik özgürlükle ilişkisi olmamalıdır.

YÖK’ün attığı çok olumlu adımların, katsayı farkının kaldırılması, yatay geçişlerin çok esnetilmesi adımlarının başarısı hem MEB (liseler) hem de YÖK (üniversiteler) düzeylerinde yeni bir yapılandırmayla, yeni bir tasarımla ancak mümkündür.

Çocukların daha 14 yaşında bambaşka müfredatlara yönlendirilmesi, anlamı çok kuşkulu sayısal-sözel ayırımları ortada durur iken birilerinin katsayı farkının kaldırılmasını eleştirmesi de toptan anlamsız olmayabilir.

Daha üniversite birinci sınıfta gençlere meslek dersleri verilebildiği anlamsız bir müfedat tasarımında da çok esnek bir yatay geçiş sistemini eleştirenleri kınamamak gerekebilir.

Yapılması gereken, doğrudur, katsayı farkını kaldırmaktır, yatay geçiş sistemini olabildiğince esnetmektir ama aynı zamanda beraberinde daha 14 yaşından başlayan saçma sapan branşlaşmaları kaldırmak, üniversiteyi bir meslek veren kurum olarak görmek alışkanlığından vazgeçmektir.

Temel eksik MEB ve YÖK sistemlerini birlikte şavullayacak yeni bir tasarımdır, bir eşgüdümdür.

Facebook Twitter



MEB, YÖK ve tasarım sorunu, Star Gazetesi Eser KARAKAŞ

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı



İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER