Katsayı ve siyaset

Katsayı ve siyaset Eser KARAKAŞ ekarakas@stargazete.com
Katsayı ve siyaset
21 Şubat 2010 Pazar

Bu yazı bir eğitim yazısı mı, yoksa siyasi bir yazı mı olacak doğrusu çok net bilemiyorum ama zaten hem eşyanın tabiatı gereği, hem de ülkemizin geldiği aşamada bu iki konuyu ayrıştırmak çok kolay değil.

Ayrıştırabilseniz dahi bu ne kadar doğru olur, o da belli değil.

Katsayı meselesinin siyasetle doğrudan, göbekten ilişkisi var ama bu ilişkiyi laiklik üzerinden kurmak bence çok hatalı bir bakış.

Zaten, Türkiye Devleti’nin laiklik ilkesinin korunması 0.13-0.15, ya da 0.3-0.8 katsayılarına, kaldı ise söylenecek tek şey “yandı gülüm, keten helva”.

Laiklik meselesini bu kadar hafife almak, bu meseleyi katsayılar üzerinden konuşmak, laikliğin korunması ile katsayılar arasında ilinti kurmak başlı başına bir komedi ya da belki trajedi.

Ama başka alanlar üzerinden katsayı meselesinin, 1998’den günümüze uygulanan sistemin siyasetle doğrudan ilişkisi var.

Bu katsayı farkını şapkadan çıkaranların ve şapkadan çıkan bu tavşanda ısrar edenlerin temel kaygısının imam-hatipler ve dolayısıyla da laiklik olduğunu hepimiz biliyoruz ama benim naçiz kanaatim bu uygulamanın, bu uygulamada bu denli ısrarın başta amaçlanan hedefin tam tersi sonuçlar ürettiği ve ileride daha da üreteceği.

Meseleyi madde madde sunmakta belki yine yarar var:

1- Katsayı uygulaması bir sınıfsal mücadeleye dönüşmüştür.

2- Çocuklarının 16 ya da 17 yaşlarında iş piyasasına girmelerine, çıraklık, kalfalık yapmalarına ihtiyaç duymayan aileler eğitim sisteminin bir bölümünü bu ihtiyacı duyan ailelerin çocuklarına kapatmak istemektedirler.

3- Eğitim sistemlerinin temel amaçlarından biri de doğuştan gelen toplumsal eşitsizlikleri yükseköğretim yoluyla törpülemektir, toplumda yaşama “sosyal engelli” başlayanlara asansör rolü oynamaktır.

4- Mevcut katsayı uygulaması bu sosyal asansörün kapısını “toplusal engelli doğanlara” kapatmaktadır.

5- Kapısı kapatılan asansörün önünde de rahmetli Cem Karaca’nın “İşçisin sen işçi kal” şarkısı bangır bangır çalmaktadır.

6- İşin en ilginç yanı da bu kapıyı kapatanlar, kapalı kalmasında ısrarcı olanlar, bu doğrultuda hukuku, yargıyı KULLANANLAR, kendilerine ilerici, çağdaş ve sosyal adaletçi diyebilmekte ya da kendini böyle görenlerin desteğine mahzar olabilmektedirler.  

7- Çevrenizde basit bir gözlem yapın; mevcut katsayı uygulamasını savunanlar, bu durumun sürmesini isteyenler, bu durumun sürmesi için yargıda parmak kaldıranlar arasında çocuklarını meslek liselerine, imam-hatip liselerine gönderen BİR KİŞİ bulabilecek misiniz?

8- Bir sosyal sınıfın, bir sosyal çevrenin insanları kendilerinden daha fakir, daha taşralı, aileleri daha eğitimsiz başka bir sosyal sınıfın, başka bir sosyal çevrenin çocuklarının geleceği hakkında, bu çocukların kendi çevrelerine yanaşmaması, kendi çocuklarıyla yarışmaması için mücadele etmektedirler, parmak kaldırmaktadırlar.

9- Sonra da, demokrasinin cilvesi ve tecellisi, bu yanlarına sokulmalarına dahi tahammül etmedikleri kişiler başbakan olunca “ayaklar baş oldu, laiklik elden gidiyor” deme cüretini gösterebilmektedirler.

10- Doğuştan kaynaklanan sosyal eşitsizlikler yükseköğretimle törpülenemeyince gelir bölüşümü daha da bozulmakta, siyaset daha da sertleşmekte, tabandan gelen tepkiler ve talepler sistemi daha da zorlamaktadırlar.

11- Laiklik için de çanlar ancak, bu tabandan gelen tepkiler ve talepler doğru yollara kanalize edilemez, sistem içinde çözümlenemezse, çalmaya başlar.

12- Cumhuriyet mitinglerinin cici beyleri, cici cici hanımları da böylece (mesela Danıştay’ın katsayı inadını alkışlayarak) kendi ayaklarına ateş etmektedirler.

Facebook Twitter



Katsayı ve siyaset, Star Gazetesi Eser KARAKAŞ

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı



İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER