



Yazımın amacı eğitim miktar ve niteliğinin istihdam etkileri değil; önce bunu söyleyeyim.
Batılıların en iyi yaptığı, bizlerin ise pek beceremediği şey kriz ortamlarında serinkanlı bir biçimde yakın geleceğe yönelik bilimsel öngörülerde bulunmak.
Bu yapılanın planlamayla hiç ilgisi yok; sadece yakın geleceğe yönelik sağlıklı öngörü ve bu öngörü doğrultusunda da daha sağlıklı kararlar almak.
ABD'de yapılan bir araştırma krizin başladığı 2008 senesinden on sene sonra, yani 2018 senesinde hangi sektörlerin istihdam kaybedeceğini, nerelerde iş bulmanın olanaksız olacağını öngörüyor.
Yazının başında da belirttiğim gibi söz konusu olan sadece tahminler, öngörüler; ama bunlar olmadan da karar almak imkansıza yakın.
Benim "Eğitim" yazımla bu konunun ne alakası var diye sorabilirsiniz; ama eğitim önemli bir iktisadi sektör ve bu sektöre yapılacak yatırım da bu eğitim sektörünün on sene sonrasının getirisi ile doğrudan ilişkili.
Şayet bir iktisadi sektör on sene sonra büyük çapta istihdam kaybedecek, küçülecek ise bu daralacak ya da adeta silinecek sektöre adam yetiştirmek için bugünden eğitim yatırımı yapmak çok yanlış olur.
Bu eğitim yatırımcısı devlet de olabilir, özel kesim de olabilir; önemli olan bugünkü yatırımın, özel ya da kamu, yarının kaynak israfına dönüşmemesi.
ABD'de yapılan araştırma 2018 senesinde büyük istihdam kaybı yaşayacak on sektörü belirliyor; bu sektörlere yönelik bugünden eğitim yatırımı yapmak belli ki çok yanlış.
Söz konusu sektörlerin ABD'de 2018'de çok gerileyecek olması bu sürecin başka ülkelerde benzer bir biçimde gelişeceğinin karinesi olarak da düşünülebilir.
Kan kaybedeceği anlaşılan sektörler şunlar:
1- Büyük perakende mağazacılığı; mevcut 1.56 milyon kişilik istihdamın yüzde 10.2'si
2- Yarı iletken üretimi; mevcut 437 bin kişilik istihdamın yüzde 33.7'si
3- Motor ve motor parçası üretimi; mevcut 544 bin kişilik istihdamın yüzde 18.6'sı
4- Posta hizmetleri; mevcut 748 bin kişilik istihdamın yüzde 13'ü.
5- Matbaacılık ve her türlü basım işleri; mevcut 594 bin kişilik istihdamın yüzde 16'sı
6- Kesme-delme aletleri üreten sanayi; mevcut 155 bin kişilik istihdamın yüzde 57'si
7- Kağıt gazetecilik; mevcut 326 bin kişilik istihdamın yüzde 24.8'i
8- Madencilik; mevcut 328 bin kişilik istihdamın yüzde 23.2'si
9- Akaryakıt işletmeciliği; mevcut 843 bin kişilik istihdamın yüzde 8.9'u
10- Telsiz olmayan telekom işletmeciliği; mevcut 666 bin kişilik istihdamın yüzde 11'i
Bu istihdam gelişmeleri hiç kuşkusuz dönüşen ekonomik yapının bir ürünü; öngörüler bire bir tutmayabilir ama trendin böyle olacağı kanımca çok belirgin.
Mesele sadece eğitim yatırımı meselesi de değil.
Türkiye'de bu sene yine yüzbinlerce genç meslek tercihi yapacak ve bu konuda da birilerinden tavsiye isteyecekler.
Bendenizin bu gençlere, şayet bana sorsalar idi, en büyük tavsiyem seçtikleri mesleğin on sene sonra geleceğinin nasıl olacağını iyi araştırmaları olur idi.
Motor, makine, madencilik gibi sektörler artık geçen yüzyılın sektörleri; posta ve telsiz olmayan telekom işletmeciliği gibi konuların dibe vuracağını görmek için bir iktisadi analize dahi gerek yok.
Önemli olan ise 2018 ve ötesinde hangi sektörlerin istihdam artışı yaşayacağını iyi tahmin etmek.
Eser KARAKAŞ