Bir yıl boyunca oyaladılar sonunda savcıya konuştum

29 Ocak 2012 Pazar
Bir yıl boyunca oyaladılar sonunda savcıya konuştum

Şok tehdit!

Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluğu ortaya çıkaran Cem Kiraz, STAR’a konuştu: Bir yıl boyunca bildiklerimi anlatmaya çalıştım, tehdit ettiler. Sonunda her şeyi savcıya açıkladım.

İZMİR Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon, 17 Nisan 2009’da işten çıkarılan Grand Plaza depo sorumlusu Cem Cevahir Kiraz’ın savcılığa yaptığı şikayetle başladı. Özel yetkili savcılığın soruşturması, belediye şirketinde 1 yıl çalışan ve seçimden sonra işten çıkarılan depo sorumlusu Cem Cevahir Kiraz’ın “Beni işten attılar. Seçim döneminde belediye şirketinden usulsüz olarak CHP seçim ofislerine sandviç dağıttılar” ihbarıyla başlatıldı. Usulsüz evraklara imza atmayınca işten atılan, bir yıl boyunca elindeki belgeleri kimseye vermemesi söylenerek yeniden işe alınacağı umuduyla oyalanan Kiraz, o günden bu güne birçok olumsuzluk yaşadı. Birçok tehditlere maruz kalan Kiraz, savcılığın verdiği kararla polis koruması altına alındı.

Sandviç iddiasıyla başladı

Cem Cevahir Kiraz, aradan geçen süreçte yaşadıklarını Star’a anlattı. Kiraz, seçimde kullanılan malzemeleri, seçimin ardından başka organizasyonlarda kullanılmış gibi gösterilmeye çalışılması üzerine itiraz ettiğini belirterek, “27 Şubat’ta ben ilk tutanağı gördüğümde masamın üzerinde, ‘Başkanın merkez seçim bürosuna’ diye bir tutanak altında, Yekta Orhan Saydam ile şoförün imzası bulunan bir tutanak vardı. Başkanın merkez seçim bürosu, Çankaya, yazıyordu üzerinde. Ben hemen Haydar Ballı’yı aradım, başkanın bürosuna malzeme gitmiş. Bunu niye biz yolladık dedim. Çünkü seçimden bir hafta önce seçim kanununu imzalattılar. Başkanın seçim harcamalarını belediye bütçesinden yapamayacağını, kendi bütçesinden yapacağını vesaire ben biliyordum. Sonra süreç böyle devam etti, bana malların giriş çıkışının halledileceği söylendi. Bu harcamaları başkanın yapması gerekiyordu ve ben buna itiraz etmiştim. ‘Sen karışma’ dediler. Depo bana zimmetliydi. 10 binlerce de açık vardı. Bir baskın yapılsa ne olacak diye düşünüyordum. Depodaki açık benim üzerimde gözüküyordu. Bana ‘bunları yavaş yavaş giydir’ dediler. ‘Bunlar giydirilmez başkan kullandı, ikincisi çok büyük rakamlar var bunları nereye yazacağız’ dedim. Genel Müdür Muharrem Derbentoğulları’na hiçbir belgeyi imzalamayacağımı söyledim. Derbentoğulları ‘önüne gelen her şeye imza atacaksın’ dedi ve suratıma telefonu kapattı.  Birkaç gün sonra da başka bir bahaneyle beni işten çıkardılar” dedi.

‘Seni yakarız’ diye tehdit ettiler

Kiraz, yolsuzluklardan Başkan Aziz Kocaoğlu’nun haberinin olmadığını düşünerek olan biteni anlatmak amacıyla belediyeye gittiğini belirterek, “Aradan geçen zamanda başkanın özel kalem müdürü Levent İşler’e gittim, durumu izah ettim. ‘Bu bana gösterdiklerini başkasına gösterirsen, tüm CHP örgütü bu işin içinde, bunu ortaya çıkarırsan seni yakarız’ dedi. Ben de çıktım gittim. Sonra başkanın arkadaşlarına ulaşmaya çalıştım, evine de gittim 6 saatten fazla bekledim. En son Türkegül Hanım’ın şoförü geldi, ‘Türkegül Hanım burada beklemenden rahatsız oluyor’ dedi. Bir tane mektup götürmüştüm durumu anlatan, dinlemezse bile mektubu okusun diye. Sonunda mektubu posta kutusuna bıraktım. Baktım hiç ses seda yok. Şu an şirketler koordinatörü olan Şükrü Parmaklı’ya gittim. O dönemde başkanın danışmanıydı, arkadaşı da olur aynı zamanda. Durumu izah ettim, ilgileneceğini söyledi, belgeleri aldı. Bir yıl boyunca durum böyle sürdü. CHP Genel Merkez’e de konuyu ilettim. Gürsel Tekin’in danışmanına gönderdiğim mailler hala bende duruyor” diye konuştu.

Babam kanserdi, evlenecektim

Grand Plaza’da çalıştığı dönemde birçok yolsuzluğa şahit olduğunu da anlatan Kiraz, “Üst düzey bürokratların şoförleri geliyordu, bilmem kim bey şarap istiyor, bilmem kim bey viski istiyor. Ben bunların hiçbir tanesini vermiyordum. Hatta bir gün bir kişinin şoförü içki istedi vermedim, ardından Muharrem Derbentoğulları beni aradı ‘Sen kimsin sen kimsin ki vermiyorsun’ dedi. Nereye yazacağım, kime irsaliye keseyim dedim, hatta benim irsaliyelerimi geçmiş dönemdekileri bulabilirlerse eğer, orada birkaç tane yazmışımdır, şu beye viski, şu beye şarap. Ben bilerek yazdım onları, bilinsin diye yazdım, alan kişiye de imzalattım. Onun haricinde gelen herkesin usulsüz mal alışını engellediğim için problemli oldum. Çok fazla sıkıntı çektim, bir yandan kendi sıkıntılarım vardı, babam kanserdi, kardeşim okuyordu, evlilik hazırlıkları yapıyordum, bir sürü sıkıntım vardı. Bir de işyerinde bu tip sıkıntılar ve en sonunda işsiz kalmak en kötüsü de bu zaten” diyerek yaşananları dile getirdi.

BAŞKANA ULAŞAMADIM, ANNEM CHP ÜYESİ

“Öyle bir düzen var ki başkanın yanına yaklaştırılmıyorum ya da olaylar farklı anlatılıyor. Demek ki bu iş böyle olmayacak, bu devletin savcıları var dedim. Ben de savcıya gideyim ama ben bir sene uğraştım. Annem CHP üyesi, rozetini Mehmet Ali Susam taktı. Ben bunları CHP’yi veya başkanı kötülemek, imajını zedelemek için yapsaydım, savcılığa polise gidip böyle gelin görün diye suçüstü yaptırırdım.”

ÜSTÜ KAPATILDI DİYE DÜŞÜNÜRKEN...

“Savcılığa gittikten sonra, uzun bir bekleme süresi oldu. Bir an bundan bir şey çıkmayacak, üstü kapatıldı diye düşündüm. O zaman Muharrem Derbentoğulları, ‘Kime şikayet ediyorsan et, istiyorsan Başbakana et’ demişti. Acaba dedim içimden. Ama ne zaman ki 2 Mayıs’ta operasyon oldu, ondan sonra 5 Mayıs’ta benim ismim çıktı. Sonra kendilerinin de itiraf ettiğini görünce çok rahatladım”

İftira atmadım vicdanen rahatım

Vicdanen çok rahat durumda olduğunu ifade eden Kiraz, “İçeride suçsuz insanlar var mıdır bilemem; ancak ben, 29 Mart 2009 yerel seçimlerindeki seçim harcamalarının Grand Plaza üzerinden yapıldığını ve bunun parasının daha sonra belediyeye ödettirildiği ile ilgili usulsüzlüğü ortaya koydum. Geri kalan ihaleleri bilemem, bir bilgim yok. Gördüğümüz kadar onlarda da bir şeyler var. Köfteci meselesini biliyorsunuz zaten. Genel Sekreter, köfteciyi rahatlıkla arayabiliyor, ‘gençleri yolluyorum 6 bin TL para ver, buna da fatura kes, gel belediyeden ödeyelim’ diyor. Ve buna kahkahalarla gülüyorlar, bu kadar rahat yapabiliyorlarsa benim vicdanım rahat, çünkü kimseye iftira atmadım, yalan söylemedim. Azaltmadım ya da abartmadım söylediklerimi, ben ispatlayamayacağım hiçbir şey anlatmadım” diye konuştu.

Hedef seçildim intikam alıyorlar

Hedef haline getirildiğini, kendisinden intikam alınmak istendiğini de dile getiren Cem Kiraz, “Ben, belediyede her şey çok iyi gidiyor, biz şöyle insanlarız, böyle insanlarız diyenlerin, bir köfte parasına bile tenezzül ettiğini ortaya çıkardım bir şekilde. Seçim harcamaları vesile oldu. O seçim döneminde giden sonuçta hepimizin cebinden gidiyor. Diğer tespit edilenler çok daha büyük rakamlar, ben bir şekilde bunların ortaya çıkmasına sebep oldum. O yüzden intikam almak istiyorlar, çünkü şikayetçi olan bir tek ben varım. Daha sonra müşteki olan kişi sendikayla alakalı olan biri ve tehdit edildiği için şikayetçi olan biri. Fitili ateşleyen ben oldum” diyerek sıkıntılarının devam ettiğini söyledi.

Dava açaCak

Hakkında birçok asılsız laflar söylendiğini, bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunup tazminat davası açacağını anlatan Kiraz, “Bu zamana kadar sustum, çünkü konuşmayacağım diye söz verdim birilerine. Hukuka güvenmek lazım, tek başıma mücadele ediyorum. Hakkımda yazılanlar var, beni AK Parti İl Başkanlığı’nda üç gün korumaya almışlar sözde. Sinirlerim bozuluyor. Ben CHP’nin genel merkeziyle de görüştüm. Gürsel Tekin’in danışmanıyla da mailleştim, mailleri duruyor. Kimse ‘Bizim bunlardan haberimiz yok, iftira ediliyor’ diyemez, hepsinin haberi vardı. Akıl hocaları kimse değiştirilmesi lazım. Mağdur olan çok insan var” şeklinde konuştu.

Facebook Twitter



Tarih:29 Ocak 2012 Pazar

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER