
Çok sayıda kitap ve makalesi bulunan, diğer yandan Uluslararası Müslüman Alimler Birliği Başkanlığını yürüten Kardavi, geçtiğimiz hafta Mısır’da yayımlanan El Yevm gazetesine verdiği uzun mülakatta, İran’daki Şii mercilere sert eleştiriler yöneltmiş ve İran’ı, ‘Sünni toplulukları işgal etmekle’ suçlamıştı.
Mülakatında, İran'ın Sünni toplulukları Şiileştirmek için büyük paralar harcadığını ve eğitimli kadroları görevlendirdiğini öne süren Kardavi'nin bu sözleri İran’da büyük yankı buldu.
Önde gelen Şii din adamları Kardavi’ye tepki gösterirken, yarı resmi haber ajansı Mihr'in bir yetkilisi ise, Kardavi’ye ağır ithamlarda bulundu.
Katar’da yaşayan Kardavi, yazılı bir açıklama yaparak hakkındaki suçlamalara cevap verdi ve Şii mercilere yönelik eleştirilerinde ısrar etti.
Kardavi, Kuds el Arabi, Şark el Evsat gibi önde gelen Arap gazetelerinde geniş yer bulan açıklamasında, bütün farklı mezhep ve fırkalarla rağmen daima ümmetin birliğine inandığını ancak bazı ‘kırmızı çizgilerin’ ihlal edilemeyeceğini vurguladı.
Kardavi, bunlar arasında Sahabe’ye sövülmesi ve Şiiliği Sünni topluluklar arasında yaymaya çalışmayı gösterdi.
İranlı din adamları Muhammed Hüseyin Fazlullah ile Ali Teshiri’nin eleştirilerine karşın daha önce dile getirdiği görüşlerinde ısrar eden Kardavi, Şii mezhebine aslı itibarıyla karşı olduğunu belirtti ve Şiiliği ‘bid’at’ olarak nitelendirdi.
Kardavi, İran’ın Sünnileri Şiileştirme çabalarına karşı çıkmasına rağmen, İran’ın barışçıl amaçlı nükleer teknolojiye sahip olmasına her zaman destek verdiğini, ABD’nin İran’a tehditlerine de bütün gücüyle karşı çıktığını ve ABD’nin saldırması halinde İran’ın yanında yer alacaklarını söylediğini hatırlattı.
Ayetullah Fazlullah’ın, “Kardavi’nin, Müslümanları dinlerinden çıkarmaya çalışan misyonerler ve Hıristiyanlara karşı çıktığını duymadık” şeklindeki suçlamasına yanıt veren Kardavi, bu suçlamanın asılsız olduğunu ve misyonerlik faaliyetlerine yönelik tepkisini, bütün konuşmalarında dile getirdiğini söyledi.
Şiilere yönelik eleştirileyile İslam dünyası içinde fitneye yol açtığı ithamlarına da yanıt veren Kardavi, bütün ömrü boyunca İslam dünyasının birliği için çağrıda bulunduğunu ancak bu yaklaşımdan, ‘gözünün önündeki tehlikeyi görmezden geleceği’ anlamı çıkarılamayacağını vurguladı.
Mihr haber ajansının, ‘Hahamların baskısı altında böyle konuşuyor’ ithamına da cevap veren Kardavi, “İsrail düşmanı olması ve intihar saldırılarına fetva vermesi nedeniyle Siyonist lobinin her zaman kendisine düşman olduğunu, diğer hükümetlere baskı yaparak o ülkelere girişini engellediğini savundu.
İngiliz hükümeti, konuşmalarında kin ve nefreti yaydığı gerekçesiyle Kardavi’ye vize vermezken, ABD hükümeti de, 1999 yılından beri ülkeye girmesini yasakladı.
Gözlemciler, İkinci Lübnan Savaşı sırasında Lübnan'daki Şii Hzbullah örgütünün İsrail ordusuna karşı büyük başarı sağlamasının, Ortadoğu'da Şiiliğe ilgiyi artırdığını belirtiyor. Öte yandan İran hükümetinin de, bu yönde yoğun faaliyetlerde bulunduğu ifade ediliyor.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
YARSAV fişledi biz de aldık
Ülkücü paradigmanın iflası
Ben hepinizin annesiyim
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Bedri ile Fazıl
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa