




Suriye ordusu, başkent Şam’ın banliyölerinin kontrolünü yeniden ele geçirirken Esad, Rusya’da muhalefetle görüşmeyi kabul etti. Esad’ın ailesini ise yurtdışına kaçırmaya çalıştığı iddia edildi.
İsyancılara karşı önceki gün büyük operasyona girişen Suriye ordusu, başkent Şam’ın kenar mahallerinin kontrolünü yeniden ele geçirirken, 50 tank eşliğindeki 2 bin askerle muhalifler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 61 kişinin öldüğü belirtildi. İki gün süren çatışmaların ardından Şam’ın doğusundaki yerleşim birimlerinin denetimini ordunun ele geçirip muhalif askerleri püskürtmesi üzerine Özgür Suriye Ordusu militanları bölgeden çekilirken, üyelerinin ortadan kayboldukları belirtildi. Ancak örgüt bölgedeki varlığının devam ettiğini savundu. Kemal adlı bir muhalif Reuters’e, Özgür Suriye Ordusu’nun taktiksel çekilme yaptığını anlattı. Bölgede ordunun ev ev baskın yapıp gözaltılar gerçekleştirdiği son haberler arasında.
Bu arada şiddetin durması için çözüm planı geliştiren Arap Birliği, 5 Şubat’ta yine bir araya gelip Suriye’yi görüşecek. Bir çözüm girişimi de Rusya’dan geldi. Suriyeli yetkililerin, muhalefetle, Moskova’da gayriresmi görüşmelere başlamayı onayladığı açıklandı. Rus Dışişleri bildirisinde, ‘ön koşulsuz gayrıresmi temaslar için, Suriyeli yetkililerle muhalefete, kendileri için uygun bir sürede temsilcilerini Moskova’ya gönderme teklifi yapıldığı’ aktarılıp ‘Şam’ın teklifi olumlu yanıtladığı, muhaliflerin onaylacaklarının umulduğu’ belirtildi.
Muhalifler görüşmeyi reddetti
Ancak bünyesinde en büyük muhalif grupları barındıran Suriye Ulusal Konseyi’nin Başkanı Burhan Galyun, Esad gitmeden Suriye rejimi ile müzakerenin mümkün olmadığını söyledi. Galyun, “Suriye’de demokratik hükümete geçiş konusundaki her türlü müzakere için Esad’ın istifası şart” dedi.
Ailesinin firarını muhalifler önledi
Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın eşi ve çocuklarını yurtdışına kaçırma girişiminde bulunduğu iddia edildi. Mısır gazetesi El-Masri El-Yum’a açıklama yapan Suriye muhalefetinden bir kaynak, firar girişiminin isyancılar tarafından engellendiğini yazdı. Esma Esad ve çocuklarının güvenlik güçleri eşliğinde Şam Havalimanı’na geldiği sırada, yolda giderken Özgür Suriye Ordusu militanlarının taciz ateşiyle karşılaşan konvoyunun tekrar saraya dönmek zorunda kaldığı belirtildi.
SURİYE’DEKİ TÜRK ÖĞRENCİLERDEN YÖK’E MEKTUP
Suriye’deki üniversitelerde okuyan Türk öğrenciler can güvenliklerinin olmadığını belirten bir mektup yazarak YÖK’e gönderdiler. Öğrenciler mektupta Suriye yönetiminin öğrenciler üzerinde baskı kurduğunu ve üniversitelerde “Şebbiha” adı verilen silahlı sivillerin sayısının arttığını belirttiler. Suriye’de Mart ayında başlayan ve durdurulamayan olaylar her gün yeni bir boyut kazanıyor. Sivil halka yönelik baskı ve şiddetin arttığı ülkede her geçen gün Türklere de baskılar artmaya devam ediyor. 28 Aralık 2011’de Şam’da meydana gelen ve onlarca kişinin ölümüne neden olan intihar saldırısının ardından üniversite de okuyan Türk öğrenciler can korkusu yaşamaya başladı. Patlamanın Şam Üniversitesi’nin 300 metre yakınında olması öğrencileri biraz daha endişelendirdi. İçlerinde bulundukları duruma dikkat çekmek için Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)’e mektup yazan öğrenciler, yetkililerden yardım beklediklerini duyurdu.
Okulda öğrenci kadar asker var
Mektupta, üniversitede öğrencilerin birbirlerine silah doğrulttuğu, başörtülü öğrencilerin yönetim karşıtı oldukları gerekçesiyle tecavüze kadar varan saldırılara maruz kaldığı ve üniversitelerde bellerinde silahla dolaşan “Şebbiha” denen sivillerle öğrenci sayısının neredeyse eşitlendiği ifade edildi. Yaklaşık 30 T.C. uyruklu öğrencinin imzası bulunan mektupta, Suriye büyükelçiliğinin öğrencilerin içinde bulundukları duruma kayıtsız kaldığı öne sürüldü. Mektupta şu ifadeler yer aldı: Suriye’de okuyan T.C. uyruklu öğrenciler olarak inanıyoruz ki arkamızda devletimiz olduğu sürece bizi hiç kimse ne ölümle tehdit edebilir ne de sıtmaya razı etmeye kalkışabilir. Şam Büyükelçiliğimizin yazılı ve şifahi şikayet dilekçelerimize başından itibaren kayıtsız kalması ve buradaki yetkililerin konu hakkında çözüm önerisi getirmeyi bir kenara bırakın Suriye’deki T.C. uyruklu öğrenci sayısından bile bihaber olması bu inancımızı kırmaya yetmez. Ancak BİMER ve Dışişleri Bakanlığımız vasıtasıyla makamınıza yönlendirilen şikayet dilekçelerimizle alakalı olarak henüz bir çözümün hayata geçirilmemiş olması bizleri ciddi bir çıkmazda bırakmaktadır.”
TÜRKİYE’DEKİ ÜNİVERSİTELERE GELMEK İSTİYORLAR
Öğrenciler, Suriye’deki olayların eğitim-öğretim hayatlarını kesintiye uğrattığını ifade ederek, yetkililerden can güvenliklerinin sağlanmasını istedi. “Beklentimiz bir imtiyaz değil, can güvenliğimizle ilgili ortaya çıkan ciddi sıkıntılar sebebiyle donma noktasına gelen eğitim-öğretim hayatımıza Türkiye’de uygun görülecek kurumlarda devam edebilmektir” diyen öğrenciler bu konuda adım atılmasını talep etti.
SURİYE’DEKİ OLAYLAR DAHADA SÜRECEK
Öğrenciler mektupta, “Suriye’de eğitim-öğretim gören T.C. uyruklu öğrenci sayısının 50 kişiyi geçmeyeceği ve buradaki olayların malumunuz olduğu veçhile Mısır, Libya ve Tunus örneklerindeki gibi kısa-vadeli olmayacağı göz önüne alınırsa, yaşadığımız sıkıntının rahatlıkla çözümlenebileceği ve acilen çözümlenmesi gerektiği her türlü tartışmadan aridir. Dolayısıyla konu hakkında ilgili makamların uyarılması, ivedi tedbirler alınması ve bu tedbirlerin yürürlüğe konması hususunda gereğinin yapılmasını arz ederiz” ifadelerini kullandı.
İLK YÜKSEK RÜTBELİ MUHALİF SUBAY HARMUŞ İDAM EDİLDİ
esad yönetimine başkaldıran ilk yüksek rütbeli subay olan ve ‘Özgür Subaylar Tugayı’nı kuran Hüseyin Harmuş’un geçen hafta idam edildiği iddia edildi. Suriye İnsan Hakları Birliği bir askeri kaynağa dayanarak yayımladığı bildiride, ‘hava istihbarat servisinden bir tugayın, yetkililer tarafından gözaltında tutulan Harmuş’un vurularak öldürülmesine ilişkin kararı geçen hafta uyguladığını’ belirtti. Bir dönem Türkiye’ye kaçıp Hatay’daki kampta kalan Harmuş’un idam haberini Özgür Subaylar Tugayı doğrulamadı.
Öte yandan muhalif Suriye Ulusal Konseyi üyesi Mahmud Osman, Esad rejimi için biçilen en uzun sürenin 5 ay olduğunu kaydetti.Suriye’de sivil itaatsizlik başladığını belirten Osman, ‘’Esad destekçisi kentlerde bile halk, devrime inanmış görünüyor. Ordu kendi halkına kurşun sıktığından psikolojik olarak yorgun. Suriye Ulusal Konseyi halkın yüzde 80’ini temsil edebilecek nitelikte. Esad için biçilen en uzun süre 5 ay’’ dedi.