



İstanbul’da camiler ve köprüler yıkılıyor, Ayasofya yerle bir oluyor... Türk sinemasının korku filmlerinin üstadı Hasan Karacadağ Dabbe 2’de korku sinemasının kurallarını tekrar yazıyor
Korku türü, sinemanın vazgeçilmezlerindendir. Üstelik köklerini dinsel mitlerden alır. Vampirler, şeytan, dünyaya geri dönen rahatsız edilmiş ruhlar ve zombiler bu türün vazgeçilmez öğeleridir. Exorcist-Şeytan, Poltergeist-Kötü Ruh, The Omen-Kehanet gibi filmler aklımıza ilk gelen isimler. Bu üç filmin de Hıristiyan mitleriyle büyük ilgisi vardır. Filmlerdeki karakterler en kötü durumlarda Hıristiyan öğretilerine sarılarak kurtulurlar. Mesela kana susamış bir vampir kurbanını boynundan tam ısıracakken ortaya bir haç çıkar ve vampir kaçar, kurban kurtulur. Biz de izleyici olarak koltuğumuzda otururken bir oh çekeriz. Bu aslında o korku öyküsünün ait olduğu toplumun, inancının bir propagandasıdır. Hatta birçok kilisenin Hollywood’da bu tür yapımlara mali destek sağladığı bilinir.
Türk sineması ise bu tür konularda yaşadığı eksiklikleri korku türünde de sonuna kadar yaşar. Hasan Karacadağ’a kadar neredeyse kendi dini motiflerine kök salan bir korku filmi seyretmedik. 2005’te Dabbe, 2007’de Semum ve bu hafta vizyona giren Dabbe 2 bu anlamda ilk orijinal korku filmleri ulusal sinemamız için. Karacadağ’ın bir de korku türünü tekrar yaratan Uzakdoğu sinemasının önemli ülkelerinden Japonya’da aldığı eğitim ve tecrübe düşünüldüğünde filmlerinin ayrıcalıklı olmasının sebebi daha iyi anlaşılır. Dabbe 2’yi seyretmeden önce yaptığımız küçük sohbette Karacadağ filminin 15 yaş sınırı aldığını yeni öğrenmişti ve buna haklı olarak tepki gösterdi. Filmi seyrettikten sonra 15 yaş değil de 13 yaş sınırı almasının daha doğru olacağını ben de kabul ettim. Yönetmen Karacadağ bu yaş sınırının 15 olmaması için bazı sahnelerde korku veya kanlı görüntüleri kendi kendine geriye çektiğini belirtti.
İSTANBUL’DA KÖPRÜ YIKILIYOR
Filmin bir özelliği de görsel efektlerinin başarısı. Bülent Doruker ve Abdullah Ercan’ın yaptığı efektler gerçekten dikkat çekici. Özellikle İstanbul’da camilerin ve köprünün yıkılışı bizim şimdiye kadar görmediğimiz bir cesaret gerektiriyor. 2012 filminde bütün kutsal mekanların yıkılıp Kabe’nin yıkılmadığıyla ilgili haberleri hatırlarsanız. Bir Türk filminde Ayasofya’nın yıkılma görüntülerini filmde kullanmak Karacadağ’ın cesareti olsa gerek.
Filmin konusuna gelince... İnternet yoluyla tüm dünyaya hızla yayılan ve her eve giren Dabbe, ona eşlik eden cinler ve bilinmeyen gölge varlıklar dünyadaki tüm elektromanyetik sistemleri ve interneti ele geçirerek son saldırı için göklerden gelecek bir işareti beklemektedirler. Kuran’da Duhan suresinde belirtilen ve aniden göklerden inecek olan ürkütücü kıyamet alameti Duhan artık yeryüzüne doğru hareket etmeye başlamıştır. İstanbul’da son saatin yaklaştığından habersiz ve kendi dünyalarında sessizce yaşayan bir grup insan, kara bir felaketin arkasına gizlenmiş, sır varlıklarla karşılaşmanın dehşetini yaşayacaklardır.
• Filmin Adı: Dabbe 2
• Yönetmen: Hasan Karacadağ
• Oyuncular: Sefa Zengin, Deniz Olgaç, İncinur Daşdemir, Leyla Göksun, Muharrem Dalfidan
• Tür: Gerilim
Orada bir ev var adada
Hakkı Kurtuluş ile Melik Saraçoğlu’nun ilk yönetmenlik denemesi olan Orada dikkat edilmesi gereken bir yapım. Hem çekimleri hem de yönetmenlerinin daha olgunlaşmamış ama ümit vaat eden sinema dilleriyle izleyenleri sükûtu hayale uğratmayacak bir film. Üstelik kadrosu da çok iyi isimlerden oluşuyor. Dolunay Soysert, Sinan Tuzcu, Erol Günaydın ile Füsun Erbulak filme çok büyük değer katıyorlar.
Filmin açılış sahnesi renkleriyle ve vuruculuğuyla çok önemli. İntihar eden bir kadının sırrını film ilerledikçe öğreniyoruz. İntihar eden kadının iki çocuğu 30’lu yaşlarının başında bir hayat muhasebesine girerler. Babaları ise yıllardır annelerinden ayrı Büyükada’da münzevi bir hayat yaşamaktadır. Yaşlı babayı canlandıran Erol Günaydın o bilindik rengiyle bize farklı zevkler vermeyi sürdürüyor.
SARSICI SAHNELER VAR
Yönetmenler bazı sahneleri öyle ayrıntılı işlemiş ki sinemanın bu yönü bizi kendine çekiyor. Mesela annesini defneden kişinin hocayla girdiği ilişki ve bütün o sahne takdire şayan. Dolunay Soysert’in canlandırdığı karakterin ise annesini son yolculuğa göndermeden önceki yıkama sahnesi bütün gerçekliğiyle izleyiciyi şoke edecek. Bu tür sarsıcı sahneler art arda akarken filmin finaline doğru, özellikle Erol Günaydın’ın ortaya çıktığı sahnelerden sonra filmin dilinde bir sapma olduğunu söylemeliyim. Bu da yönetmenlerin hanesine bir eksi olarak yazılıyor.
• Filmin Adı: Orada
• Yönetmen: Melik Saraçoglu, Hakkı Kurtuluş
• Oyuncular: Dolunay Soysert, Sinan Tuzcu, Bahtiyar Engin, Füsun Erbulak, Erol Günaydın
• Tür: Dram
Haftanın diğer filmleri
Betty Thomas’ın yönettiği ve Zachary Levi, David Cross ile Jason Lee’nin oynadığı Alvin ve Sincaplar 2 animasyon ve kurgu filmi başarıyla birleştirip küçük izleyicileri sinemaya bekliyor.
Peter Billingsley’in yönettiği ve Vince Vaughn, Jason Bateman, Jon Favreau ile Faizon Love’ın oynadığı Arızalı Çiftler, romantik komedi sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.
Ruben Fleischer’in yönettiği ve Woody Harrelson, Jesse Eisenberg, Emma Stone ile Abigail Breslin’in oynadığı Zombieland, korku ile komediyi başarılı bir şekilde birleştiren bir yapım.
Serdar AKBIYIK