



SİNEMA TARİHİNE ADINI YAZDIRDI
Sinemacılık kariyeri ta 1950’lerin ortasına giden Duru, sinemaya ilk olarak oyunculukla başlar. Bu kariyeri senaryo yazarlığı, yönetmenlik ve yapımcılıkla da devam ettiren Duru, 1970’lerde Sovyetler Birliği’yle de sinemacılık alanında ortak çalışmalar yapar, işbirliğine gider. 1964’te başladığı yönetmenliğini, 1967’de, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Zalimler filmiyle En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini alacak bir noktaya taşır. Bir yıl sonra yine aynı festivalde, bu kez İnce Cumali ile En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini toplar. 1972’de, bu kez Adana Altın Koza Film Şenliği’nde Kara Doğan ile En İyi Yönetmen payesini alacaktır. Yılmaz Duru, Sovyetlerle olan film ilişkilerini, senaryosunu Nazım Hikmet’in eserinden Azeri yönetmen Ejder İbrahimov’un oluşturduğu ve yönettiği Ferhat ile Şirin’le, kendi kurduğu Tuğra Film olarak ortak yapımcı ve oyuncu olarak geliştirir. Bu ilişki yine oyuncu ve yapımcı olarak, 1988’te ünlü Türkmen yönetmen Hocakulu Narlıyev’in, Türk dünyasının büyük yazarı Cengiz Aytmatov’dan uyarladığı Mankurt (Gün Uzar Yüzyıl Olur’la) devam eder. Bu film daha sonra 1991’de, Vahşetin Davulları adı altında yeniden değerlendirilir. Türk sinemasında benzer durumların ortaya çıktığı vakidir. Yine Duru’nun yönettiği 1974 yapımı Silah Elinde Kardeş, 1976’da Silah Kardeş Elinde adı altında piyasaya sürülecektir.
Yılmaz Duru’nun oyuncu olarak rol aldığı ve isimleriyle bile kimi kültürel kodlara göndermeleri olan bazı filmlere bakacak olursak, Şeyh Ahmet’in Gözdesi (1955), Beni Şafakta Vurdular (1957), Mahşere Kadar (1957), Bir Dilim Ekmek (1958), Ayrı Dünya (1961), Sepetçioğlu (1961), Süleyman Çelebi (1962), Şeytan Bunun Neresinde (1962), Beyoğlu Piliçleri (1963), Bekarlık Sultanlıktır (1963), Kurşunum İmzamdır (1964), senaryosunu da yazıp yönettiği Erkekler Ağlamaz (1964), aynı zamanda yönettiği Ekmek Kavgası (1965), Allaha Adanan Toprak (1967), Kaderim (1967) ve Dövüşe Dövüşe Öldüler (1974) göze çarpmaktadır.
Yönettiği filmlerin bazılarından da bir göz atacak olursak, Kanun Kaçakları (1970), Adaletin Bu mu Dünya (1971), Acı Pirinç (1972), Beyaz Kurt (1972), İblis (1972), Kükreyen Arslan (1977) önümüze çıkar. Son filmini yönetmen ve oyuncu olarak 1996’da ‘Dünya Kadınla Güzel’le gerçekleştiren ve 1997’de Antalya Film Festivali’nde ‘Hayat Boyu Onur Ödülü’yle taltif edilen Yılmaz Duru, iniş çıkışlarıyla bir devre mührünü vuran Yeşilçam sinemasının temsil niteliğindeki mensuplarından biri olarak sinema tarihimizdeki yerini alacaktır.
İhsan KABİL