Sinemanın gizli kahramanını kaybettik

Sinemanın gizli kahramanını kaybettik İhsan KABİL ikabil@stargazete.com
Sinemanın gizli kahramanını kaybettik
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Yaz aylarının sinema camiası bakımından kayıplara giden yürüyüşü devam ediyor. Geçen yaz kaybettiğimiz rahmetli Yücel Çakmaklı ve Halit Refiğ’den sonra Ajans 1400’ün kurucularından Ahmet Bayazıt ağabeyi de baki aleme uğurladık. Yine birkaç yıl önce kaybettiğimiz şair Erdem Bayazıt’ın kardeşi olan Ahmet ağabey, kültür-sanat hayatımıza velud katkılarda bulunan Kahramanmaraş doğumlu ve Edebiyat, Diriliş ve Mavera dergilerinin izinde bir avuç münevver insandan biridir.

 Sinemayla pratik ilgisi 1975-81 yılları arasında prodüktör olarak bulunduğu TRT’de kurulur. 1977’de, Prag’da düzenlenen TV Filmleri Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü alan ve Rasim Özdenören’in bir hikayesinden uyarlanan, Yücel Çakmaklı’nın yönettiği Çok Sesli Bir Ölüm’de prodüktör olmasının yanında belki de daha önemlisi sanat yönetmenliği yapmıştır. Sanat yönetmenliği, sinema için çok önemli bir yapım alanı ama aynı zamanda o denli de gözden uzak kalan bir dal. Ahmet ağabey de derviş meşrep yapısıyla sanki sanat yönetmenliğinin bu niteliğine uygun olarak hep arka planda kalmayı yeğlemiş, asla öne çıkmak istememiştir. Bu yapımla Yücel Çakmaklı ile başlayan işbirliği birçok yapımda devam etmiş, bu çalışmaların estetik değerleri üzerinde gözardı edilmez bir tesiri olmuştur.

YÜCEL ÇAKMAKLI İLE ÇALIŞTI

 Bu beraberliğin bazı meyvelerine bir bakacak olursak, yine aynı yıl, yine edebiyatta bir estet olarak niteleyebileceğimiz Rasim Özdenören’den bir uyarlama olan Çözülme; Necip Fazıl’dan uyarlama, 1977 yapımı Bir Adam Yaratmak (ki seyredenler sanat yönetmenliği bakımından ne kadar zor bir uyarlama olduğunu görür); 1978’de, Tarık Dursun K.’dan uyarlanan diziler Denizin Kanı ve Bağrı Yanık Ömer’le Güzel Zeynep; 1980’de Turan Oflazoğlu’nun tiyatro eserinden dizileştirilen IV. Murat hemen göze çarpar. Bu yapımlardaki incelikli dramaturjide hiç şüphesiz Ahmet Bayazıt’ın da büyük katkıları vardır ve sinemanın bir ekip işi olduğunun da en büyük ikrarı gibidirler. Yücel Çakmaklı-Ahmet Bayazıt beraberliği, ortak bir zihniyet dünyasına da işaret eder. Bu yakınlık, 1989’da Tarık Buğra’nın senaryosuyla çekilen ve Sütçü İmam’ın esarete karşı verdiği mücadeleyi işleyen sinema filmi Sahibini Arayan Madalya ile devam eder.

ÇOCUK DİZİSİ DE YAZDI

Çocukların dünyasına da sıcak bir ilgiyle yaklaşan Ahmet ağabey, Okan Uysaler’in TRT’ye yaptığı çocuk dizisi Çocuk ve İnanç’ın senaryosunu Hüseyin Öztürk ile yazmıştır. Yine Uysaler’in bir diğer çocuk dizisi Kuş Sayfaları, Bayazıt’ın rikkatli çalışmasının bir örneğidir.

Bayazıt’ın sinemada yapımcı olarak bulunduğu diğer çalışmaları belgesel türünde ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında Afganistan, Afganistan; Taşa Güzelleme; Güneş, Ay, Yıldız; Üç Dinin Kutsal Kenti; Bir Osmanlı Üçlemesi; Ölüler Şehri öne çıkan yapımlar olarak göze çarpar.

Büyük bir kütüphanesi bulunan ve bu yönüyle tam bir kültür insanı ve mütefekkir olan Ahmet Bayazıt’ın ince ruh dünyası, herhalde bu dünyada yitip giden büyük değerlerimizden biri olacaktır.

Facebook Twitter



Sinemanın gizli kahramanını kaybettik, Star Gazetesi İhsan KABİL

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı



İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER