



Oğlum büyüdükçe bana kişiler arası iletişim konusunda dersler vermeye başladı: “Anne ikimiz de aslında aynı şeyi söylüyoruz ama birbirimizi hiç anlamıyoruz.”
Anne, bu sabah gittiğimden daha farklı döndüm eve!” dedi Kerem. “Hah” dedim içimden, “Şimdi sıkı bir diyalektik dersi geliyor galiba!” Ben ne olacak diye beklerken Kerem çantasını çıkarıyor ve bana komutlar veriyordu. “Gözlerini kapat ve ben aç deyinceye kadar açma! Kapalı, kapalı, kapalı, açık!” Gözlerimi açtığımda karşılaştığım, oğlumun kocaman bir mağaranın girişine benzeyen, olabildiğince açık ağzıydı. Meğer, üçüncü dişi düşmüş bizimkinin. Tam o anda, sabahki diyalogumuzu hatırladım. Kerem dişlerini fırçalamaya başlıyor, rötüşları ben yapıyorum.
- Aaanne, dişimi acıttın yine!
- Afedersin oğlum. Galiba, yine bir dişin çıkıyor!
- Hayır anne, yine dişim çıkmıyor, öndeki dişlerimden biri sallanıyor!
- Diş çıkması hem yeni bir dişin geldiğini anlatmak için kullanılabilir, hem de sallanan dişin düştüğünü anlatmak için. Ben de dişinin sallandığını ve düşeceğini kastetmiştim.
- O zaman anne, ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz ve birbirimizi anlamıyoruz!
Haaaayııır, sabah sabah kişiler arası iletişim sorunları üzerine dersler almaya hazır değilim. Hele yakında beş yaşına basacak oğlumdan, hiç. O yüzden “Haklısın oğlum bu aslında birçok insanın sorunu! Hadi geç kalıyorsun, çantanı al bakalım!” deyip konuyu kapattım.
Küçük kız başka konuyu açtı, “Anne ben de geç kalıyorum, çantam nerede!”
Abisi bir süredir yaz spor okuluna gidiyor. Çok da mutlu, yüzüyor, tenis, futbol ve basketbol oynuyor, dans ediyor. Neler yaptığını ondan mı öğreniyoruz? Hayır elbette. Öğretmenleri anlatıyor. Çünkü Kerem yine “Aman anne, bunları konuşmayalım şimdi” havalarında. Bazen fena halde gıcık oluyorum. İnsan çocuğuyla bu yaşta iki çift laf edemeyecekse ergenlikte ne yaşayacak merak ediyorum? Hemen tecrübe sahibi bir iki arkadaşa başvurmalıyım.
EĞLENCESİ BİTİYORMUŞ
Yaz okulu demişken bir süredir evde kalmanın keyfini çıkaran oğlum, ilk bir iki sabah hiç beklemediğim tepkiler verdiği okula çok çabuk alıştı. İlk günler ağlamış kapısından girerken.
“Ben bu kadar uğraşayım özgüveni olsun, yeni ortamlara rahat alışsın diye, sen ağla e mi oğlum!” dedim Hakan bunu anlatınca.
Neyse yeni çevresine alışması iki gün sürdü. Üçüncü gün onu almaya gittiğimizde, bizi gördüğüne hiç de sevinmedi. Başkasının çocuğu annesinin kucağına atlıyor, Kerem sırtını dönüp oyuna devam ediyor. “Ah, çocuk işte, gelmek istemiyor galiba!” diyerek durum toparlamaya çalıştım ama gelin bana sorun.
O gün eve gelince “Bizi gördüğün zaman sevinmiyorsun galiba oğlum!” deyince aldığım cevap vurdu beni. “Aslında evet anne çünkü orada çok eğleniyorum!” “E biz gelince eğlence mi bitiyor?” diye sorma gafletinde bulundum. Cevap tek kelimeydi: “Evet!”
Annenin ajandası
Suyla yapıştırsınlar!
YAPIŞTIRICI sektöründe 125 ülkede 600 milyon tüketiciye ulaşan UHU, yaklaşan okul sezonuna özel birbirinden değişik solvent içermeyen, su bazlı yapıştırıcı serisini tüketicilerin kullanımına sunuyor. Su bazlı ürünlerin üzerinde ‘Solvent içermez’ yazılı ‘yeşil nokta’ sayesinde UHU okul öncesinde, ilk ve orta dereceli okullarda güvenle kullanılabiliyor.
Büyüyünce bisiklet olacak
DÜNYACA ünlü oyuncak mağazaları zinciri Imaginarium’un en çok satan ürünlerinden üç tekerlekli bebek arabası, bebeğinizin yaşı ilerleyince onunla birlikte değişiyor ve bisiklete dönüşüyor. 3x3 Comfort Evolution, altı aylıktan beş yaşa kadar rahatlıkla kullanılabiliyor. Çocuğun gelişimine adapte olan araba, bebeğinizin ilk adımlarından sonra şekil değiştiriyor ve üç tekerlekli bisiklet haline geliyor. Çok fonksiyonlu ürünün fiyatı ise 349 TL.
A’dan Z’ye okula hazırlık için
İLK ders zillerinin çalmasına çok az bir zaman kala çocukları ve ebeveynleri alışveriş telaşı sardı. Mağaza mağaza dolaşmak istemeyen anne babalar Marks & Spencer’dan çocuklarının her türlü ihtiyacını karşılayabilir. Rengarenk okul çantaları, ayakkabılar, ütü gerektirmeyen gömlek ve bluzlar, su tutmayan pantolon, etek ve montlar uygun fiyatlarla sizi bekliyor. Leke tutmayan kumaştan üretilen giysiler ayrıca kullanım kolaylığı da sağlıyor.
Dilek meyveleri olgunlaşıyor
CAPITOL Alışveriş Merkezi, gelenekselleştirdiği Dilek Ağacı projesiyle bu yıl Artvin’de bin 50 çocuğun dileğini gerçekleştirecek. Dilek Ağacı projesi, Anadolu’daki ihtiyaç sahibi çocuklarla Capitol AVM ziyaretçilerini buluşturan bir köprü görevi görüyor. Önce seçilen köylerdeki çocukların dilekleri toplanıyor. Sonra bu küçük dilekler, kapalı birer dilek kağıdına kendi el yazılarıyla yazılmış olarak Capitol AVM’de kurulan Dilek Ağacı’na asılıyor. Daha sonra da duyarlı Capitol ziyaretçileri, bu ağaçtan seçtikleri bir dilek kağıdını alarak bu hayalleri gerçeğe dönüştürebiliyor. Bu dilekleri gerçekleştirmek için bir tık da yetebiliyor, bilgiler www.capitol.com.tr/dilek_agaci.php adresinde.
Halime Sürek KAHVECİ