



29. Uluslararası İstanbul Film Festivali 3 Nisan’da başlıyor. 200’den fazla filmin gösterileceği etkinlikte bu yıl yeni bir bölüm hazırlandı: Antidepresan. Bu bölümde festival kalitesinde tam 10 komedi filmi yer alıyor
İstanbul’un ve Türkiye’nin en hareketli, en canlı, uluslararası alanda en çok ses getiren etkinliği başlıyor! 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali 3-18 Nisan günleri arasında gerçekleştirilecek. Festival’in 22 bölümünde 57 ülkeden 243 yönetmenin 200’ün üzerinde filmi gösterilecek. Radu Mihaileanu’nun Paris’te Son Konser filmiyle açılıp Oliver Stone’un Borsa: Para Asla Uyumaz’ı kapanacak olan bu yılki programın odak noktasında Ortadoğu ve İstanbul yer alacak.
Emek Sineması olmadan nasıl geçecek bu festival, destekçileri arasında yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir ve Beyoğlu Belediyeleri nasıl içlerine sindiriyorlar sinemaseverleri Emeksiz bırakmayı. Bir yetkili kurum da ortaya çıkıp Emek’e neler olduğuna ilişkin bir açıklama olsun yapmıyor kamuoyuna. İstanbul Film Festivali Yönetmeni Azize Tan, basın toplantısında haklı olarak bu konu üzerinde durdu.
İÇ AÇICI DEĞİL AMA ZİHİN AÇICILAR
Festival ekibi belki kendi çektikleri sıkıntılardan esinlenerek belki programdaki filmlerin genel niteliğine bakarak bize yeni bir bölüm armağan etti: Antidepresan. Saf saf “Bu filmler sakinleştirecek mi bizi?” diye sordum Azize Tan’a. “Güldürecek” dedi; “Bunlar festival kalitesinde komediler.” Tam 10 tane. Festivalin bu kısmı eğlenceli geçecek geçmesine ama Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE’in verileceği Sinemada İnsan Hakları bölümünde iç açıcı değil zihin açıcı filmler izleyeceğiz.
NTV Belgesel Kuşağı yapımları ise taze Oscarlı Koy, sokak sanatçısı Banksy imzalı Çıkışlar Hediyelik Eşya Dükkanından, Michael Winterbottom ve Matt Whitecross’un çektiği Şok Doktrini’nden başlayarak birer koltuk zımbası!
Yedi film 70 yeni filme değer
Festivalde bu yılın ustası ise yedi filmi “Sınıf ve Güç” başlığı altında toplanan Joseph Losey, ki bu yedi film bile yetmiş yeni filme bedel! Ustalar deyince hemen ödüller gelir akla: 29. İFF’in Sinema Onur Ödülleri bir gülüşüyle yakan Kadir İnanır’a, kurgu ustası Mevlut Koçak’a ve ünlü yönetmen Feyzi Tuna’ya verilecek. Yaşam Boyu Başarı Ödülleri’nin sahipleri ise Mussolini’nin gençliği anlatan operavari filmi Vincere’yi de izleyeceğimiz Marco Bellocchio ile Altın Lale Jürisi’nin başkanlığını da üstlenecek olan Klaus Maria Brandauer olacak.
Yenilikler ve başlangıçlar
İstanbul Film Festivali, 2010 Avrupa Kültür Başkenti oluşumuzu “İstanbul: İçeriden ve Dışarıdan” bölümüyle kutluyor. Sinemanın yaratıcıları olan Lumiere Kardeşler’in Haliç’te yaptıkları kaydırma hareketinden ibaret kısa film ve Tod Browning’in 1920 yapımı sessiz korku klasiği İstanbullu Bakire’nin yanı sıra aralarında meşhur Topkapı’nın da bulunduğu 13 filmle bu kentin her daim cazibe merkezi oluşuna tanıklık edeceğiz. Ayrıca Sinema Yazarları Derneği’nin son 30 yılın en iyi ilk filmlerini değerlendirdiği listeden beş film seçilerek “İyi Bir Başlangıç: 30 Yılın En İyi İlk Filmleri” bölümünü oluşturdu. Tarantino’nun Rezervuar Köpekleri, Jane Campion’ın Sweetie, Coen Biraderler’in Kansız’ı, Haneke’nin Yedinci Kıta ve Lars von Trier’in Suç Unsuru filmleri de gösterilecek.
Alin TAŞÇIYAN