Önce kızdırıp sonra özür diliyorlar

20 Mart 2010 Cumartesi
Önce kızdırıp sonra özür diliyorlar

Önce kızdırıp sonra özür diliyorlar

Pelin Batu, Tarihin Arka Odası programında yaşanan krizler nedeniyle son günlerin çok konuşulan isimlerinden biri oldu. “Programda konuklarımız bile konuşamıyor. Söz kesmek, programın formatı oldu” diyor

Bir televizyon programında olmayacak gariplikler yaşanıyor şu aralar... Murat Bardakçı, Erhan Afyoncu ve Pelin Batu’nun bir araya geldiği Tarihin Arka Odası programındatarih değil Pelin Batu konuşuluyor. Bir yayında uyudu, bir diğerinde ağlayarak stüdyoyu terk etmeye kalkıştı... Batu’yla olanları konuştuk.

l Tarihin Arka Odası programı projesi size geldiğinde programdan nasıl bahsettiler?

Tarih zevk aldığım bir konu olduğu için çok düşünmeden kabul ettim. İlk programımızda Erol Şadi Erdinç vardı, onu özlüyorum. Ama, ilk zamanlardan beri pek bir şey değişmedi. Son iki üç haftadır sadece ben biraz ön plandayım.

l Bir programda uyudunuz.

Kimileri rol yaptığımı yazdı, kimileri Murat Bardakçı ve Erhan Afyoncu’yu protesto ettiğimi ima etti ama işin gerçeği çok basit: Sabah saat 5.30 olmuş, altı saattir Anadolu’daki tarikat tarihinin ilk elli yılı tartışılıyor. Bir iki dakika gözlerimi kapattım, daldım gittim. Gergin değil huzurlu ve rahattım. Haftanın üç gününü farklı bir ilde geçiriyorum, tezimi yazıyorum, film hazırlıklarım var, o yüzden bazen vücudum atıyor.

l Fikirlerinizi açıklayamadığınızı düşünüyor musunuz?

Evet. Konuklarımız bile konuşamıyor. Söz kesmek, programın formatı oldu.

l Neden konuşmanıza müdahale ediliyor?

Bu bana has bir tavır değil ama bana yapılınca, daha rahatsız edici oluyor. Murat, Erhan’ın lafını da kesiyor ama o, sözünü almayı başarıyor. Oysa ben atak, cazgır bir insan olmadığım için yapamıyorum. Agresif olmayı da sevmiyorum.

l Tarih bilginizin yeterli olmadığı söyleniyor.

Hiçbir zaman tarihçi olduğumu iddia etmedim. Programda olmamın amacı, öne çıkarılan tarihlere, belgelere, kaynaklara farklı açıdan bakabilmek.

l Sizce  güzel olduğunuz için mi oradasınız?  

Hiçbir zaman kendimi kanıtlamak, ‘entelektüel’ veyahut ‘donanımlı’ olduğumu göstermek gibi bir derdim olmadı. İster istemez, belli yaftalamalar oluyor. Toplumumuzun ataerkil bir yapıya sahip olduğunu biliyoruz. Böyle düşünmeleri normal.

l Programdan ayrılmayı düşünüyor musunuz?

Hayır. Söyleyecek sözlerim var.

l Peki bu olayları aileniz nasıl değerlendiriyor?

Babam programın saatleri dolayısıyla seyretmiyor. Annem en sadık izleyicim, o da zaman zaman, ‘kızım, tehlikeli sularda yüzüyorsun, dikkatli konuş’ diye uyarıyor. Gergin günler yaşıyoruz.  

l Çevredeki insanların tepkisi ne oluyor?

Genellikle çok güzel mail’ler alıyorum. Ama çok çirkin mail’ler de geliyor. Son programlardan sonra, ‘Ermeni tohumu, nasıl üzülürsün onlara, Ermenistan’a git’ tarzında şeyler geldi ne yazık ki.

BARDAKÇI ÇOK RENKLİ BİRİ

l Son programda neler oldu?

Genelde sakin bir insanım, beni çileden çıkaran tek taraflılık oldu. Erhan Bey, güzel bir şekilde görüşlerini belirti, ama benim görüşüm onunkiyle hiç örtüşmüyor. Her zamanki laf kesmeler üst üste binince patladım. Reklam arasında konuğumuz Dikran Bey kalmamı rica etti. Stüdyonun dışında Murat Beyle konuştuk ve kalmaya karar verdim. 

l Program dışında Bardakçı ile aranız nasıl?

Gayet iyi. Murat Bardakçı çok renkli ve esprili biri. Onunla konudan konuya uçarak saatlerce konuşabilirsiniz. Yeri gelince benden özür diliyor.

l Bazı insanlar babanızın sayesinde bir yerlerde olduğunuzu düşünüyor.  Ne söylemek istersiniz?

İnsanları çekirdek gibi tüketmeye çok alıştık, bunun bir parçası olmak can sıkıcı. Yaptıklarım, yazdıklarım ortada. Seven sever, sevmeyen sevmez.

l Bundan sonraki tavrınız nasıl olacak?

Programımız, tuhaf bir şekilde Türkiye’nin psikoloji ve sosyolojisinin bir aynası oldu. Ama unutmamak lazım, sükut önemli. Umarım, birbirimizi daha iyi dinlemeye başlarız.

Yeni film yolda

l Programa nasıl hazırlanıyorsunuz?

Her hafta bir ya da iki kere kütüphaneye gidiyorum. Konuyla ilgili literatürü tarıyorum, farklı tezleri ve çalışmaları topluyorum ve not alarak metinleri okuyorum. Program başına dört ya da beş kitap okuyorum.

l Başka çalışmalarınız var mı?

Nisan ayında bir filme başlıyorum. Tezim üzerine çalışıyorum. Şiirler de toplanıyor. Herhalde önümüzdeki seneye biter.

FATMA KARAMAN

fatmak@stargazete.com

Facebook Twitter



Tarih:20 Mart 2010 Cumartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER CUMARTESİ HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER