




Biri keman, diğeri viyola, bir başkası kontrbas, klavye çalıyor. Beş kişilik bu orkestra kadınlardan oluşuyor. İlk albümleri Sim’i geçen ay çıkartan Tuğçe Renda ve Orkestrası elemanlarıyla konuştuk.
ASLI GÜR aslid@stargazete.com
Beş kişilik bir orkestra düşünün... Aralarında keman, viyola, klavye hatta kontrbas çalan da var. En büyük özelliği kadınlardan oluşması. Ankara’da kurulan ve Sim adlı ilk albümlerini çıkaran Tuğçe Renda ve Orkestrası’ndaki kadınlar kendi duygularını, kendi dilleriyle anlatıyor, bu yüzden ortaya çıkan müzik kadın zarafetini en iyi şekilde ortaya koyuyor.
Onlara hayat doğuştan kolay
Orkestranın kurucusu ve solisti ise Tuğçe Renda. Keman çalan ve Karabük Üniversitesi’nde eğitmenlik yapan Renda, müziğe yedi yaşındayken Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin çocuk korusunda başlamış. On yaşında konservatuara başlayan ve kendini keman sanatçısı olarak geliştiren Renda, kendini bildi bileli müzikle iç içe olduğunu anlatıyor: “Beş yaşındayken elimde mikrofon kendi top 10 listemi yapar, kaydederdim. Anaokulunda müzikle ilgili pek çok gösteri yaptım. Bir gün gazetede çocuk korosunun sınav ilanını gördük ve o ilan benim hayatımı değiştirdi. Müziğin mesleğim olacağını belirleyen dönüm noktası oldu. Keman ise hayatıma 10 yaşındayken girdi. Şimdi hayatımda yokluğunu kaldıramayacağım tek şey kemanım olur.”
Müzik alanında eğitimini tamamlayıp kendini geliştirdikten sonra albüm hazırlığına giren Renda, konserler için bir orkestra kurmak zorunda kalmış. Kendi orkestrasını kurarken sadece kadınlarla çalışmak istediğine karar veren Renda, grubu kurmanın çok kolay olduğunu anlatıyor: “Grup üyelerinin her biri arkadaşım zaten. Dolayısıyla or- kestrayı kurmak zor olmadı. Ekibimde sadece kadınlar olsun istedim çünkü erkeklere hayat zaten doğuştan kolay. Toplumsal sorumluluklar da eklenince kadının işi çok zor. Sahnemde kadının önceliği, ayrıcalığı olsun istedim. Zaten albümde Aşk Adamı, Mantık Evliliği, Erkek Evi diye şarkılar yapıp bunları erkeklere çaldırmak samimiyetsiz olurdu. Kadın duygusunu kadın anlatmalıydı, bu yüzden orkestrama erkek istemiyordum. Şarkıları çalarken kendi hikayelerimizi bulduğumuzu ve rahatladığımızı hissediyoruz. Kadınlar hakkında herhangi bir şeye müziğim dokunup yararlı olabilirse bu da ekstra bir kazanç olur benim için.”
Rujumu unuttum derdi bitti
SİM adlı dijital albümün tüm söz ve müzikleri Tuğçe Renda’ya ait. Renda, yaptıkları müziğin doğaçlamaya çok uygun bir armoniye sahip olduğunu söylüyor. Orkestranın tamamı kadınlardan oluştuğu için provalar sırasında çok keyifli anlar geçirdiklerini belirten Renda “Rujumu unuttum, tokam yok gibi dertler bitti. Çünkü her şeyin beş tane yedeği var. Provalar çok ahenkli ve keyifli geçiyor. ‘Bana bir la verir misin tatlım?’, ‘Tabii şekerim’ gibi diyaloglar geçiyor aramızda. Her şey kadın zarafetinde, tam istediğim gibi ve çaldığımızda ortaya çıkan duygu bizi anlatıyor. Çok tuhaf bir iç enerjisi var orkestranın ve benim buna kesinlikle ihtiyacım var” diyor.