İman tahtasına neşter vurulmaz!

26 Kasım 2011 Cumartesi
İman tahtasına neşter vurulmaz!

İman tahtasına neşter vurulmaz!

Başlıktaki bu söz İki Yüzlü Estetik adlı kitabında plastik cerrahinin yan etkilerini anlatan Dr. Ziya Şaylan’a ait. Şaylan, günümüzde göz renginin değiştirildiği ve sarkmaların kemik çimentosuyla giderildiği ameliyatların artacağını söylüyor. 

İnci Döndaş / idondas@stargazete.com

33 yıl yurtdışında görev yapan, halen ABD Washington’da da çalışmalarını sürdüren Dr. Ziya Şaylan, İki Yüzlü Estetik adlı kitabında estetik ameliyatların yan etkilerini masaya yatırıyor. “Herkes burada takmış pembe gözlüklerini, işin iyi tarafını görüyor. 2008’de New York’ta karın germe gibi estetik ameliyat yüzünden beş kişi öldü. Türkiye’de de ölümler yaşanıyor” diyen Şaylan, kapağında mimar eşi Lale Şaylan’a ait resmin bulunduğu kitabında estetik ameliyatların tehlikeleri konusunda uyarılarda bulunuyor.

Doktorlar estetik ameliyatlar konusunda Türkiye’de nasıl?

İstanbul’dakiler para canlısı. Biz Ankaralı doktorlar daha insaflıyız. Bana bir hasta gelmişti, memesine protez koymamı istedi. ABD’de hastalara ‘Gidin bir ikinci görüşü de dinleyin’ deriz. Bu hastaya da onu söyledim, hasta bana ertesi gün telefon açtı ‘Dün gece yarısı falanca doktor beni ameliyat etti’ diye. Benden çıkıp akşam 20.00’de başka bir doktora gitmiş, doktor onu gece yarısı ameliyat etmiş. Gece yarısı ameliyathaneler temiz olmaz, tecrübeli narkozcu ve iyi ameliyathane hemşiresi bulamazsınız. O hasta birkaç hafta sonra yeniden geldi, mikrop kapmıştı.

Kitapta estetik ameliyatların zararlarını anlatıyorsunuz. Siz de bu işi yapan bir kişi olarak kendinizi baltalamıyor musunuz?

Yaşım icabı bir problemim yok. Beni bilen biliyor. Benim de kötü vakalarım oldu, her vaka iyi olacak diye bir şey yok. Zaten mesele bu; yüzde bir komplikasyon bile artık fazla! 

En fazla komplikasyon veya ölüm hangi estetik ameliyatta yaşanıyor?

Acemi doktorun yaptığı her ameliyatta... Bu iş bir eğitim meselesi. Türkiye’de eğitim çok az. Doktorlar kitaptan okuyarak ameliyat yapıyor. Pratik kurslar düzenlenmiyor. Bunun ismi  ‘learning by doing’ yani yaparak öğrenmek. Hastalar kobay değil. 

Herkese neden aynı ameliyat uygulanır?

Bu da eğitim noksanlığından geliyor. Doktorlar maalesef bir burun öğreniyor, herkese aynı burnu yapıyor. Hastalar, kız kardeş gibi sokakta dolaşıyor. Doktorun terzi gibi çalışması, o bedene göre burun yapması lazım. Türkiye’de estetik yok! Bu ülke Rönesans geçirmedi. Sokağa çıkın güzel hiçbir şey yok eski konaklar ve camilerden başka. Ben Amerika’da eğitim alırken bizi güzel sanatlar müzelerine gönderirlerdi. Türkiye’de ancak son 10 yıldır sanat müzeleri var.

Kemik çimentosu kullanılıyor

Ameliyatsız 10 yıl geriye gidilebilir mi?

Gidilebilir. Bir yöntem var, yüzü asitle yakıyorlar, bir hafta maske ile dolaşıyorsunuz. Eski yüz deriniz düşüyor, altından yenisi çıkıyor. 10-15 yıl genç-leştiriyor. Türkiye’de hala yüz geriliyor, ABD’de dolgu yapılıyor. Yaşlanmak demek yüzden madde kaybı anlamına geliyor. Yani yüzünüzde doku kayboluyor. Çene ufalıyor, dişler gevşiyor. Artık hepsi dolduruluyor. Bu da ameliyat değil, iğneyle yapılıyor. Amerikalılar ‘Germe doldur’ diyor.

Neyle dolduruluyor?

Ortopedistlerin kullandığı kemik çimentosunun eritilmiş hali çene ve elmacık kemiklerine enjekte ediliyor. Burun bile yapılıyor. 

Kitapta “İman tahtasına neşter vurulmaz” diyorsunuz. Hangi estetik ameliyatları yapmazsınız?

Göğüs ön duvarına yapılan kesiler (meme ve kalp ameliyatları) çok kötü iz bırakıyor bu nedenle göğüs ön duvarını kesmek arzu edilmez. Çünkü kötü iyileşiyor. Bel inceltmek için kaburga çıkarmam. Mesela koltuk altı terlemesin diye ter üreten siniri kesmeye karşıyım. Sinir kesilince diyafram felci olabilirsiniz, solunumda rahatsızlık yaşayabilirsiniz.

Yaşlanmak güzel değil mi? Nereye kadar genç kalacağız?

Erken yaşlanmak bir hastalıktır.  Erkekler daha şanslı. Masallarda kadınlar yaşlandı mı cadı veya üvey anne oluyor, erkekler ise bilge insan, danışılan dede oluyor.

Yüzünüz genç görünüyor olabilir ama iç organlarınız yaşlı.

Hepsi kökhücre tedavisiyle gideriliyor. Avustralya’da şeker hastasına kökhücre veriliyor insüline ihtiyacı bitiyor, Parkinson hastasının eli titremiyor.

Estetikte en yeni ameliyat veya uygulama nedir?

ABD’de son iki haftadır lazerle göz rengi değiştiriliyor. Lazerle kahverengi yeşil veya mavi yapılıyor. Lazerle, gözdeki pigment hücrelerini yakıyorlar. Zararları henüz bilinmiyor, belki vardır.

Başka?

Kök hücreyle cilt gençleştiriyoruz. Kanı alıyoruz, içindeki büyüme hormonlarını alıp yüze enjekte ediliyor.

Gün gelecek estetik ameliyatlar demode mi olacak?

Ameliyatların devri bir gün geçecek. Bugün yüzde 24 olan estetik uygulamalardaki ameliyat oranı 2060’da yüzde 3’e düşecek.

Yaşı eller ele veriyor. Ele estetik yapılıyor mu?

İyi olmuyor, yapıldı ama başarılı olmadı. Damarlar bağlandı, vücut başka damar buldu onu genişletti. Yağ enjekte ediliyor, onun kalıcılığı ise dört-beş ay. Annemin çok güzel  elleri vardı. Devamlı zeytinyağı ve limon sürerdi. En doğal yöntem.

Dosya:http://85.111.20.14/icerik/111125-103335-e3.jpgAngelina’nın dudağı herkese olmaz

İdeal bir yüz söylemenizi istesem?

Benim için öyle biri yok. Saçma şeyler dolu piyasada. Mesela gelip ‘Bana Angelina Jolie’nin dudaklarını yapın’ diyorlar. Angelina Jolie’nin annesi melez, adalı. Bakın çocukluk resimlerine aynı dudaklar. Hastalar bazen mantıklı değil. Bir hasta geldi, ünlü bir isim, tek bacağında fazla olan yağı aldırmak için gelmiş... Baktım bir bacağı diğerinden kısa! Bacağından yağ alınmaması gerektiğini, ayakkabısının topuğunu yükseltince meselenin düzeleceğini söyleyince kızdı bana. Eşimi bile aramış ‘Kocan bana topal dedi’ demiş.

Facebook Twitter



Tarih:26 Kasım 2011 Cumartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER CUMARTESİ HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER