




Şarkıcı Hadise giyimi, saçı ve makyajıyla en çok konuşulan, merak edilen ünlüler arasında. Onun bu tarzını belirleyen ise genç bir tasarımcı, kız kardeşi Derya Açıkgöz. Açıkgöz, ablası Hadise’nin tokasından çorabına her şeyiyle ilgileniyor, alışverişi birlikte yapıyorlar. İki kardeş ilk kez Star Cumartesi için bir araya geldi.
Hale Ceylan Barlas
- Derya Hanım, ne kadar zamandır tasarımlar hazırlıyorsunuz?
Derya Açıkgöz: Çocukluğumdan bu yana modaya her zaman çok meraklıydım. Bu nedenle yurtdışına gittim ve orada üç yıl moda eğitimi aldım. Okulu bitirince ablam Hadise ile çalışmaya başladım. İlk başlarda kendi zevkim için yapıyordum fakat şimdi profesyonel anlamda sevdiğim işi yapmak büyük mutluluk.
- Kardeşinizle çalışmayı siz mi istediniz?
Hadise: Derya ilk kez benimle çalışıyor ve ablası olarak onu her konuda yönlendirebiliyor, ona yardımcı olabiliyorum. Derya’nın hiç tecrübesi yoktu. Bir yıldır da benimle çalışıyor. Fakat bence bu bir yıl içinde büyük adımlar attı. Ayrıca benimle çalışması da onun için büyük bir avantaj ve tecrübe. Şimdi kardeşim giyeceğim her kıyafetten sorumlu.
- Kıyafetleri tasarlarken birlikte mi karar veriyorsunuz?
H: Evet. Önce kıyafeti nerede giyeceksem onu konuşuyoruz. Çünkü konser, röportaj, televizyon programı ya da kendi programında giyeceğim kıyafetlerin hepsi ayrı.
D.A.: Örneğin O Ses Türkiye’de bambaşka bir Hadise var. Koltukta oturuyor ve şarkı söylemiyor. Koltukta oturduğu için de neler çirkin durur ne giyerse daha güzel olur, bunları belirliyoruz. Mesela seçmelerde daha casual, düellolarda biraz daha şık, canlı programda ise daha şıkır şıkır kıyafetler tercih ettik. Bir tek kıyafet de değil, saçtan ayakkabıya hatta makyaja birlikte karar veriyoruz.
Sinirlenince etkilenmez
- Kardeşiniz bir kıyafeti bitirdiğinde beğenmeseniz bile “Bir şey demeyeyim hevesini kırmayalım” diyor musunuz?
H.: Hayır, kesinlikle öyle bir şey söz konusu bile değil. Sonuçta profesyonel bir iş yapıyoruz. Mesela ben konserlerde heyecandan çok gergin olurum ve bunu en çok Derya hisseder ve kesinlikle bundan etkilenmez. Detayları biliyor. Sinirlendiğimde hiç yanlış anlamaz. İşini gayet profesyonel yapıyor.
- Peki kardeşinizin beğinip sizin beğenmediğiniz bir kıyafeti yine de giyer misiniz?
H.: Bazen Derya kıyafeti gösteriyor ‘Abla bu çok güzel mutlaka giymelisin’ diye, bir bakıyorum hiç tarzım değil. Ama deniyor, ‘Evet çok güzel oldu’ ya da ‘Beğenmedim giymek istemiyorum’ diyorum. Denemeden kesin bir karar vermiyorum.
Kimin ne dediğini umursamıyorum
- Genelde hep mini elbise ve mini etek tercih giyiyorsunuz. Sizin tercihiniz mi bu yönde?
H.: Aslında o kadar çok mini giymiyorum. Hatta geçen hafta ilk kez programda mini giydim. Fakat sahnede mini tercih ediyorum. Çünkü sahnede deli gibi dans eden biriyim ve uzun bir kıyafet giysem kısıtlanırım. Dans edemem, rahat edemem. Bacaklarımı çok kullanıyorum ve mininin dışında başka bir kıyafet olmaz. Zaten Derya da yakışmayan bir şeyi bana giydirmez.
- Mini giydiğiniz zaman da “Bacakları kalın neden ısrarla mini giyiyor” diyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz?
H.: Ne diyebilirim ki sonuçta her insan bir şeye mutlaka yorum yapmak zorunda hissediyor kendini. Açıkçası böyle yorumları komik buluyorum. Çünkü kendimi beğeniyorum, o nedenle kimin, ne söylediği umurumda değil.
- Ablanızın kıyafetlerini hazırlamanın dışında gardırobunu da hazırlıyor musunuz? Neler var dolabında?
D.A.: Jean çok fazla var. Deri ceket, ayakkabılar da öyle... Hatta ayakkabı neredeyse dolabı kaplıyor, çünkü sürekli ayakkabı aldırıyorum.
- Neden?
D.A.: Çünkü aynı ayakkabıdan ikimiz de sıkılıyoruz, bir de ikimizde de ayakkabı çılgınlığı var. Aldığımız kıyafetlerin illa marka, illa yüksek fiyatlı olması gerekmiyor. Neyi beğenirsek onu alıyoruz.
- Pek çok farklı markanın tasarımlarını da tercih ediyorsunuz. Bunun sebebi nedir?
H.: Çünkü insanlar her sanatçının üzerinde gördükleri kıyafetlerden beğendiklerini satın almak istiyorlar. Fakat çoğu o kadar pahalı ki kimse o kıyafete sahip olamıyor! Ama ben markalarla çalıştığım için programda giydiğim her kıyafeti dileyen satın alıp giyebilir.
- Anladığım kadarıyla Derya Hanım olmadan hiç alışverişe çıkmıyor, istediğiniz kıyafeti satın almıyorsunuz.
H.: Evet çünkü çok yanlış tercihler yapıyorum. Mesela alışveriş yapıyorum, Derya bakıyor ve ‘Tamam aldın bunu ama altına ne giyeceksin?’ diye sorduğunda kalıyorum. Çok doğru söylüyor çünkü bir şeyi alırken çok düşünmüyorum, sonra o aldıklarım duruyor.
Bir tarzım yok, her şeyi giyinmeyi seviyorum
- Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?
Buglet jean, yani üstü dar alta doğru bollaşan pantolon üzerine bir tişört giyip şal takmayı severim. Günlük tarzım sadedir. Ama bu ruh halimle de alakalı. Bazen çok yaşımdan büyük giyinmeyi seviyorum bazen daha çocuksu oluyorum. Aslında bir tarzım yok diyebilirim.
- Olmazsa olmazlarınız neler?
Trençkot, siyah diz altı ya da diz üstü bir elbise, jean, baker boots, Ugg botlar...
- Pek çok ünlü isim ünlü markalarla birlikte koleksiyonlar hazırladı. Siz böyle bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Bir tasarım çizemem ama vizyonum var. Ve vizyon bence her şeyden önemli. Bu yönde çok teklif geliyor ama gündemdeyim diye koleksiyon çıkarmayı düşünmüyorum. İleride hazır hissedersem düşünürüm. Ayrıca Derya ile birlikte ileride kendimiz bir koleksiyon hazırlamayı düşünüyoruz.
Buse Terim’in teklifini nazikçe geri çevirdik
- Teknik direktör Fatih Terim’in moda blogger’ı kızı Buse Terim’in gardırobunuzu açmanızı isteyip sizin ‘O benim özelim’ deyip teklifi geri çevirmeniz olay oldu.
Benim olanlardan haberim bile yok! Teklifle geldi fakat özel hayatımı hiçbir şekilde açmıyorum. Ne gardırobumu, ne evimi ne de otomobilimin içini. Sonuçta bu benim özelim. O nedenle nazikçe geri çevirdik talebi. Sonra Twitter’a düşmüş bu durum ve Buse Terim’in fanları da bunun üzerine yorum yapmış. Benim özelim benimdir, bunu kimse bilmek zorunda değil. Gösteren varsa göstersin beni ilgilendirmez. Zaten göz önünde biriyim ne gerek var bir de özelimin bilinmesine!
- Hayranlarınız İngilizce albüm çıkarmanızı bekliyor. Var mı böyle bir projeniz?
Bugüne kadar üç İngilizce albüm çıkardım. Geçen yıl Aşk Kaç Beden Giyer albümünü hazırlarken ‘Acaba bir de İngilizce bir albüm mü çıkarsak’ diye düşündük ama şimdi değil. Çünkü aklımda büyük bir proje var.
- Albümde ünlü bir isimle düet yapacak mısınız?
Evet böyle bir düet de planlarımız arasında.