Bu dizi 32 yıllık sandıktan çıktı

28 Ocak 2012 Cumartesi
Bu dizi 32 yıllık sandıktan çıktı

Bu dizi 32 yıllık sandıktan çıktı

TRT’de yeni başlayan Seksenler dizisi, konusu kadar kostüm ve dekoruyla da izleyenleri zaman yolculuğuna çıkarıyor. Dizide rol alan ve o yıllarda çocuk olan Şoray Uzun ve Ayşe Tolga ile sette buluştuk. İki oyuncu 80’lere dair hatıralarını anlattı.

HALE CEYLAN BARLAS hale.ceylan@stargazete.com.tr

Haydi gelin 80’lere dönelim... Merdaneli makine, horozlu saat, soba, sürünce kırmızıya dönen yeşil ruj, kelebek tokalar, İspanyol paça pantolon, yakaları büyük gömlek, kanepe, ağlayan çocuk tablosu, kırlent yastık, plak, kasetçi, siyah beyaz televizyon, Murat 131, çay partisi, Rapsodin dansı ve daha aklımıza gelmeyen pek çok detay var o yıllara ait... İşte bizi 80’lere götüren, o günleri yeniden yaşamamızı sağlayan yepyeni bir dizi başladı; Seksenler...

Rasim Öztekin, Özlem Türkad, Şoray Uzun, İlker Ayrık, Yasemin Çonka, Serhat Kılıç ve Ayşe Tolga gibi isimlerin rol aldığı dizi, Türkiye’nin 80’lerin başından günümüze kadar geçen 32 yıllık dönemi anlatıyor. Klasik bir Türk ailesi üzerinden, sosyal hayattaki değişimi, hayatımıza giren yenilikleri gösteren dizinin setindeki eşyalar da çok konuşuldu... Biz de merak ettik, çekimleri Yenibosna’da bir stüdyoda yapılan sete gittik.

İçeri girdiğimizde o döneme ait kıyafetlerle dolaşan oyuncularla karşılaştık, ardından seti gezmeye başladık. İlk dikkatimizi çeken Murat 131 marka otomobil oldu. Salon, mutfak, kasetçinin olduğu sokak, pastane, dolaplı kanepenin bulunduğu oda ve daha pek çok ayrıntı göze çarpıyor. Her şey orijinal... O sırada yanımıza dizide ‘Ahmet’ karakterini canlandıran Şoray Uzun geldi. Uzun da bizim gibi bulunduğu ortamdan gayet memnundu. Hatta çekimi bittiği halde setten ayrılamıyordu.

Sadece bakkalın telefonu vardı

80’ler denince herkesin aklına kötü hatıraların geldiğini ama onlar kadar renkli ve güzel hikayelerin de olduğunu söyleyen Şoray Uzun, bu sit-com’la gülümseten hatıraları anımsatacaklarını söylüyor: “Güzel ilişkileri, kalmayan değerleri, gülümseten eşyaları, karakterleri, giyimi ve daha pek çok hatırayı canlandırıyoruz. Ben dahi sete geldiğimde sürekli eskilere gidiyorum, o günler gözümde canlanıyor. Mesela bir kıza ‘Merhaba’ demenin minimum süresi bir hafta, ‘Seni çok beğeniyorum’ demekse neredeyse bir yıl alırdı. Telefon falan yoktu. Bakkalın telefonu olurdu, bir yer aranacaksa oradan arardık. Mail, Twitter, mesajlaşma gibi hayatı kolaylaştıran şeyler de yoktu. Travolta saç modaydı, briyantin falan yoktu. Biz de banyodan sonra annemizin ince çorabını kafamıza geçirip öyle yatardık. Çaylara giderdik ama hiçbirimiz iyi dans edemezdik!”

Dizide askerden yeni gelmiş utangaç bir delikanlıyı canlandıran Uzun, karakterin aksine o yıllarda çok aktifmiş. Hatta dediği gibi bir kıza selam vermek için bir hafta beklemez direkt gider söylermiş. Bu yüzden birçok hemcinsi ondan nefret edermiş. Bir keresinde de dans yarışmasında John Travolta dansıyla birinci bile olmuş. Anlayacağınız çok popülermiş...

Annemin doldurttuğu kasetleri dinlerdim

Dizinin başrol oyuncularından biri de Ayşe Tolga. Oyunculuktan sonra kendisine ikinci bir kariyer edinen Tolga, Aromaterapi ve Aisha markalarıyla da adından söz ettirdi. Yaptığı işten çok keyif aldığını, yapımcı Birol Güven’in teklifi olmasa ekranlara dönmeyi bile düşünmediğini söyleyen Tolga, kült olacak bir projede yer almaktan dolayı çok mutlu: “Teklif geldiğinde ekibi görünce reddedemedim. Yoksa ekranlara dönmeyi hiç düşünmüyordum. Set, dekor, oyuncular o kadar iyi ki her çekimde 80’lere geri dönüyorum. Mesela setteki ev dekoru bana babaannemin evini hatırlatıyor. Resmen aynısı! Nostalji her zaman var. Ancak 80’ ler bizim kuşak için fenomendir. Herkesi neşelendirir, mutlu eder o günleri hatırlamak.”

Seksenler dizisinde modern, yabancı müzik dinleyen, çay partilerine katılan genç bir kızı canlandıran Tolga, o dönemlerde kendisinin de yabancı müziğe meraklı olduğunu söylüyor: “80’de yedi yaşındaydım ve annemin Kadıköy’den doldurduğu yabancı karışık kasetlerden Boney M dinlediğimi ve dans ettiğimi hatırlıyorum.”

Eşyaların bazılarını evimizden getirdik

SEKSENLER dizisinin kostüm sorumlusu Özlem Çakır, o döneme ait kıyafetleri bulmak için uzun süre araştırma yaptığını anlatıyor: “80’lerde yaşayanlarla konuştum, pek çok dizi ve film izledim, sahaflardan moda dergileri satın aldım. Kostümlerin bir bölümünü satın aldım, diğer bölümünü ise sıfırdan hazırladım.”

Dizideki eşyaları bulan ise sanat yönetmeni Nadide Kutlu. Bazı eşyaları eskicilerden satın aldığını anlatan Kutlu, çoğu eşyayı akrabalarının evlerinden toplamış, sandıklarından çıkarmış...

Facebook Twitter



Tarih:28 Ocak 2012 Cumartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER CUMARTESİ HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER