




Rıza Günay, para karşılığında dayak yiyen, bunu mesleğe çeviren hatta bu işi ‘stres koçu’ olarak tescil ettiren bir isim! Çıplak elle kendisine vurdurmayan, ikiden fazla kişiyi ve 80 kilonun üzerindeki erkekleri kabul etmeyen Günay, kendisine en çok kadınların başvurduğunu söylüyor.
Hale Ceylan Barlas / hale.ceylan@stargazete.com
Merhum Kemal Sunal’ın Şark Bülbülü adlı filmini izleyenler hatırlar... Filmde gazinocular kralı sinirlendiğinde ‘Mazlum’u bulun bana, bana Mazlum’u getirin’ der ve iri kıyım Mazlum, yarısı büyüklüğündeki patronundan para karşılığı dayak yerdi. Böylece patronu rahatlardı... İşte bu senaryo gerçek oldu!
Rıza Günay, yaklaşık iki yıldır para karşılığı dayak yiyerek stresli ve sinirli insanları rahatlatıyor, bunun karşılığında para alıyor. Yaptığı işi garantiye almak ve başkası tarafından kullanılmasını engellemek için patent başvurusunda bulunan Günay, kısa bir süre önce ‘Türkiye’nin ilk tescilli stres koçu’ olarak adını güvenceye aldı..
Günay, 41 yaşında ve subay bir babanın oğlu. 20 yıldır profesyonel olarak spor yapıyor. Sporu bir hayat biçimi olarak benimsemiş, aynı zamanda da bir bodyguard. Bir gün “Ne iş yapsam?” diye düşünürken, yıllar önce izlediği Şark Bülbülü filmi aklına geliyor. Günay, bu filmden yola çıkarak para karşılığı dayak yemeyi kendine meslek olarak seçiyor. Günay’ın amacı insanların stres atmasına yardımcı olmak, karşılığında para kazanmak.
Ortaya karışık yaptıran var
İki yıl içinde dayak yemenin dışında inanların rahatlaması için farklı teknikler de geliştiren Günay, müşterilerine dört metotla hizmet veriyor: “Birincisi canlı kum torbası. Bu yöntemde kum torbası görevi yapıyorum ve müzik eşliğinde müşteri bana vuruyor. İkincisi haykırma bağırma. Bunda insanlar her türlü eylemlerini, sözlerini, küfürlerini bana aksediyor. Gerek bağırıp çağırabiliyor gerek sinirlendiği insan gibi görüp beni, ona göre davranıyor. Üçüncüsü work up. Bu bölümde kişiyle konuşarak terapi yapıyorum. Bazen onu gaza getirip rahatlatıyorum. Dördüncüsü ise deşarj-relaks odası. Bu metotla da müşteriler dilediği gibi pasta fırlatabiliyor, yumurta atabiliyor, kimi de cam olmayan vazo bardak gibi cisimleri üzerimde kırabiliyor. Kimi bu metotlardan birini seçiyor kimi ise karışık yaptırtıyor. Metotların hepsinin ücreti aynı: 20 dakikası 200 TL.”
Kendimi şartlandırıyorum
Peki dayak yerken Rıza Günay’ın canı hiç acımıyor mu, psikolojisi bozulmuyor mu? “Bu mesleği severek yapıyorum. İşimi yaparken mutlu oluyorum. Sinirlerimi aldırdım. İnsanların stres atmasını sağlarken ben de bundan kazanç sağlıyorum ve ekmeğimi bu işten çıkarıyorum. Yıllarca sporla uğraştığım için kendime zarar vermeden işimi yapabiliyorum. Üstelik psikolojik olarak seans öncesi beynime ‘Acımayacak’ sinyalleri gönderiyorum ve canım hiç acımıyor.”