




Hâkim ve Savcıların Meslekten Çıkarma Kararlarına Karşı Yargı Koruması: Referanduma giden paketin içerdiği değişikliklerden biri de HSYK’nın kesin nitelikli olan hâkim ve savcıları meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolunun açılması.
MEHMET UÇUM
Avukat
Böylelikle hâkim ve savcıların daha korkusuzca gelecek endişesi olmadan çalışmaları mümkün olabilecek. Yargı koruması güvencesine sahip olan hâkimler ve savcılar mevcut durumdaki çaresizlikten kurtulmuş olacaklar. Çünkü mevcut durumda meslekten çıkarılan hâkim veya savcı serbest çalışmamakta, avukatlık yapamamaktadır. Hâkimler ve savcılar bu temel haklarına nihayet kavuşacaklar.
YAŞ’a yargı denetimi: Anayasanın 125. maddesinde yapılan değişiklikler iki önemli sonuç doğuruyor. Birincisi yargı denetimi dışında kalan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının bazı istisnalarla yargı denetimine açılmasıdır. Terfi işlemleri ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hallerinde yargıya gidilemeyecek ancak diğer tüm ilişik kesme hallerinde YAŞ kararları aleyhine idari yargıda dava açılabilecek. Bu değişiklikle idarenin kişilerle ilgili verdiği kararların yargı denetimine sunulmasına ilişkin anayasal güvencenin sınırları genişletilmiş oluyor. Ayrıca silahlı kuvvetler bakımından var olan bir ayrımcılık da ortadan kaldırılıyor. Gerçektende YAŞ dışında verilen silahlı kuvvetlerden çıkarma kararları aleyhine Askeri İdare Mahkemesi’nde dava açma olanağı varken Şura kararlarında bu yolun kapalı olması eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi adaletsiz sonuçlar doğuran uygulamalara yol açıyordu.
YAŞ’a yargı denetimi
Memur ve diğer kamu görevlilerinin disiplin kovuşturulmasında güvence: Memurlar ve diğer kamu görevlileri artık uyarı ve kınama cezalarında da idari yargı denetimine başvurabilecekler. İş hukuku ilişkisinde çalışan işçiler daha hafif disiplin cezalarında (ihtar, ağırlaştırılmış ihtar gibi) diğer deyişle hafif veya ağır olduğuna bakılmaksızın her türlü disiplin cezasında iş mahkemesine başvurma hakkına sahipken, memurların ve diğer kamu görevlilerinin uyarı ve kınama cezasında yargıya başvurma hakkına sahip olmaması tüm çalışanlar kategorisi düşünüldüğünde keyfi bir ayrımcılık oluşturuyor. Öte yandan cezanın hafif olması insan onurunu incitmesi bakımından farklı bir etki yapmaz. Her cezaya karşı kişinin kendini aklama imkânının olması temel haklar kapsamında değerlendirilmeli.
Askeri yargı: Askeri yargının görev alanını daraltan değişiklik olması gereken düzenlemelerden biridir. Esasen askeri yargının olmaması veya sadece disiplin suçlarıyla sınırlı bir askeri yargı uygulaması doğru olandır. Avrupa ülkelerinde uygulanan sistem bu çerçevededir. Buna rağmen yapılan değişiklik yine de olumlu bir adımdır. Konuya ilişkin ilk değişiklik ‘askeri mahallerde’ ibaresinin ilgili maddeden çıkarılmış olmasıdır. Böylece askeri mahallerde işlenen ancak “askeri bir yararı ihlal etmeyen ve askeri nitelikte olmayan” suçlar bakımından genel yargının görevli olmasının yolu açılmış oluyor. Gerçekten de Anayasa Mahkemesi bir suçun askeri bir suç olabilmesi için askeri bir yararı ihlal etmesi ve askeri nitelikte bulunması koşullarının bulunmasını arıyor. Böylece genel nitelikli tüm suçlar askeri mahalde de işlense genel yargının görev alanına girecektir. Bu görev alanını daha belirgin kılmak için madde metnine bir cümle daha eklenmiş “devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davaların her halde adliye mahkemelerinde görüleceği” hüküm altına alınmış durumda. Böylece şu anda uygulamada sürekli tartışma yaratan asker kişilerin işlediği iddia edilen bazı suçlarda görevli yargı yerinin neresi olacağı sorunu çözülmüş oluyor.
Hukuk ihlalleri dönemine son
Ayrıca sivillerin askeri mahkemelerde yargılanması sadece savaş haliyle sınırlanıyor. Önceki düzenlemede sıkıyönetim dönemlerinde de sivilleri askeri mahkemelerde yargılamaya olanak sağlayan hüküm bu değişiklikle ortadan kaldırılıyor. Türkiye’de yüz binlerce sivil insanın sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandığı, inanılmaz hukuk ihlallerinin yaşandığı biliniyor. Yapılan düzenleme ile artık sıkıyönetim dönemi davaları tarihe karışıyor. Adil yargılanma hakkının gereği olan bu değişiklik son derece isabetlidir. Nihayet yapılan değişiklikle askeri hâkimlerin yargıçlık teminatı güçlendiriliyor. Bu çerçevede önceki metinde yer alan “askeri hizmetin gereklerine göre” ibaresi madde metninden çıkarılıyor. Ayrıca aynı yaklaşımı içeren ifadeler tamamen kaldırılıyor. Bu değişikliklerin bir gereği olarak Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesine ilişkin hükümlerden de “askeri hizmetin gereklerine göre” ibareleri çıkarılıyor. Dolayısıyla her seviyedeki askeri hâkimlerin bulundukları komutanlıkla ilişkileri sadece hâkimlik teminatı kapsamında olacak askeri hâkimler askerlik hizmetine dayalı ve askeri hizmetlerinin gereklerine göre ordu hiyerarşisi içinde yükümlülük altına sokulamayacak.
mehmetucum@superonline.com
Pozitivizme imanın esasları
İki milliyetçilik iki mitoloji Şamanizm ve Zerd...
Devlet ve piyasa arasındaki sırat köprüsü
Kürt sorunu en çok Müslümanların derdi oldu
BDP neden önemlidir?
Taşı gediğine koymanın zamanı
PKK’nın yeni anayasa korkusu
Afrika’daki merhamet ve vicdan kıtlığı
Terörle mücadelede yeni konsept
Gerçek Türkiye hangisi?
Apolitik ricat
‘Terörle mücadele’ başka ‘teröristle mücadele’ ...
İnsan cennetten nasıl düşer?
Hollanda’da kurban ibadeti artık yasak
Türkiye’de Ermenistanlı bir yabancı olmak