Erbil’den önce iyimser ama gerçekçi olalım

23 Mart 2009 Pazartesi
Erbil’den önce iyimser ama gerçekçi olalım
Nisan ayında Erbil’de yapılacak Kürt toplantısı şüphesiz çok önemli. Bazı belirsizlikler olsa da süreç işliyor. Sorunu ve süreci çok iyi bilen, eski Diyarbakır milletvekili Haşim Haşimi, Açık Görüş için yazdı.

S. HAŞİM HAŞİMİ / Eski Diyarbakır Milletvekili

Kürt meselesinde keskin ama bir o kadar da gerçekçi bir dönüşüme ihtiyaç var. Bu ihtiyacı ortaya çıkartan en önemli sebep, Türkiye’nin iç ve dış siyasette takip ettiği yeni politikalardır. Bunları beğenmeyebilir veya yetersiz bulabiliriz. Fakat yeni dönemde taşların yerinden oynadığı açıktır. Erbil Kürt toplantısı üzerine yaşanan tartışmalar bunun en son örneği. Toplantıyla ilgili bilinen şeyler şunlar: Erbil’de belli başlı bütün Kürt örgütlerinin ve önemli Kürt siyasetçilerin davet edildiği bir toplantı yapılacak. Toplantının ana mesajı Kürt meselesinde silahsız bir süreci ön plana çıkarmak ve silahların bırakılması yönünde çağrıda bulunmak. Ayrıca bölge ülkelerine demokratik çözüm süreçlerini tercih etmeleri çağrısında bulunulma ihtimali de var. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Mesud Barzani’nin inisiyatifiyle başlayan sürece, en azından şimdilik ne Türkiye’den ne diğer bölge ülkelerinden ne de ABD’den açık bir itiraz gelmiş değil. AB ise sürece ilginç şekilde bir mesafeli duruyor. Toplantıya birçok ülkeden değişik Kürt kesimlerinin katılması beklense bile çağrının esas olarak PKK’ya yapıldığı bilinen bir gerçek.

Belirsizlikler olsa da süreç önemli

Fakat ortada bazı belirsizlikler var. Bunların bir kısmı toplantının kaderini etkileyecek kadar önemli. Kimlerin katılacağı, kimlerin karşı çıkacağı, ortak bir tavır alınıp alınamayacağı, tartışmaların hangi çerçevede yapılacağı net değil. Tam anlamıyla belirlenmiş bir takvim de yok. Bu sıkıntılara rağmen basına yansıyan tartışmalar da gerçekçi olmaktan uzak ve gereğinden fazla bir iyimserlik göze çarpıyor.

Silahların gölgesinde, ne yapılırsa yapılsın, hangi adım atılırsa atılsın, Kürt meselesinde siyasi açıdan normalleşmenin imkánı yok. Bu açıdan toplantının önemine herhalde kimse itiraz etmeyecektir. Şimdi karşı çıkanlar veya daha sonra karşı çıkacaklar bile önemini teslim edecektir. Çünkü bu durum durduk yere ortaya çıkan bir gelişme değil. Birçok sıkıntıya rağmen hem devletin Kürt meselesine yaklaşımında hem de yine tüm sıkıntılara rağmen Kürt muhalefetinde değişim yaşanmaktadır. Devlet aleni inkár siyasetinden uzaklaştığı gibi, Kürt muhalefeti de ayrılıkçı bir çizgiden uzaklaşmıştır.

Toplantı tam olarak bu ortamda yani siyasetin öne çıktığı bir dönemde yapılacağı için kayda değer bir gelişme olacaktır. Bu noktada, sürecin en önemli unsurlarından biri PKK’dır. Öcalan’ın son açıklamaları toplantıya itiraz etmeyen bir yerde olduğunu gösteriyor. Fakat PKK içinde farklı farklı eğilimler olduğu biliniyor. Bunun sürece nasıl yansıyacağı son derece önemli. Toplantıyla ilgili basına yansıyan haberlerden biri de PKK’nın doğrudan değil dolaylı davet edileceği şeklinde. Buradaki temel kaygı arabuluculuk gibi abartılı bir yanlış anlamadan uzak durma çabasıdır. Çünkü böyle bir süreç siyaset imkánını baştan sıkıntıya sokacaktır.

PKK sadece silahtan ibaret yeni bir örgüt değil, belli bir kitlesel desteği olan, etrafında ekonomik veya siyasi ağlar oluşturan bir yapı. Son yıllarda yaşadığı bütün sıkışmaya ve sıkıştırılmaya rağmen, bir çağrıyla her şeye nokta konulabileceğini düşünmek lüks bir beklentidir. Hatta istense bile yapılması uzun bir zaman alacaktır. İyimser olmakta fayda var fakat gerçekçi olmak iyimserlikten daha gerekli bir tutum.

Meselenin çözümü hafife alınmasın

Ayrıca ortada başka bir sıkıntı var. PKK’ya yakın duran çevrelerde Kürt meselesiyle ilgili her tür gelişme bir tasfiye süreci ve çabası olarak görülüyor. TRT-6’ya gösterilen tepkiler bunun en son örneği oldu. PKK’ya karşı duran çevreler ise her tür gelişmeyi PKK’yı tasfiye beklentisi ile karşılıyor. Her tür demokratikleşme adımına, siyasi gelişmeye veya ekonomik yatırıma sihirli değnek muamelesi yapılmasının başka bir açıklaması yok. Hálbuki bu iş bu kadar basit değil. Hele ki Kürt meselesi bu kadar hafife alınacak bir mesele değil. Kürt meselesini iç ve dış siyasette etkileyen dinamikleri bilen herkes her iki tutumun da gerçekçi olmadığını bilmek zorundadır.

Fakat önümüzde somut gelişmeler var. Siyasi dengeler değişiyor ve siyasi bir normalleşme süreci yaşanıyor. Bu süreçte silahların gölgesi altında herhangi bir meseleyi sakin şekilde konuşabilmek mümkün değildir. Bu noktada yapılması gereken en önemli şey, silahların susması ve bununla beraber silahların gölgesini kaldıracak yasal adımların atılması ve gerekli altyapının sağlanmasıdır. Burada da gerçekçi olmak gerekiyor. Çünkü böyle bir yeni dönem, Kürt meselesini tamamen çözecektir diye düşünenler muhtemelen yanılacaktır. Yeni dönem, sadece demokratik bir zeminde daha sakin bir şekilde konuşmanın imkánını sağlayacaktır. DTP toplantı konusunda en azından şimdilik net bir tavır almadı ama prensip kararı olarak karşı çıkan bir tutum henüz göze çarpmıyor. DTP’nin veya DTP’ye yakın duran isimlerin toplantıya katılımı Türkiye’deki Kürt meselesini ilgilendiren bir konuda son derece önemli. Bu noktada TBMM’de bulunan bir parti olarak DTP sürecin normalleşmesine katkıda bulunabilecek en önemli unsurlardan biri. Halbuki bu konuda ciddi sıkıntılar yaşandığını, eksiklikler olduğunu DTP’liler dahi zaman zaman kabul ediyor. Fakat şurası açık ki silahların sustuğu bir zemin, DTP’nin de siyaset üretebilmesi ve etkili olabilmesi açısından son derece gerekli bir zemindir.

Kuzey Irak ile ilişki normalleşiyor

Bu zemini ilgilendiren bir diğer başlık Türkiye-KBY ilişkileridir. Uzun sıkıntılardan sonra nihayet Türkiye’nin KBY’ye dönük siyaseti normalleşti. Geniş kapsamlı ve Irak’ta Kürtleri dışlamayan bir siyaset izleniyor. Bu ilişki çerçevesinde PKK’nın Türkiye açısından en ciddi başlıklardan biri olduğu açık. Aslında yeni dönem Türkiye’nin KBY ile ilişkileri PKK’ya indirgeyen tutumundan vazgeçmesinin bir ürünüdür. Bu durum hassasiyetlerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Sadece Türkiye’nin dış politikada, ilişkilere ipotek koyma alışkanlığından vazgeçtiği, daha geniş kapsamlı bir siyaset yürüttüğü anlamına geliyor.

Erbil toplantısına biraz da bu çerçevede bakmak gerekiyor. Bu anlamıyla KBY gelinen noktada Türkiye’nin Kürt meselesinin çözüm sürecine olumlu anlamda katkıda bulunmaktadır. Eğer toplantı etkili olabilirse, bu süreç hem Türkiye’nin hem de KBY’nin karşılıklı olarak başlattığı normalleşme sürecinin ürünü olacaktır. Bunun yanında, toplantının etkili olması, KBY’nin Türkiye ile ilişkilerinin selameti açısından da önemlidir. Çünkü sürekli olarak PKK sorununa kilitlenen bir ilişki, KBY’nin bölgesel istikrarı açından da ciddi anlamda sıkıntılar yaşatmaktadır.

Bu süreçte iki ayrı konuyu birbirine karıştırmak yapılacak en büyük hata olacaktır: KBY ile olumlu ilişkiler, Türkiye’deki Kürt meselesinin çözümü anlamına gelmiyor. Sadece Kürt meselesinin Ortadoğu genelinde çözüm sürecine girmesi anlamına geliyor. Zaten tarihsel olarak da Irak’taki Kürt meselesi ile Türkiye’nin Kürt meselesi farklı şekillerde yaşanan sorunlardır. Türkiye’nin Kürt meselesi Türkiye’de çözülür ve bu şekilde olmak zorundadır. Çünkü sorunu besleyen siyaset tarzları veya ana dinamikler esas olarak Türkiye’nin iç siyasi sorunlarıdır.

Erbil toplantısı süreci birçok belirsizliği hala barındırıyor. Toplantı herhalükarda etkisini gösterecektir fakat yapılıp yapılamayacağı ilk başta bahsettiğim belirsizliklerin azalmasına bağlı. Bu çerçevede yapılan çağrılar cevap bulursa, sonuçları itibariyle Kürt meselesinin geleceği üzerinde ciddi ve kalıcı etkileri olan bir süreç başlayacaktır. Sürecin başlayabilmesi ve etkili olabilmesi ise ancak beklentileri gerçekçi bir noktaya çekmekle mümkün olur. Burada ilk adım, Kürt meselesiyle ilgili tüm kesimlerin, siyasetin normalleşmesini asgari bir müşterek olarak belirleyip ona uygun hareket etmesi olacaktır. Zaten Erbil toplantısı ancak böyle bir zemin üzerine yapılabilir.
Facebook Twitter



Tarih:23 Mart 2009 Pazartesi

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER